'Kürt Açılımı' aslında ne zaman başladı
- GİRİŞ06.08.2009 16:14
- GÜNCELLEME06.08.2009 16:14
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, kısa bir süre önce TRT’de katıldığı bir programda, akademisyenlere çağrı yapıyor ve Türkiye’nin 2007 sonbaharında yaşanan Dağlıca saldırısı sonrası izlediği “yol haritasının” akademik incelemeye değer olduğunu söylüyordu.
Adına “kürt açılımı” denen şu son sürecin başlangıç tarihi de aslında o meşum saldırının gerçekleştiği 21 Ekim 2007 tarihidir. (Hatırlayınız aynı gün cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi konusunda referandum yapılıyordu.)
O günden buyana içeride ve dışarıda önemli değişimler yaşandı.
Birincisi Türkiye, bir devlet politikası geliştirerek, o güne kadar teröre “neredeyse destek veren” bir tutum izleyen ABD yönetimine bir tür ultimatom verdi.
“Ya bizimle birlikte hareket eder PKK’yı bitirmemize yardım edersiniz, ya da Irak’taki bütün işlerinizi Türkiye’siz yürütmek zorunda kalırsınız” dendi.
Irak’ın geleceğine Türkiye’siz karar verilemeyeceğini anlayan ABD yönetimi, Başbakan Erdoğan’ın sunduğu planı kabul edince, yine tarihi bir takvim olan 4 Kasım 2007’de teröre karşı Türk-ABD ortaklığı başladı.
“PKK’nın tasfiyesi”nden de ilk o zaman söz edilir oldu.
Süreç içinde Kuzey Irak Yönetimi’nin de desteği Türkiye lehine dönünce, PKK yalnızlaştı.
Kürt sorununda çözümden bahsedilebilir hale gelmesinin en önemli iç boyutu ise Ergenekon sürecidir.
Örtülü-açık ilişkilerle PKK eylemlerini demokrasi dışı hedeflerde kullanagelen yapının kısmen deşifre olması, kısmen de baskı altına alınması, “çözüm perspektifi”nin önünü açtı.
Son günlerdeki gelişmelere bu pencereden bakınca, bundan sonra neler olabileceğini kestirmekte üç aşağı beş yukarı bellidir.
Sürecin kabaca bakıldığında iki hedefi olduğu anlaşılıyor.
Birincisi PKK’nın dağdan in-diril-mesini sağlamak, ikincisi de kürt sorununun çözümü konusunda demokrasi ve siyaset kanallarını olabildiğince açık tutarak bir “Türkiye Modeli” oluşturmak.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun deyimiyle “iç konsolidasyonu” sağlamak.
Türkiye’nin bu en önemli sorununun çözümü konusunda koordinasyon görevini İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın üstlenmiş olması önemli bir şanstır.
Soğukkanlı duruşu, komplo teorilerine prim vermeyen rasyonalitesi ve derin muhakeme gücüyle böylesine zorlu bir süreci koordine edebilecek daha iyi bir isim bulunamayabilirdi.
“Ketumluğu” özellikle biz gazeteciler için bir talihsizlik olsa da, sürecin selameti açısından Atalay’ın bu özelliği de fevkalade önemlidir.
Önümüzdeki süreç, 2011 yılında yapılacak olan seçimlerin kaderini de yakından ilgilendiriyor.
Ak Parti hükümeti, bu en büyük soruna bir çözüm yolu bulabilirse, bir süredir çeşitli nedenlerden ötürü “homurdanmaya” başlayan geniş seçmen kitlelerinin yeniden “vazgeçilmez partisi” olacaktır.
Tersi bir durum, tek başına iktidar döneminin kapanması anlamına gelecektir.
Parlamento içi ve dışı muhalefetin her ne pahasına olursa olsun “bunları iktidardan düşürmeliyiz” diye 2011 yılını bir “dateline” olarak belirlemiş olması ise, sürecin en büyük sıkıntısıdır.
Bence bu defa hangi taraf daha cesur davranırsa o kazanacak
Yorumlar11
-
ALİ CAN
16 yıl önce
Şikayet Et
Kürd Açılımının Başarısı Türkiye İçin Büyük Bir Güç ve Huzur Kaynağıdır. Kürdlere karşı inkar, asimilasyon politikası ülkede yaşayan hemen herkese çok şey kaybettirmiş, büyük bir iç çatışmaya yol açmıştır. Milletiyle, milletinin dini ve diliyle barışık, gerçekten onu temsil eden, değerlerine saygılı bir devlet acaba çok daha güçlü olmaz mı? Devlet-Millet bütünleşmesinden sözedilmesi devlet-millet arasındaki uyuşmazlığın, çatışmanın açık bir göstergesidir. Devletin halka tahakküm için değil, hizmet için varolduğu iyi bir şekilde anlaşılmalı, bunun gereği yerine getirilmelidir.
Beğen
Cevapla
-
hakan bilgin
16 yıl önce
Şikayet Et
mehmet selim polat' a.... sana edilecek en ağır hakareti etmek isterim...faşist, beyinsiz , geri kafa. kafatasçı.önce adam ol. T.C. nin başbakanına saygılı ol.Milletin iradesine saygılı ol.sizin gibiler hangi düşünceyi temsil ediyosa millet her seçimde sizi rezil etti, uslanmadınız. siz kimisiniz faşist kafalar..
sayın başbakanın avukaları lütfen bu adamın hakaretini yargıya taşıyın.
selamlar..
Beğen
Cevapla
-
serdar taş
16 yıl önce
Şikayet Et
akape the end. akp mayınla mayına bastı.şimdide abdlilerin ve avrupulaların isteğiyle diğer ayağını mayına bastı.ilk seçimde yok olup gidecek.bop ile bu ülke var olamaz.akplilerin hala terörden kurtulmanın yolu sandığı açılımın nerde başladığı belli.washingtonda.kan bitsin terör dursun diyorsanız ekonomik yatıırımları başlatın.milletin karnı doysun önce.avrupa ve abd desteğini engelleyin ıraktaki peşmerge başlarının gırtlağına bastırıp yola getirin bakalım terör kalacak mı f tipi düşünceliler ve şakşakçılar.bu kadar olay.
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
Hakan Yamaç
16 yıl önce
Şikayet Et
Enver Çamur. Kardeş sen uzayda mı yaşıyorsun?
Bir kere 1981'de Türkiye'de seçim olmadı.MHP ise 1991 seçimlerinde RP ve IDP (Islahatçı Demokrasi Partisi. Bu parti de Kürtçü Bir parti değil.) ile ittifak yaptı.MHP'li değilim ama MHP'ye vurayım da nasıl vurursam vurayım denmesine de izin vermem. Doğruları yazın şuraya. Vesselam.
Beğen
Cevapla
-
ali cemil
16 yıl önce
Şikayet Et
çözume gebe. kürt sorunu artık çözume gebe ha çözmesek ne olacak daha çok kan göz yaşı akacak aşırı ırkçılar bu terör belasında nemalananlar harıç her vıcdan sahıbı ınsan bu sorunun çözulmesınde yana
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle