Gıda enflasyonuna karşı belediyeler devreye girebilir mi? Erzurum'dan güzel haberlerim var

  • GİRİŞ30.03.2026 08:42
  • GÜNCELLEME30.03.2026 08:42

Anadolu’nun bağrına yaptığımız kısa süreli geziler bizler için bir ferahlama, bir tebdil-i mekan sıcaklığı anlamına geliyor. 

Hep söylerim. 

Herhangi bir Anadolu şehrine gidip 8-10 saat bile olsa vakit geçirmek, aynı sürede bir kitap okuyup bitirmek gibi zenginleştiriyor insanın dimağını. 

Cumartesi günü bir grup gazeteci dostumuzla (Zafer Şahin, Melik Yiğitel ve kendisi de has Erzurumlu olan Tarkan Zengin) Erzurum’da geçirdiğim kısa sürenin sonunda içimden geçen duygular da bu dediğimden farklı değildi. 

Erzurum’un fikri-zikri net insanlarının memleket meselelerine, dünya meselelerine bu kadar yakın alaka göstermelerinden duyduğum memnuniyeti ifade ederek başlayayım. 

“Savaşların Türkiye’nin iç ve dış siyasetine etkisi” konulu panel için Erzurum yollarına düştük. 

İbrahim Erkal kültür merkezine girdiğimiz anda, hayli kalabalık bir dinleyici kitlesini karşımızda bulduk. 

Daha kıymetlisi, Erzurumlular olarak karşımızda oturan insanların son bir aydır devam eden savaşı bizim kadar yakından izlemesi, merak etmesi, panel bittikten sonra koşarak yanımıza gelip, detaylı bilgi gerektiren konular üzerinden sorular sorması idi.

Bu merak, bu yakın ilgi, Erzurum aksanının kulağa hoş gelen letafetiyle birleşince, her şey çok güzel ilerledi.

Görmüş geçirmiş bir şehir Erzurum en nihayetinde. 

Acılar, işgaller görmüş bir şehir. 

Yüksek rakım ve sert iklim, ‘net fikirli’ insanlar üretmiş. 

Tarihsel miras, bu insanların genetiğine sinmiş. 

Bu kadar ‘dertlenmenin’ arkasında bu miras var. 

Orada söylediğimi burada de ifade edeyim:

Bu memleketi, bu toprakları zor zamanlarda himayesi altına alan Anadolu ruhudur. Erzurum da o ruhun kalbini temsil eden şehirlerden biridir. 

ENERJİSİ VE HEYECANI HİÇ BİTMEYEN BİR BELEDİYE BAŞKANI: MEHMET SEKMEN

Erzurum’a 8 sene önce gitmiştim en son. 

Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Mehmet Sekmen’le oturup konuştuğumuzda heyecanla, yaptığı ve yapmak istediği projeleri anlatan, enerjisi yüksek bir başkan bulmuştum karşımda. 

Cumartesi günü kısa süreliğine de olsa belediyeyi yine ziyaret ettik, Mehmet Sekmen bey yine aynı heyecanla, aynı coşkulu dille projelerini anlattı bize. 

Erzurumluları Erzurum’da tutacak, göç ettirmeyecek türden yaptığı ve yapacağı projelerden söz etti. 

Hayvancılık projeleri, süt geliştirme projeleri, ucuz fiyatlı ürünlerin satıldığı market projeleri…

Sekmen, 1992 yılında Samandıra Belediye Başkanı olarak başlamış yerel yönetim hizmetlerine. 

34 sene geçmiş üzerinden. 

Bir insan ömrünün yarısı. 

Arada iki dönem milletvekilliği var. 

Gerisinde hep yerel yönetimlerde geçen hizmet telaşı. 

İstanbul Kartal’da edindiği tecrübeleri, 2014’ten beri Erzurum için hayata geçiriyor Mehmet Sekmen. 

BELEDİYE ELİYLE MARKET HİZMETİ… FİYATLARDA YÜZDE 30 UCUZLUK…

Mehmet Sekmen, Erzurum’da halkın cebine dokunan çok önemli bir proje geliştirmiş. 

“Belediyeyim benim işim değil” diye düşünmek yerine, enflasyon ortamının getirdiği zorluklara çare üreten bir girişimde bulunmuş. 

İnsanların diğer piyasa marketlerinden daha ucuza ürün alabilmeleri için ‘Halk Pazarı’ adını verdiği marketler açmaya başlamış. 

Sayısı 14’e ulaşan bu marketlerde Erzurumlular diğer marketlere göre yüzde 30 daha ucuza alışveriş yapabilir hale gelmiş. 

Niçin böyle bir yaptıklarını gayet rasyonel bir cevapla izah ediyor Mehmet Sekmen. 

Şöyle diyor: 

“Fiyat istikrarının olmadığı dönemlerde, kamunun devrede olmasına ihtiyaç var. Amacımız gıda sektöründeki makul olmayan fiyatları makul bir yere çekmek”

Ürünlerin bir kısmı belediyenin kendi imkanlarıyla raflardaki yerini alıyor. 

Mesela et kesimi belediye tarafından yapıldığı için, ilk elden getirilen etler çok daha ucuza halka satılıyor. 

Tarım ürünleri için üreticiyle doğrudan temas kurulmuş. Orada da aracılar aradan kalktığı için ucuzlama söz konusu olmuş. 

Belediye açısından zarar etme durumu olmadığı gibi, piyasa marketlerine göre daha az olsa da, kâr etme durumu da söz konusu imiş. 

BAŞKA BELEDİYELER İÇİN DE ÖRNEK OLABİLİR…

Enflasyonist ortamlarda, piyasa regülasyonu için kamunun devreye girmesi halkın aleyhine değil, lehine sonuçlar üretir çoğunlukla. 

Örneğin Et Süt Kurumu’nun et fiyatlarındaki fahiş artışların önüne geçme adına devreye girmesi, bu alanda fiyat istikrarı oluşmasına ciddi katkı sağladı. 

Yerelde kamu ile vatandaş arasında doğrudan temas kanalını çoğunlukla belediyeler temsil ediyor. 

Bu anlamda Erzurum Belediyesi’nin yaptığı gibi yerel yönetimlerin fiyat istikrarını temin anlamında doğrudan devreye girmesi, kıymete değer sonuçlar üretebilir. 

Fahiş fiyatlamaları, aşırı kâr hırsını törpülemek için belediyelerin market işine girmesi gerekiyorsa, girmelidir. 

Erzurum Belediyesi yapmış bunu ve Erzurumlular kazanmış. 

Başka şehirlerde de yapılırsa, o şehirde yaşayanlar da kazanır. 

Yorumlar25

  • bayram 18 dakika önce Şikayet Et
    helal olsun Allah kolaylıklar versin
    Cevapla
  • zafer gülten 1 saat önce Şikayet Et
    niye olmasın,gıda yardımları yaptığına göre,elbette ucuz gıdada satabilir belediyeler.ama en önce serbest piyasa kalkmalı diyorum.yahu bir markete bakıyorum muz 89 tl.bir diğerine bakıyorum aynı kalite muz 125 tl.aynı kalite.sonra bir markette Erikli marka 5 lt su 45 tl iken,bir başka markette 60 tl.NASIL ŞEY BU YA.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Misafir 1 saat önce Şikayet Et
    Empati yapmak lazım üretici maliyetleri artınca fiyatlar artıyor.
    Cevapla
  • adil 1 saat önce Şikayet Et
    tüm türkiye de 3 harfli zincir marketleri kontrol altına alsalar sorun ortadan kalkar!
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Ali muslu 1 saat önce Şikayet Et
    Antep büyükşehir haydi bufelerinde ekmek hariç herşey pahalı
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat