Karadeniz'de tehlikeli oyun: hedef Türkiye mi?

  • GİRİŞ02.11.2026 09:00
  • GÜNCELLEME02.11.2026 09:00

Karadeniz’de son dönemde ticari gemilere yönelik drone ve füze saldırılarında ciddi bir artış var.

Sadece ekim ayında gerçekleşen ve aralarında Türk sahipli gemilerin de bulunduğu saldırılara bakalım:

  • 5 Ekim: Romanya açıklarında, Türk sahipli olduğu belirtilen Royad Mammadov gemisi hasar gördü ve battı. İki kişi hayatını kaybetti.
     
  • 6 Ekim: Bulgaristan açıklarında Türk sahipli Alfa Watan gemisi İHA saldırısında battı.
     
  • 13 Ekim: Bulgaristan açıklarında iki gemi saldırıya uğradı. Bu gemilerden biri battı.
  • 15 Ekim: Romanya açıklarında iki kimyasal tanker İHA saldırılarıyla vuruldu. Yedi denizci kayboldu.
     
  • 28 Ekim: Bulgaristan açıklarında bir konteyner gemisine üç deniz dronuyla saldırıldı. Mürettebat kurtarıldı.
     
  • 30 Ekim: Karadeniz’de bir başka geminin daha battığı bildirildi.

Ekim ayında bunlar olmuş. Kasım ayında, aralıkta ve sonrasında neler olacak, bilmiyoruz.

TÜRKİYE, KARADENİZ GÜVENLİĞİNİ HAYAT MEMAT MESELESİ OLARAK GÖRÜYOR.

Bu saldırılarda savaşan taraflar olarak Rusya’nın rolü var, Ukrayna’nın rolü var.

Ancak aynı bağlamda at izinin it izine karıştığı durumlar da söz konusu olabiliyor.

Ukrayna bu savaşta Avrupa’ya ihtiyaç duyduğu için ve bu nedenle onların güdümünde olduğu için, bu mecburiyet Zelenskiy’i savaşın başından beri Ukrayna dışında Avrupa’nın çıkarları doğrultusunda adımlar atmaya da zorluyor.

O nedenle Ukrayna’nın eylemleri demek, Avrupa’nın eylemleri, Batı’nın eylemleri demek oluyor aynı zamanda.

2022 yılı Şubat ayında bu savaş başladığında, Boğazlar’dan savaş gemilerini Karadeniz’e çıkarma konusunda ABD ve İngiltere, Rusya’dan daha fazla istekliydi.

Ankara, Montrö’den doğan haklarını kararlı ve güçlü bir farkındalıkla gündeme getirip savaş gemilerinin Boğazlar’dan geçişini yasaklamamış olsaydı, o gün bugün çok farklı bir durumla karşı karşıya olabilirdik.

Batı’nın savaş gemilerini Karadeniz’e sokma arayışlarının açık bir sebebi var:

Batı, Karadeniz’in sularının ısınmasını Rusya’dan daha fazla istiyor.

Bunun da bir sebebi var ve bu sebep üzerinde çok daha dikkatli olmak, çok daha fazla müteyakkız olmak gerekiyor.

Neden derseniz, savaşın Karadeniz’e taşınması, Rusların İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana kendi batısına doğru olan tehdit algısının kendi güneyine doğru yönelmesi anlamına gelir.

Böyle bir durum ne ifade eder?

Şunu ifade eder:

Rusya korkusunu ensesinde hisseden Avrupa’nın, bu stresten kurtulup o korkuyu Türkiye’ye havale etmesi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 4,5 yıldır izlediği denge politikası sayesinde Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Türkiye’ye bulaşmasının önüne geçildi.

Bu dengeli ve dikkatli politika sayesinde savaşın 4,5 yıldır Karadeniz’e sıçraması da önlendi.

“KARADENİZ’İ ORTA DOĞU’YA ÇEVİRMESİNLER…”

Üç yıl öncesinden, Ankara’nın bu ‘yüksek hassasiyetini’ temsil eden bir açıklamayı da hatırlatmak isterim.

Hâlen bu görevi sürdürmekte olan Deniz Kuvvetleri Komutanı Ercüment Tatlıoğlu’nun şu açıklamasını:

“Amacımız şu: Montrö’ye uyulsun. Biz Karadeniz’de bütün güvenliği sağlarız Türkiye olarak. Karadeniz’i bir Orta Doğu’ya çevirmesinler. Herhangi bir ülkenin veya NATO’nun girmesini istemiyoruz.”

Bu açıklama, üç yıl önce yine bir kasım ayında yapılmıştı.

O zaman füzeler ve dronlar yerine mayınlar ortamı geriyordu. Savaş nedeniyle 400’ün üzerinde mayın denize bırakılmış ve bu mayınlardan 17’si Türkiye kıyılarına ulaşmıştı.

ERDOĞAN-ZELENSKİY GÖRÜŞMESİNİN ODAĞINDA KARADENİZ VARDI.

Önceki gün Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy Türkiye’ye geldi ve İstanbul’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi.

Görüşmenin ana gündem konusu Karadeniz’in güvenliği idi.

Erdoğan’ın açıklamalarında:

  • Karadeniz’de güvenlik ve istikrarın korunması için aktif çaba gösterdiklerini söyledi.
     
  • Sivil gemilere yönelik saldırıların kimden gelirse gelsin kabul edilemeyeceğini belirtti.
     
  • Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin yeniden tesis edilmesi için taraflarla görüşmelerin süreceğini açıkladı.
     
  • Rusya-Ukrayna Savaşı’nın diplomatik yollarla sona erdirilmesini istedi.

Ankara bu konularda Moskova ile de yakın temas hâlinde ve aynı uyarılar Rus makamlarına da iletiliyor.

Çabalar iki yönlü.

Bir tarafta Türkiye’yi ‘vekil unsur’ olarak bu savaşa sokmaya çalışanların çabası, diğer tarafta bunun farkındalığıyla bu arayışlara meydan bırakmamaya çalışan Türkiye’nin çabası.

Tekrar edelim:

Karadeniz’in güvenliği Türkiye için bir hayat memat meselesidir.

Yorumlar7

  • Kaan 17 dakika önce Şikayet Et
    Ellerinize sağlık yazınız yine çok önemli tespitler içeriyor.
    Cevapla
  • Vatan 42 dakika önce Şikayet Et
    Bayltinin alçak iti siyonist zelenski alçağı var kulağı çekilmeli
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat