CHP’nin temel sorunu: Yolsuzluk kültürüne dayalı siyaset anlayışı
- GİRİŞ15.05.2026 08:55
- GÜNCELLEME15.05.2026 08:55
1989 yerel seçimlerinde CHP siyasetinin o günkü mümessili olan SHP, sandıkta fırtına gibi esmiş, üç büyük şehir dahil, pek çok seçim bölgesini silip süpürmüştü.
Ancak gelin görün ki, o rüzgar, başta İstanbul’daki İSKİ skandalı olmak üzere ortalığa saçılan yolsuzluk hikayeleri nedeniyle 5’inci yılın sonunda tükendi gitti.
Böyle olunca, yerelden genele ilerleyebilecek bir siyasi hareket, o 5 yılda yaşanan acı tecrübelerin millete ‘İllallah’ dedirtmesi nedeniyle orada sönümlendi kaldı.
Oysa karşı tarafta tam tersi oldu.
Refah Partisi’nin 1994 seçimlerinde elde ettiği başarı ve ‘hizmet siyaseti’ odaklı motivasyonu, devam eden yıllarda AK Parti’nin Türkiye genelinde elde ettiği başarılar için referans oldu.
Bir tarafta yerel yönetimdeki başarılarla güçlenen bir siyasi yolculuk…
Öbür tarafta yerel yönetimlerdeki kötü deneyimlerle gözden düşen bir başka siyasi yolculuk…
Böyle olduysa ve bu durum hala kendini tekrar edip duruyorsa, burada çok temel bir takım meseleler var diye düşünmemiz gerekecek ve bu yazıya da o şekilde ilerlememiz gerekecek.
1989-1994 tecrübesinin epey bir unutulmasına mukabil, 31 Mart 2024 seçimlerinde CHP, Türkiye genelinde 1989’da elde ettiği başarının bir benzerini daha elde etti.
Yerelden genele sıçrama yapabileceği yeni bir fırsat penceresi açıldı önünde.
Ancak 2 yılı aşkın sürenin getirip önümüze bıraktığı tecrübe, bir ‘De javu’ tecrübesinden öteye geçmiyor.
Yine, yaygın bir şekilde karşımıza çıkan yolsuzluk hikayeleri…
Yine, 1989 sonrası SHP’sinin tarz-ı siyasetinden kalan enstantaneler…
YOLSUZLUĞUN YOL OLMASI, HAYATIN OLAĞAN AKIŞININ BİR PARÇASI HALİNE GELMESİ…
Bu durumda çok basit haliyle şu türden soruları sorarak karşımızdaki soruna dair bir teşhis koyma yoluna gitmeliyiz:
-CHP’liler ne için siyaset yapıyor?
-Onları siyaset yaparken hangi hedefler motive ediyor?
-Siyaset üzerinden elde ettikleri başarıları hangi amaçlar doğrultusunda kullanıyorlar?
Öncelikle kendileri olmak üzere, onlara oy verenler veya vermeyenler bu soruları üzerinde kafa yormalı.
Bir defa hizmet aşkıyla yapılan bir siyaset anlayışı yok karşımızda.
Bu konuda kimsenin kimseyi kandırmasına gerek yok.
Bu çok net ve karşı karşıya kaldığımız tecrübeler, bu bağlamda bir soru işareti bırakmıyor.
İstanbul’a, Ankara’ya, İzmir’e bakarsanız, buralarda hizmet odaklı bir belediyecilik anlayışından bir eser görmenin mümkünatı yok.
Topluca hepsini aynı torbaya atmak istemem ama hizmet odaklı bir CHP siyasetine dair izleri Anadolu’daki belediyelerinde bulmak da çok kolay değil.
Hizmet odaklı bir siyaset anlayışı yoksa eğer karşımızda, belediyelerin elde ettiği kaynakların hangi amaçlar doğrultusunda kullanıldığı sorusu daha ciddi bir şekilde önümüze çıkıyor demektir.
KÖK SEBEP NE?
Yine büyükşehirlerden bir örnek vermek gerekirse…
İstanbul belediyesinin, Ankara Belediyesinin sahip olduğu gelirlerin yüzde 90’dan fazlası, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve İller Bankası kaynaklarından aktarılıyor.
Yani bu kaynaklar bu belediyeleri yönetenlerin kendi kabiliyetleriyle ürettikleri kaynaklardan oluşuyor değil.
Para var hizmet yoksa, para var yolsuzluk varsa o zaman bunun ‘kök sebebini’ daha iyi analiz etmek gerekiyor.
O kök sebep şu:
Karşımızda, siyasetin sunduğu imkanlarla hizmet etmek yerine o imkanlarla zenginleşme, siyasetin getirdiği güçle nüfuz kullanma, kadrolaşma motivasyonuyla hareket eden bir siyasi anlayış duruyor.
Yolsuzluk başlığı altına giren suçların bu kadar yaygın bir şekilde karşımıza çıkmasının sebebi, bu davranışların ‘siyasetin olağan akışı’ haline gelmiş olmasından kaynaklanıyor.
Herkesi, bütün CHP’lileri aynı torbaya atarak bunu söylüyor değilim ama bunun yaygın bir anlayış olduğu konusunda bir tereddüdüm yok.
Siyaset kültürü yolsuzluk kültürüne dönüşmüş, zihinlerde bu kapsama giren tutum ve davranışlar normalleştirilmiş, hayatın olağan akışı haline getirilmiş.
Olan bu.
Rüşvet, irtikap gibi suçlar sehven ya da nefsine yenik düşerek değil de, sistemli bir şekilde işleniyorsa eğer, orada bu davranışların hayatın olağan akışının bir parçası olduğunu gösteren bir durum var demektir.
Beceriksizlik, iş bilmemezlik meselesi değil bu.
Suç konusu olabilecek davranışları hayatın olağan akışı haline getirmekle ilgili bir mesele.
O nedenle, nesiller değiştikçe unutulan yolsuzluklar, sandık üzerinden açılan yeni kredilerin akabinde kendisini tekrarlayıp duruyor.
Yorumlar14
-
Bilmis
54 dakika önce
Şikayet Et
Türkiyede Muhalefetin ne oldugunu bilmiyorlar Muhalefet herseye karsi gelmek deyil Daha iyisini istemek daha Fazlasini istemek vatandasina bizde Her seye Karsi yspma etme
Beğen
Cevapla
-
Abdulbaki Yesil
1 saat önce
Şikayet Et
Kök sebep teşhisin yanlış sayın abim CHP nin kök sebebi "Süt" ten kaynaklı maya tutmuyor.
Beğen
Cevapla
Toplam 7 beğeni
-
AĞACAN
1 saat önce
Şikayet Et
Emeğinize sağılık sayın hocam, zannımca belediyelerin valiliklere bağlanarak kaldırılması çok daha yerinde bir karar olur.
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
-
Maho ağa
1 saat önce
Şikayet Et
Türkiye nun sorunu dışarıdan geleme muhalefet
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
-
Camoha
1 saat önce
Şikayet Et
Sahi ya aynı durum yaşanmıştı 89-94 arası.
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle