Güç yoluyla barışa uzanmak

  • GİRİŞ09.01.2026 08:47
  • GÜNCELLEME09.01.2026 08:47

Suriye’de 10 Mart mutabakatının uygulanması için verilen süre Aralık sonu itibarıyla sona erdi. 

Süre sona erdikten sonra da Şam’da görüşmeler yapıldı ama günün sonunda bir uzlaşıya varılamadı. 

SDG’nin başından beri sürdürdüğü, “Dediğim dedik, çaldığım düdük” yaklaşımıyla müzakere ruhuna ters düşen, ‘maksimalist’ tutumu bir sonuca ulaşılmasına mani oldu. 

Bu maksimalist tutumu şöyle açayım: 

-Düşündüler ki, hem mevcut Suriye yönetimi, hem de Ankara, günün sonunda bu dayatmaları kabul etmek zorunda kalacak. 

-Düşündüler ki, İsrail her durumda kendi yanlarında yer alır, bu garantörlük sayesinde kimse onlara dokunamaz. 

-Düşündüler ki Türkiye, Terörsüz Türkiye sürecinin zarar görmesini istemeyeceği için Suriye’de bir askeri seçeneği hiçbir zaman ve hiçbir durumda göze alamaz. 

Ama günün sonunda, “Güvendikleri dağlara karlar yağdı.”

Önceki gün Şam yönetiminin Halep’te YPG kontrolü ve baskısı altında olan El Maksut ve Eşrefiye mahallelerine başlattığı operasyonu kast ediyorum burada.  

HAKAN FİDAN’IN SÖZLERİNE DİKKAT!

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın dünkü açıklamaları…

Fidan, epey bir süredir SDG’ye dönük ‘kitabın ortasından’ uyarılarda bulunuyor, 10 Mart mutabakatının uygulanmasına dönük net ve şeffaf bir tutumla mesajlar veriyordu.  

Esasen Fidan’ın bunu yaparken maksadının “Bağcı dövmek değil de, üzüm yemek olduğunu” açıklamaların bizatihi kendi içeriğinden kolayca çıkarabiliyorsunuz. 

Dünkü açıklamalara bakalım mesela…

Neler mi söyledi Bakan Fidan?

Şöyle şeyler söyledi: 

-SDG'nin elindekileri her ne pahasına olursa olsun koruma ısrarı, Suriye'nin huzur ve istikrara kavuşmasının önündeki en büyük engeldir.

-Bu uzlaşmaz tavır, Suriye'nin ve bölgemizin gerçeklerine aykırıdır. SDG'nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir. SDG'nin teröre artık veda etmesi gerekmektedir. Bölgemizin barışa ve refaha her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır.

-Ada’dan (Öcalan’dan) gelen mesajlar var, onlara yazılan direkt mektuplar var. Buna bile direnen bir akıl var. Demek ki başka yerden başka talimatlar geliyor, başka duruş var. 

-Zaman ulusal birlik zamanıdır. SDG'nin üzerine düşeni yapması lazım. Onun yerine İsrail'in politikasına alet olması tesadüf değil.

Stratejik taktik açıdan bakıldığında, Hakan Fidan’ın SDG konusunda epey bir süredir yaptığı bu türden açıklamaların, mahiyet itibarıyla hem ‘baskılayıcı’, hem de ‘afişe edici’ bir etki ürettiği görülüyor. 

SDG cephesi, Halep’te başlayan operasyon sonrası, aylardan beri yapılan o uyarıların ciddiyetini de net bir şekilde anlamış olmalı.

SDG’NİN BU HALİYLE BİR GELECEĞİ YOK…TÜRKİYE ABD’Yİ EPEYCE YANINA ÇEKTİ, SURİYE KONUSUNDA BUNUN GETİRDİĞİ BİR RAHATLIK DA VAR

Suriye ile ilgili son yazılarımda altını çizdiğim bir husus var. 

Orada asıl muhatap ABD. 

Şam’daki yeni yönetimin uluslararası meşruiyeti anlamında da, SDG’nin 10 Mart mutabakatının şartlarını yerine getirmesi anlamında da. 

Ankara bu muhataplık üzerinden ABD ile yakın işbirliği halinde ilerledi ve gelinen nokta itibarıyla ABD’nin pozisyonunu kendi lehine epeyce güçlendirdi. 

Kimsenin yerinden kıpırdamadan “Hep bana hep bana” yaklaşımı içinde olması son dönemde sadece SDG’ye mahsus bir problem olarak tebarüz etti ve bu tutumun ‘zamanın ruhuna’ aykırı olduğu, son askeri operasyonla netleşmiş oldu. 

“Barış için güç kullanma” tabirini bu son gelişmenin hedefini izah babında kullanıyorum. 

“Öbür türlü olmuyorsa, bu türlü olabilir” mesajı veriliyor SDG’ye bu şekilde.  

Yorumlar11

  • Gültepeli Bjk 7 saat önce Şikayet Et
    Hakan başkan niye yeniden teslimiyet fırsatı veriyorsunuz onlarr teröristt katilll bee artık cidiyeti elden bırakmayın yaa sonn teröristt ölene kadar devamm teslim almak yok esir almakk hiçç yokk ölecekklerrr tekyollarıı buu
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Can 12 saat önce Şikayet Et
    Artık herkes şunu anlamalı Türkün etrafında toplanın aksi halde yok olacaksınız.
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • HIDIR BUDUR 13 saat önce Şikayet Et
    TECRÜBE ; Yenmiş kazıkların bileşkesidir. 1. Irak ta "Bir koyup 3 alacaksınız masalları" 36ncı paralel ve İncirlik destekli Barzanistan kurulumu..2. Suriye de yine ABD tarafından atılan kazık ve mülteci sorunları ile uğraşırken ABD/PYD bölgesi.. ABD ile el sıkıştıktan sonra herkes parmaklarını saysın dendi amaaaa..!??
    Cevapla
  • ali aksoy 13 saat önce Şikayet Et
    Sürüden kaçanların yaşamasının ne AB. nede ABD.mümkün!Yahudi istihbaratı,bunların insan görüñümlü hayvan olduklarını,dünyaya gösterdi,Gazze yi dünya gördü,bu insanların!yaşamlarının nasıl oldugunu.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Abdullah sivaslı 15 saat önce Şikayet Et
    Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim’in dinine uyun. Allah, sizi hem daha önce, hem de bu Kur’an’da müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size şahit (ve örnek) olsun, siz de insanlara şahit (ve örnek) olasınız..
    Cevapla Toplam 7 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat