Türkiye’nin dengesi, İsrail’in dengesizliği

  • GİRİŞ22.08.2026 09:01
  • GÜNCELLEME22.08.2026 09:36

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, birkaç ay önce yaptığı bir açıklamada şöyle bir cümle kurmuştu: 

“Türkiye’nin denge politikası, İsrail’i dengesizliğe itiyor.”

Biz bu cümlenin sonuçlarını özellikle Suriye’de gördük. 

Suriye’de Aralık 2024’te BAAS rejiminin çöküşüyle başlayan süreç ve o süreçte oluşan yeni statüko, İsrail’i hiç de mutlu etmedi. 

Bu böyle olduğu gibi, Suriye’deki gelişmelerin ABD’dedeki mevcut yönetimin de desteğiyle Türkiye lehine gelişmesi, İsrail’i dengesizliğe itti. 

Kanaatimce…

İsrail uçaklarının Türkiye sınırına 55 kilometre kadar gelip bir havalimanını bombalamasını da böyle bir bağlamda değerlendirmek yanlış olmaz. 

Suriye’de İsrail’in hiç hoşnut olmadığı gelişmelerden biri, oradaki PKK/YPG/SDG terörü meselesinin Türkiye lehine çözülmesi oldu. 

SURİYE’DE İŞLER TÜRKİYE LEHİNE GELİŞMEYE DEVAM EDİYOR… SDG’NİN ENTEGRASYONU TAMAMLANDI

Önceki gün Suriye Demokratik Güçleri (SDG)’nin başındaki isim olan Mazlum Abdi bakınız ne dedi: 

“SDG ve Asayiş güçlerinin Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarına entegrasyonu tamamlandı”

Hatırlanacak olursa, bu konu Türkiye gündemini aylarca meşgul etmişti. 

10 Mart 2025’te Şam yönetimi ile SDG arasında 8 maddelik bir entegrasyon anlaşması imzalanmıştı ve biz aylarca SDG’nin bu anlaşmanın şartlarını yerine getirip getirmeyeceğini tartışmıştık. 

Allah için, bizde ki çoğunluk da bu anlaşmanın başarılı bir şekilde hayata geçmesinden pek ümitli değildi. 

Ama oldu. 

Peki nasıl oldu?

Türkiye’nin izlediği ‘denge politikası’ sayesinde bu mümkün oldu. 

Mazlum Abdi isimli şahsın bu entegrasyon sürecini tamamladık demesi, Şam kadar Ankara için de büyük bir kazanım anlamına geliyor. 

Peki, bu yeni haber kim için kötü haber niteliği taşıyor? 

İsrail için…

Esasen daha önceki dönemde Türkiye’nin adını ‘teröristan’ olarak koyduğu ve asla izin vermeyeceğiz dediği proje, İsrail’e yarasın diye hayata geçirilmek istenmişti. 

Bu konuda önceki ABD yönetiminin tutumu değişti ve yeni yönetim, Biden döneminin yaptığının tam tersini yaparak Türkiye ile işbirliğine yöneldi. 

Bu böyle olunca, İsrail’in Suriye Kürtlerini ‘maşa’ olarak kullanma niyeti ve arzusu, Suriye Kürtlerinin Tel Aviv’e değil de Şam’a entegre olmasıyla boşa çıkartılmış oldu. 

TRUMP YÖNETİMİNİN SURİYE’DE İSRAİL’E DEĞİL DE TÜRKİYE’YE GÖRE POZİSYON ALMASI, İSRAİL’İ DENGESİZLİĞE İTTİ. 

Türkiye’nin dengesi ile İsrail’in dengesizliğinden söz ediyorsak, bunu ABD’nin bölgeye dönük ‘yeni tutumundan’ bağımsız düşünemeyiz. 

Tel Aviv’deki katliamcıların moralini bozan, onları dengesizliğe iten temel bir sebep de bu. 

ABD’deki mevcut yönetimin, Suriye meselesinde İsrail’in yerine Türkiye lehine bir pozisyon alması, Trump’ın Suriye’yi ‘Türkiye’ye yazması’, Ahmed Şara yönetimine destek verirken etrafındaki adamlarına “Suriye konusunda beni Türkiye ile karşı karşıya getirecek önerilerde bulunmayın” diye talimatlandırması, İsrail’in canını sıkıyor. 

İsrail’in dengesiz bir tavır sergileyerek 18 Ağustos Salı günü Ebu Zuhur havalimanı pisti ve depolarına saldırı düzenlemesi karşısında da, Ankara akıllıca tepkiler vererek, ABD’nin bölgedeki en güçlü müttefiki olan İsrail karşısında bir tutum almasını sağladı. 

Bu süreçte yürütülen görüşmelerde ABD makamlarına ne denildiğine şahit değilim tabi ki, ama tahmin edebiliyorum. 

Muhtemelen şöyle şeyler denmiştir: 

“Bakınız biz bölgede sükunet, barış iklimi korunsun diye uğraşırken, İsrail neler yapıyor?”

“Suriye’de siz bizim yaptıklarımıza destek olurken, İsrail, sizin bize destek verdiğiniz konuları baltalamaya çalışıyor”

Bu tahmini neye bakarak yapıyorum?

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye/Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın İsrail’in Suriye saldırısı üzerine yaptığı açıklamaya bakarak yapıyorum. 

İsrail saldırısının ardından ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, X'te yaptığı paylaşımda Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik saldırılardan “derin endişe” duyduklarını söyledi.

Devamında Reuters'ın telefonla sorularını yanıtlayan Barrack, "Neyse ki sağduyulu yaklaşımlar durumun daha da kötüleşmesini engelleyebildi" dedi.

ABD’nin, saldırıyı "gereksiz bir tırmanma" olarak nitelendirmesi ve İsrail'e dönük nadir görülen türden bir kınama açıklaması yapmasına Türkiye’nin izlediği denge politikasının sonuçlarından biri olarak görmek mümkün.

Mehmet Acet / Haber7

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat