Trump ve Erdoğan 24 saat içinde neden iki defa görüştü? Beklenen önemli gelişme ne?
- GİRİŞ31.10.2026 09:04
- GÜNCELLEME31.10.2026 09:38
Perşembe akşamı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi münasebetiyle düzenlenen akşam yemeği ve konser programı için Beştepe Külliyesi’ndeydik.
Program saati gelince Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, beraberinde eşi Emine Hanım, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhur İttifakı’ndaki ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli ve diğer yetkililerle birlikte bizim bulunduğumuz bölgedeki kapıdan salona giriş yaptı.
Kendileriyle selamlaştık.
Sabahın erken saatlerinde başlayan kutlama programının yoğunluğuna rağmen Erdoğan, Bahçeli ve Kurtulmuş’un enerjik hâli devam ediyordu.
Erdoğan, Türk devletlerinden gelen misafir devlet başkanlarıyla aynı masada yerini aldıktan bir süre sonra bulunduğu yerden ayrıldı.
Bunun sebebini sorunca önemli bir haber aldık.
Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’la telefon görüşmesi yapmak üzere bir süreliğine salondan ayrılmıştı.
Dikkat çekici olan husus, bu görüşmenin 24 saat içinde iki lider arasında yapılan ikinci görüşme olmasıydı.
Bu durumda ne düşünürsünüz?
Şunu düşünürsünüz:
Demek ki ilk görüşmede gündemde olan bir konuyla alakalı yeni bir görüşme ihtiyacı ortaya çıkmış, buna binaen karşı taraftan bir dönüş yapılmıştı.
AYNI GÜN, HEMEN HEMEN AYNI SAATLERDE TRUMP’IN GÜNDEMİNDE İRAN’A OPERASYON VARDI
Trump’la Erdoğan’ın ikinci görüşmesinin saatine bakıldığında Türkiye’de akşam, Washington’da ise öğle saatleri olduğunu anlıyoruz.
Aynı gün, muhtemelen aynı ya da yakın saatlerde Trump’ın programında, kurmaylarıyla İran’a operasyon seçeneklerini konuştuğu anlaşılan görüşmeler vardı.
Açıklanmasa da, örneğin Wall Street Journal gazetesinin ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD Merkez Kuvvetler Komutanı’nın (CENTCOM) aynı gün Trump’a İran’a yönelik saldırı seçenekleri hakkında bilgi verdiği belirtildi.
Şu bir gerçek:
Bir süredir İran’a bu defa daha kısa süreli, ancak enerji santralleri de dâhil olmak üzere sivil hayatta ağır tahribat yaratabilecek büyük bir Amerikan/İsrail saldırısının ayak seslerinin duyulduğu bir ortamdayız.
ABD’de, 3 Kasım Salı günü yapılacak ara seçimlere endeksli bir takvim içerisinde bu seçeneğin gündemde tutulduğu biliniyor.
Tam da böyle bir ortamda Ankara’nın hem ikili ilişkiler üzerinden hem de Mekke İttifakı’nın paydaşlarıyla birlikte bu operasyonu durdurmak için büyük bir çaba harcadığını biliyoruz.
Hem Tahran’la kanallar açık hem de Washington’la…
Dolayısıyla bu iletişim kanalları kullanılarak yaklaşan büyük felaketin önüne geçilmeye çalışılıyor.
Trump’ın CENTCOM Komutanı’ndan İran’a operasyon seçenekleri hakkında bilgi aldıktan sonra aynı gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yeniden arayıp bu operasyonun hangi şartlarda durdurulabileceğine dair bir şeyler söylemiş olma ihtimali göz önünde bulundurulabilir.

28 Ekim’de yapılan ilk görüşmeye dair Anadolu Ajansı’nın geçtiği haberde, Erdoğan ve Trump’ın şu başlıklar üzerinde durdukları bilgisi yer almıştı:
• Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim,
• Yemen’deki gelişmeler,
• ABD-İran arasındaki muhtemel çatışma,
• Rusya-Ukrayna savaşı,
• Türkiye-ABD ikili ilişkileri.
KULİSLERDEN YANSIYAN HAVA: ÖNEMLİ BİR GELİŞME OLABİLİR
Trump ve Erdoğan bir kere görüşünce bu zaten önemli bir haberdir.
İki isim 24 saat içinde iki kere görüşürse bu tabii ki daha da önemli bir haber hâline gelir.
Perşembe akşamı içinde bulunduğumuz ortamda böyle bir akış ortaya çıkınca hâliyle kulak kabarttık; neler olduğunu, neler konuşulduğunu anlamaya çalıştık.
Kritik konularda, müzakerelerin ve pazarlıkların devam ettiği durumlarda, hele hele ortada sonuçlanmamış ama beklentisi oluşmuş bir durum varsa, bu süreçlerin içinde olanların ketum olması normaldir.
Ama bir hava, bir nabız alabilirseniz bu da bazen büyük haber olur.
Erdoğan ve Trump arasında gerçekleşen bu telefon görüşmelerinin ardından önemli bir gelişmenin, önemli bir duyurunun gelebileceğine dair bir izlenim edindim.
Emin değilim ama bu temaslar sayesinde yeni ve belki de daha büyük, masum insanlara daha fazla zarar verecek bir savaşın önüne geçilebilirse, bundan daha büyük bir haber/duyuru olmaz.
Mehmet Acet / Haber7
Yorumlar3