ABD Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili nerede duruyor?

  • GİRİŞ03.08.2026 09:05
  • GÜNCELLEME03.08.2026 09:05

2013 yılında epeyce bir mesafe alan Çözüm Süreci’nin bozulmasında en büyük faktör Suriye’deki gelişmeler olmuştu. 

Oradaki iç savaş büyüyünce, PKK’nın Suriye uzantısı olan PYD/YPG, Suriye Kürtlerinin yaşadığı bölgeleri silah zoruyla hükümranlık altına aldı ve bunun Türkiye’ye olan etkisi de çok kötü oldu. 

O dönemde DEM Parti’nin o günkü selefi olan BDP’nin Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye’de Çözüm sürecini yürüten isimlerden birine, Suriye’deki gelişmelere referansla “Artık şartlar değişti” diyor, Türkiye’de de Suriye’deki gibi bir model istiyor, masayı devirmeye yakın oldukları mesajını veriyordu. 

Bu olanlar kendiliğinden oluyor değildi tabi. 

Arkasında güçlü bir/birkaç akıl vardı. 

Çözüm Süreci’ni Suriye üzerinden bozan ana aktör ABD olmuştu. 

Bunu o dönem bu işlerin içinde olan güvenlik kaynakları da sonradan kapalı toplantılarda dillendirmişlerdi. 

PKK’ya, “Biz size çözüm sürecinin sunduğu perspektiften çok daha fazlasını veririz, yeterki siz bizim güdümümüzde kalın” mesajı verildi. 

Zaten… 

Türkiye açısından PKK ve Suriye’deki uzantısına karşı 2015 Temmuz ayında başlayıp 2024 sonbaharına kadar devam eden ‘terörle mücadele’ sürecinin temel hedefi, ABD destekli o projeyi akamete uğratmaktı. 

Bunda Türkiye başarılı da oldu. 

İÇ VE DIŞ ŞARTLAR BU DEFA TÜRKİYE’NİN LEHİNE…

2013’te adına Çözüm Süreci denilen, biraz da hafızalarda kötü bir iz bıraktığı için bu defa aynı isimle değil de Terörsüz Türkiye adıyla gündeme gelen yeni süreçte daha önce olmayanlar oldu. 

Daha önce kat edilemeyen mesafeler kat edildi. 

Ve kalıcı çözüme daha önce olmadığı kadar daha yakın bir noktadayız. 

Bu durumun hiç şüphesiz birden fazla sebebi var. 

En başa neyi koyarsın derseniz, ben ABD’de mevcut yönetiminin bölgeye ve Türkiye’ye bakışında yaşanan değişimi koyarım. 

Mevcut ABD yönetimi PKK ile Türkiye arasında yeni bir tercih yaptı ve bu tercih Türkiye lehine gelişti. 

Suriye’de bunun sonuçlarını gördük. 

ABD, Şam’daki yeni yönetim ve Türkiye’nin bakışına göre yeni bir pozisyon aldı, eş zamanlı olarak Suriye’de SDG/PYD/YPG yapılanmasına olan desteğini çekti ve oradaki durum Türkiye için artık baş ağrıtan bir konu olmaktan çıktı. 

Devamını merak edenler için bir soru soralım: 

ABD TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE KÖSTEK OLMUYOR, DESTEK VERİYOR

ABD’nin bu yaklaşımı, sadece Suriye ile mı sınırlı? 

Yoksa, Irak, İran ve Türkiye’de de PKK sorununu Türkiye lehine çözecek bir yaklaşıma da destek veriyorlar mı? 

Mesela terörsüz Türkiye süreciyle ilgili nasıl bir pozisyonu var ABD’nin? 

Bu defa karşısında olmadıkları belli oluyor ama acaba bir destek de söz konusu mu? 

Bu konuda Ankara’ya verdikleri mesaj, “Biz karışmıyoruz bu defa bu işi çözebilirsiniz” biçiminde bir mesaj mı? 

Yoksa, daha da ileri boyutta, “Biz destekliyoruz bu işi çözebilirsiniz” biçiminde bir yaklaşım mı var ABD’de. 

Bu sorularla alakalı aldığım nabzı bir cümleyle özetlememi isterseniz kısaca şunu ifade edebilirim: 

“ABD bu defa Türkiye’nin yanında ve Ankara’nın bu işi çözmesine destek veriyor”

HAVA VE SAHA ŞARTLARI TÜRKİYE’NİN LEHİNE… O NEDENLE SÜREÇLE İLGİLİ TARTIŞMALAR DEĞİL, KALICI ÇÖZÜM GETİRECEK BİR SONUCA ODAKLANMAK LAZIM…

Bu yeni bir tutum diyebilirim ama artık ‘katılaşmış’ değişmesi mümkün olmayan bir tutum diyemem tabi. 

Mevcut yönetimin değişmesi halinde ABD’deki siyonist akıl, bu bakışı pekala değiştirip İsrail lehine yeni bir pozisyona çekebilir Amerikan yaklaşımını. 

Ama bu şu an karşımızda duran fırsatın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatmamıza mani değil. 

Türkiye’ye karşı terör üretme niyetini koruması halinde PKK’ya şu an hamilik yapacak etkili bir güç bulunmuyor. 

İran kendi derdine düşmüş durumda. 

İsrail, İngiltere, Fransa, ABD’ye rağmen kendi oyun planlarını kurmakta zorlanıyorlar. 

Yani… 

Hava ve saha şartları sonuca doğru hızlı adımlarla ilerlemek için gayet müsait. 


Eskiden futbol maçı spikerleri, gündüz güneşli bir havada oynanan maçlar için “Hava ve saha şartları futbol oynamak için son derece elverişli” derlerdi. 

Burada da benzeri bir durum var. 

Bu hafta TBMM gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasa ile ilgili tartışmalara bakarken de bu atmosfer göz önünde bulundurulursa çok şey kazanmış olur bu ülke. 

Mehmet Acet - Haber7

Yorumlar4

  • ZİYARETÇİ 21 dakika önce Şikayet Et
    Çözüm süreci, çözülme sürecine dönüşmesin? Tekno kapitalistlerin tezgahı olmasın?
    Cevapla
  • Ali 31 dakika önce Şikayet Et
    Yönetimden kaynaklanan bu görüntü, ülke yönetimi değişirse ki Allah korusun, her şeyin eskisinden daha kötü olacağından şüphe yok. Hele bu muhalefetle.. Allah göstermesin..
    Cevapla
  • İnşallah 1 saat önce Şikayet Et
    Kaleminize sağlık güzel ve umut verici bilgi dolu bu içerik için emeği geçen herkese teşekkür ederim, Allah`ın izniyle bitecek inşallah
    Cevapla Toplam 5 beğeni
  • hasan 1 saat önce Şikayet Et
    Çerçeve yasanın içeriğini halk ile ne zaman paylaşacaksınız
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat