TSK'nın yeni kadrosu ile neler değişti?

  • GİRİŞ28.11.2011 08:39
  • GÜNCELLEME28.11.2011 08:39

Askerlerle sivillerin yüz yüze geldiği, birbirlerine karşı meramlarını en açık bir biçimde anlatabildiği en geniş katılımlı toplantılar, MGK toplantılarıdır.

Ankara’daki haberci tayfası’, eskisi kadar olmasa da bu toplantıların yapıldığı günü radarları açık tutarak geçirir.

En nihayetinde, hem ülkede son yıllarda yaşanan dönüşümün sonuçlarının ölçülebilmesi, hem de ‘yukarıların’ hava durumunu yansıtması bakımından gazeteciler için hala önemlidir bu platformlar.

***

İşte bu toplantıların terörle mücadele konusunun değerlendirildiği sonuncusunda şöyle bir diyalog yaşandığını öğrendim.

Hükümeti temsilen orada bulunan bir üye, PKK’ya karşı son dönemde elde edilen önemli başarıdan söz ederken, Kuvvet Komutanlarından birine dönüp “bu büyük başarı bütünüyle size aittir” diye iltifat eder.

Kuvvet Komutanı da duyduğu sözler karşısında yaşadığı mutluluğu, şu minvalde sözlerle dile getirir.  

“Sizlerden böyle şeyler duymak ne kadar güzel.” 

***

Bu diyalog, sivil-asker ilişkilerinin başka türlü olmasına alışmış olan çevrelere yadırgatıcı gelebilir.
Çünkü biraz da o çevrelerin kışkırtmaları nedeniyle, sivil-asker ilişkileri hep sorunlu oldu Türkiye’de.

Ama şimdi düzeldi, ya da şimdilik düzgün gidiyor diyebiliriz.

Hatta diyebilirim ki, birileri ‘tırnaklarını kemirerek izleseler de’ hiç olmadığı kadar uyumlu bir çalışma havası var Ankara’da sivillerle askerler arasında.

Tabi olarak bu durum, ülke yararına önemli sonuçları beraberinde getiriyor.

Bu gelinen noktada en büyük pay sahibi ise hiç şüphesiz TSK’nın yeni yönetimi, başta Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ve diğer Kuvvet Komutanlarıdır.

“PKK PERİŞAN DURUMDA”

Asker-sivil ilişkilerinin uyumlu hale gelmesi en çok terörle mücadele konusunda sonuç vermeye başladı.

Bu konuda son gelişmelerden söz ederken, ileri cümleler kurarak beklentileri yükseltmek gibi bir çaba içerisinde değilim.

Bu çok yapıldı ve yapılıyor.

Pek çok defa da şok bir saldırıyla, yükselen beklentiler yerini hayal kırıklıklarına bırakabiliyor.

Bu temkin payını bırakmakla birlikte, son gelişmelerin ne kadar umut verici olduğunu biraz anlatmak isterim.

Bir defa Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarının Çukurca saldırısı sonrası sahaya inerek yönettikleri son operasyonların, PKK’yı çok sarstığından kimsenin kuşkusu yok.

Bu konularda bilgisine başvurduğum bir hükümet yetkilisi, PKK’nın halini anlatmak için “perişan durumdalar” cümlesini kurdu.

Sınır ötesinde ve sınırın bu tarafında yürütülen etkili operasyonlar sonucu, PKK hem ağır kayıplar veriyor, hem de militanlarına hükmedemiyor.

Tam teyit edemedim ama, 3 bin kadar PKK’lının kış konuşlanmasına geçemediği, dağınık, birbirlerinden kopuk ve kontrolsüz bir şekilde sağa sola savrulduğunu duydum.

Konuştuğum hükümetin etkili bir üyesi, “bu operasyonlar bir süre daha devam edecek” dedi.

ASKERİ OPERASYONLAR NEREYE KADAR 

Konuştuğum hükümet yetkilisi, başarılı sonuçlar veren askeri operasyonların PKK’yı yıldırana kadar devam edeceğini birkaç kez tekrar etti.

Ama bunu derken, karar mercilerinde Taraf Gazetesi’nde Ahmet Altan’ın savunduğu türden bir havanın olmadığını da söylemeliyim.

Altan, hükümetin son dönemde “nasılsa askeri yöntemlerle PKK’yı yenebiliyorum, o halde sonuna kadar böyle devam edeyim” gibi bir düşünceyle hareket ettiğini savunuyor.

Ama benim edindiğim izlenim, hükümetin böyle bir düşüncede olmadığı yönünde.

Çünkü bu kararları veren mekanizmanın etkili üyesi, hedeflerini açık bir biçimde ortaya koydu.

“Hedef, PKK’ya terör yaparak, silahla gidilebilecek bir yer olmadığını göstermek.”

PKK bunu gördüğü anda, dağdan inişi kolaylaştıracak siyasal çözümlerin önü açılmış olacak. Top biraz da dağdakilerin kucağında anlayacağınız.

Ne zaman ki silah zoruyla, orada burada bomba patlatarak bir yere gidilemeyeceğini anladılar, işte o zaman nihai çözüm için bütün şartlar çok daha elverişli hale gelmiş olacak.

Nihayetinde Ak Parti’nin bu sorunu kökten çözecek ‘irade beyanı’ olduğu yerde duruyor.

***

Bu arada son dönemde iktidarı ele geçirdiler, reform yapmaktan vazgeçtiler” eleştirilerine muhatap olan hükümetin önümüzdeki günlerde yeni bir demokratikleşme paketi açıklayacağını öğrendim.

Henüz kapsamı netleşmediği için açıklanmayan bu paketin içerisinde, önemli düzenlemelerin olacağını söyleyebilirim.

Mehmet Acet / Haber 7
acetmehmet@hotmail.com

Yorumlar9

  • yalçın eker 14 yıl önce Şikayet Et
    NE DEĞİŞTİ. Meseleyi sulandırıp birilerine yandaşlık yapmak ihanettir.Türkiyede sivil asker ilişkileri öyle basit değerlendirmelerle ele alınamaz.Bu sorun ki birileri onu sorun olarak görmüyor,80 yıılık cumhuriyetle vardır ve artan bir ivme ile devam etmiş son 3-5 yıl içinde azaldığı sanılsa da zihnen ve ruhen hiç bir zaman gücünü yitirmemiştir. Eğitim sistemi 80 yıllık unsur ulus devletçi,tek tipçi,kemalist bir ideoloji üzerine kurulmuş ve hala devam ediyor. Asker ve sivil tüm okullarda rejim kutsanıp korunup kollanması gereken bir unsur olarak görünüyor. Ulu önderli,yüce ilkeli,eşşiz insanlı çağ dışı ritüel ve törenler askeri bir hava içinde devlet tarafından icra ediliyor. Yahu değisen ne? Yoksa ben mi körüm.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • nightfall 14 yıl önce Şikayet Et
    PKK bir anlasaydı.. "Ne zaman ki silah zoruyla, orada burada bomba patlatarak bir yere gidilemeyeceğini anladılar, işte o zaman nihai çözüm için bütün şartlar çok daha elverişli hale gelmiş olacak." Yazarımız böyle demiş. Evet PKK bir anlasaydı.Ülkemizin çözülmesi daha kolay mı olurdu?
    Cevapla
  • nightfall 14 yıl önce Şikayet Et
    Siyasi çözüm ne olabilir?. “Hedef, PKK’ya terör yaparak, silahla gidilebilecek bir yer olmadığını göstermek.” "PKK bunu gördüğü anda, dağdan inişi kolaylaştıracak siyasal çözümlerin önü açılmış olacak." yazarımız bunlarla neyi kastetti acaba? Çözüm nedir? Üniter devlet mi? Nedir çözüm. PKk ile çözüm mü istiyor yoksa_ Nedir çzöüm? Bir bilen yok mu?
    Cevapla
  • Adem Oğlu 14 yıl önce Şikayet Et
    ASKERİ VESAYETÇİ YAPININ DEĞİŞMESİ ŞART!. Yapılan tüm demokratik düzenlemelere rağmen, hatta yeni anayasa yapılsa bile askeri vesayeti geriletmiş olmayacak. Bu yapıyı geriletmenin tek yolu var: PROFESYONEL ORDU! Mevcut askeri yapıda 720 bin kişilik ordunun zaten 200 bin kişisi paralı durumda yani maaşlı. Ama hala 460 bin kişilik mehmetçik neden var? Ordu tek başına profesyonelliğe geçemez. General sayısını artırmaktan başka bir şey yapamaz. Bu işe hükümetin el atması lazım. bütün hükümetler, bu arada Erdoğan hükümeti de askeri konuları orduya yani generallere bırakıyor. Bu yanlış. Generaller geleceklerini yüklü maddi imkanlarla garantiye alma ve vesayetçi yapıyı sürdürecek albayları general yapma gibi bir şahsi çıkar peşindeler. Hepsi değil tabi ama sistem böyle çalışıyor. değilse 365 generali neyle açıklarsınız? Koskoca 2,5 milyonluk Çin ordusunda 191 general var. O da yeni oldu. Çin ordusunun beşte biri mehmetçike karşılık, iki misli general nasıl olur? Sonu olarak bunyapıyı profesyonel ordu ile komple değiştirmemiz lazım.
    Cevapla
  • yaşar Gürakan 14 yıl önce Şikayet Et
    Ayıptır Günahtır. Demek önceki komutanlar korkaktı ve bu yüzden çok şehit veriyorduk öylemi sayın Mehmet Duran efendi!peki son Çukurca saldırısında niye bu kadar şehit verdik...Ayıptır günahtır müslümansan, dinimizde suizan ve iftira en büyük günahtır.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat