Türkiye savaştan hangi dersleri çıkardı?
- GİRİŞ16.03.2026 08:33
- GÜNCELLEME16.03.2026 09:53
Dün sabah Kanal 7’de yayınlanan Başkent Kulisi programında Sanayii ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır konuğumdu.
Kabine’nin en genç bakanı sıfatını taşıyan Kacır, (1984 doğumlu) aynı zamanda eğitim kariyeri parlak hikayelerle dolu, (Örneğin, 2003 yılında üniversite giriş sınavlarında Türkiye 12.si oldu. Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümündeki lisans eğitiminden 2008 yılında Onur Derecesiyle mezun oldu) bakanlık yaptığı alanlara hakimiyetiyle bilinen bir isim.

Dünkü programda ağırlıklı olarak savunma sanayii projeleri üzerinden ABD/İsrail ile İran arasında patlak veren ve hızla bölgeye yayılan Büyük Ortadoğu Savaşını Türkiye’nin nasıl izlediğine, hangi dersleri çıkardığına dair sorular yönelttim.
Hemen her şeyi konuştuk ki, önemine binaen bazı başlıkları burada aktarmak isterim.
Mesela günümüz savaşlarında ‘Görünmeden görebilme/Vurulmadan vurabilme’ kabiliyeti son derece önemli hale gelmiş durumda.
Bu da sahip olduğunuz radarların kabiliyetiyle ilgili soruyu akıllara getiriyor.
ASELSAN’ın ürettiği Murat AESA radarı…
Bakan Kacar “Menzilli çok ileri düzeyde olan ve çok hassas çalışabilen bir radar sistemi.” Olarak tarif ettiği Murat AESA için “Şu an etkin olarak kullanılabiliyor.” Deyince, araya girip sordum:
“O zaman bu sistem şu an Ortadoğu’da uçan-kaçan bütün cisimleri görebiliyor mu?”
Soruma, “Kabiliyeti var, kabiliyeti var” diye iki kere tekrarladıktan sonra, “Benim tabii harp ortamı ile ilgili bütün detayları burada paylaşmam doğru olmaz ama bizim radar sistemlerimizin bu anlamda kabiliyetleri ileri seviyede.” Diye karşılık verdi Bakan Kacır.
Murat AESA radarıyla alakalı bir bilgi daha paylaşalım:
Bakan Kacır’ın ifadesiyle “Türkiye, bir silahlı insansız hava aracından hava hava füzesi kullanabilen ilk ülke oldu.”
Kast ettiği bilgi şu:
Bayraktar Akıncı, Murat AESA radarı ve TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen Gökdoğan füzesi havada aynı sistem içerisinden kabiliyetlerini sergiledi.
HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ… FÜZE SİSTEMLERİ… PEKİ NE DURUMDAYIZ?
Bölgemizdeki bu savaştan çıkarılacak çok dersler var.
Bir defa, bu savaş sarmalının dışında kalacağımızın bir garantisinin olmadığını şimdi herkes daha iyi kavramış olmalı.
Bunun için güçlü olmak, caydırıcılığı temin etmek güçlendirmek gerekiyor.
“El elin eşeğini türkü söyleyerek çağırır” diye bir söz vardır.
Güvenlik meselesinde kendi imkanlarınızla kendi güvenliğinizi sağlayamazsanız, hiç bir zaman tam güvenli olamazsınız.
İşte ortada.
Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar başta olmak üzere bölge ülkelerinin karşı karşıya olduğu mevcut durum, çıkarılacak ‘acı dersler’ başlığı altında toplanıyor.
Kimsenin kimseye faydasının olmadığı, kurala dayalı uluslararası sistemin çatırdadığı, belirsizliklerin arttığı bir dönemin içine girmiş durumda dünya.
ABD/İsrail/İran savaşının gidişatına baktığımızda taarruzi sistemlerin ne kadar önemli olduğu gün gibi ortada.
İran, hava sahası kevgire dönmüş olmasına rağmen, sahip olduğu füzeler sayesinde direnmeye devam edebiliyor.
Hem ABD’nin, hem İsrail’in savaştan sonuç elde etme planlarını zora sokabiliyor, hatta savaşın uzamasına daha hazır bir görüntü verebiliyor.
Nitekim Bakan Kacır da, bu durumdan yola çıkarak, “Taarruz savunmadan daha öne çıkıyor. Taarruz kabiliyetinin caydırıcılığı çok ileri düzeyde. Savunma olmazsa olmaz ama taarruz kabiliyetinin mutlaka bulunması lazım caydırıcılık için.” Şeklinde bir değerlendirme yapıyor.
Peki, Türkiye’nin bu alandaki mevcut kabiliyetleri hangi seviyede?
Bakan Kacır’ın bu soruma verdiği cevaptan şöyle bir alıntı yapabilirim:
“Bizim Türkiye olarak tabii burada balistik füzeler konusunda milli ürünlerimiz var. Burada tabii en ileri ürünümüz şu anda Tayfun. Hipersonik balistik füzemiz ve Türkiye'nin 2000 kilometre menzilli bir füze programı var. Burada da ileri bir düzeye geldik. Tayfun'un halihazırda seri üretimi de yapılıyor. Bunun yanında tabii seyir füzeleri farklı bir unsur olarak harp sahasında çok önemli. Çünkü onların malumunuz yere ya da denize daha yakın hareket eden ve dolanan şekilde hedefe yönelen füzeler seyir füzeleri.”
HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNDE YOLCULUK EMİN ADIMLARLA İLERLİYOR
Şu bir gerçek:
Hava savunma sistemlerinde Türkiye, kendi imkanlarıyla kendini koruyabilmek için epey bir mesafe kat etmek zorunda.
S-400, Patriot muadili sistemlerin kabiliyetlerine henüz ulaşabilmiş değiliz.
ABD’nin kötü niyetli bir şekilde Türkiye üzerinde baskı aracına çevirdiği S-400 sisteminin alınma ihtiyacı da bundan kaynaklanıyordu zaten.
Ancak, savunma sanayii alanındaki güçlü ivmelenme, Türkiye’nin bu anlamda da geleceğine güvenle bakabileceği bir perspektif sunuyor.
Çelik Kubbe projesine dönük ASELSAN güçlü bir yatırım yaptı. Bakan Kacır’ın verdiği bilgiye göre 1,5 milyar dolarlık bir yatırım bu.
Yine Bakan Kacır’ın verdiği bilgiye göre, 2025 yılında Çelik Kubbe’nin ilk 100 sistemi Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterine kazandırıldı.
Envantere teslim edilen sistemlerin hepsinin aktif olduğunu öğrenmiş olduk.
“Ancak sayıyı artırmak istiyoruz.” Diyor bakan Kacır ve ekliyor:
“Türkiye büyük bir coğrafya. Dolayısıyla biz bu yıl 2027-2028 yıllarında çok büyük ölçekli inşallah üretim ve teslimatları Silahlı Kuvvetlerimize tamamlayacağız.”
Dört bir yanımızı saran savaşlar, Türkiye’nin savunma sanayii alanında yazdığı hikayenin vazgeçilmezliğini gözler önüne seriyor.
Ama unutmayalım, caydırıcılığı tahkim etmek için, daha yapılacak çok iş, kat edilecek çok mesafe var.
Doğru yoldayız, ama henüz o yolu tamamlamış değiliz.
Olması gereken, bu güçlü motivasyonun korunması, güçlü siyasi iradenin devam etmesi.
Bu meselenin nasıl bir hayat memat meselesi olduğunu şu içinden geçtiğimiz günler bir kez daha hatırlattı hepimize.
Yorumlar7
-
Muzaffer
8 dakika önce
Şikayet Et
Fitreler TSK'ya.
Beğen
Cevapla
-
Yatırımcı
16 dakika önce
Şikayet Et
Hırsızlar 162 milyon dolarlık iş alıp kap atıp eksi yakıyo borsada
Beğen
Cevapla
-
Engin M.ÖZERTAN
47 dakika önce
Şikayet Et
CHP' li biri vardı, başkanmıydı, neydi.. !!! Savunma Sanayine yatırıma ne gerek var, kim bize saldıracak.... vs. rant için yapıyorlar diyordu.
Beğen
Cevapla
Toplam 5 beğeni
-
Göktuğ başpınar.
1 saat önce
Şikayet Et
Maşallah barekallah sübhanallah elhamdülillah emeği geçenlerden Allah razı olsun bu teknolojik savunma sistemlerinin bu gün nasıl hayati bir önem taşıdığı gözle görülür oldu ne gerek var diyenler görsün Allah cc Türk savunma sanayisini korusun muafaza etsin inşallah dahili harici münafıkların şerrinden korusun muafaza etsin inşallah amin.
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
-
Adanalı
1 saat önce
Şikayet Et
Hava taarruzlarına karşı Savunma araçları yer altında üretilmeli. Ne yazıkki etrafımız ateş çemberi iken chp nin işi gücü imamoğlu olmuş. Savunma sanayi konusunda chp medyasında hiçbir haber ve yorum yok. Allah ülkeyi bunlara teslim ettiremesin.
Beğen
Cevapla
Toplam 5 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle