Erdoğan tanınmaz hale mi geldi?
- GİRİŞ02.02.2012 09:30
- GÜNCELLEME02.02.2012 09:30
Başbakan Erdoğan’ın ‘siyasi beyninin yarısı’ diyebileceğimiz kadar önemli bir yerde duran başdanışman Yalçın Akdoğan’la son birkaç ay içerisinde her karşılaştığımızda, her mülakat yaptığımızda, şu kısa soruyu mutlaka soruyorum.
“Ak Parti, reform yapmayı sürdürmekten vaz mı geçti?”
Akdoğan böyle bir soruya “yok hayır, vazgeçmedik” dese ve ben de buna kesin iman etmiş olsam, aşağıya yorum yapacak olanların ‘yandaşlıkta zirve noktası!’ eleştirilerine göğüs germek zorunda kalabilirdim.
Ama hayır, başdanışman her soruşumda şu cevabı veriyor bana.
“Reform yapmaktan vazgeçmek, Ak Parti’nin varlık nedenine aykırıdır”
Halbuki; yurtdışından uzun süre sonra Türkiye’ye giriş yapmış yabancı bir turist, havaalanında Ahmet Altan’ın Taraf Gazetesi’nde günlerdir devam eden yazılarını arka arkaya okusa, ‘ülkeye bu kış faşizm geldiğini’ düşünüp, pasaport kuyruğuna kaynak yaparak gerisin geri kaçabilir.
O kadar yani.
Mesela son yazısında bir yerde, “bir buçuk yıl içerisinde birbirine taban tabana zıt iki Erdoğan ve iki AKP görebiliyoruz” diyor Ahmet Altan.
Ki bu okuduklarım arasında en hafif kalanı.
ERDOĞAN HÜKÜMETİNİN REFORM YAPMA İRADESİ TÜKENDİ Mİ?
Doğrusunu söylemeliyim, böyle şeyler okudukça bazen dalıp dalıp gidiyorum.
Kendi kendime acaba gerçekten Erdoğan hükümeti, Altan’ın savunduğu gibi ‘tanınmaz hale mi geldi?’ diye sorular soruyorum.
Hatta bazen iç sesimi harekete geçirip “oğlum bak yandaşlık falan yapma! Gerçek öyleyse bunu sessizce kabul et” diye ciddi ciddi telkinlerde bulunuyor, kendimi kontrolden bile geçiriyorum.
Ama bütün yolları deneyip geri döndüğünüzde, Erdoğan’ın, radikal bir dönüşümden geçip ‘Ankaralılaştığı’ iddiasının sağlam bir zemine oturmadığı açıkça belli oluyor.
Verdiğim hüküm şu.
Altan ve o iklimden beslenen kimi yazarların-gazetecilerin son aylarda yazdıkları, eleştiriden çok ‘takıntılı bir kampanyaya’ dönüşmüş durumda.
Bu takıntının sebepleriyle ilgili sizleri, yazının sonunda bir test sorusuyla baş başa bırakmayı planlıyorum.
Ama şimdi burada bu suçlamaların bana neden saçma geldiğini anlatayım.
SAHİ ERDOĞAN STATÜKOYLA ANLAŞTI MI
Aslında Erdoğan hükümetinin reform yapmaktan vazgeçip vazgeçmediği, ya da Altan’ın dediği gibi orduyla anlaşıp eski sisteme geri dönüp dönmediği iki ana başlık üzerinden test edilebilir.
Bu iki başlıkta Erdoğan’ın tutumunda köklü bir değişiklik varsa eğer, suçlamaları ciddiye almak gerekiyor.
O halde devam edelim.
1-Yeni Anayasa konusunda her şey çok açık değil mi? Ak Parti tek başına anayasa yapabilecek aritmetik çoğunluğa sahip durumda değil. Muhalefet partilerinden en az biriyle işbirliği yaparak bu hedefe yürüyebilir ki, ağır aksak da olsa böyle bir süreç ilerliyor zaten. Bunun dışında Ak Parti’nin yeni anayasa yapma iradesinde gerileme olduğuna dair ikna edici gerekçeleri olan varsa buyursun buradan yaksın.
2-Kürt meselesi konusunda da her şey çok açık aslında. Ak Parti, bu konudaki çözüm iradesini de sapa sağlam koruyor. Seçimlerden sonra ortaya çıkan şiddet ortamının sorumlusu olarak bütünüyle hükümeti görmek en azından insafsızlıktır. Bu süreçteki şiddet olaylarının asıl sorumlusunun, hedefi anayasa yapım sürecini engellemek olan PKK olduğu açık değil mi?
Bütün bu tartışmalardan yeterince sıkılmış olmalı ki başbakan Erdoğan’da dün il başkanlarına hitap ederken “beyler…” diye başlayıp şöyle cümleler kurdu.
“Beyler… Biz burada, 150 yıllık köhne bir zihniyetle mücadele ediyoruz. İliklerimize kadar işlemiş, devletin bütün kılcal damarlarına kadar ilişmiş bir zihniyetle mücadele ediyoruz. Türkiye bir gecede değişsin, her reform anında yapılsın, Türkiye bir gecede değişsin diyenler var. Biz, İttihat ve Terakki zihniyetindeki CHP’ye, İttihat ve Terakki’nin izindeki MHP’ye Doğu ve Güneydoğu’nun CHP’si olmaya özenen bir BDP’ye rağmen bu mücadeleyi yürütüyoruz. Karşımızda ‘toprak altını karıştırma, kemiklerin üzerine ört’ diyen bir zihniyet var. Karşımızda, ‘Kürt meselesini, terör meselesini çözme’ diyen bir zihniyet var. Çünkü oradan nemalanıyorlar.”
Evet ne diyorsunuz?
Şimdi gelelim test sorusuna.
Sorumuz şu: Bu ‘takıntılı kampanyanın’ sebepleri sizce neler olabilir.?
Cevap verirken acele etmeden düşünün.
Ve unutmayın, yapmanız gereken doğru olan değil, yanlış olan şıkkı işaretlemek.
a-Ahmet Altan ve bir bölüm liberal yazarlar, kendilerini her şeyin en doğrusunu bilen, büyük rehber insanlar olarak görmektedirler.
b-Ergenekon ve Balyoz gibi darbe ile ilgili davalarda yaptıkları müthiş yayıncılık ve gösterdikleri cesaret, bir süre sonra ayaklarının yerden kesilmesine sebep olmuştur.
c-İktidar karşıtı yayıncılık yapınca, önceki dönemden daha fazla alkış aldıklarını fark etmişlerdir.
d-Etraftan gelen alkış sesleri nedeniyle adelet duygularıyla hareket etme kabiliyetlerini kaybetmeye başlamışlardır.
e-Şişik egolarıyla hareket ediyorlar (bu şıkkın sahibi Mehmet Barlas)
f-Hiçbiri.
Yanlış olan şıkkı buldunuz mu?
Mehmet Acet - Haber 7
acetmehmet@hotmail.com
Yorumlar56
-
Zorlucan
14 yıl önce
Şikayet Et
DOĞRU CEVAP. Elbette ki "f". -Hiçbiri-yani.
Beğen
Cevapla
-
kenan9
14 yıl önce
Şikayet Et
erdoğanı n son bölümdeki konuşması. eğer bu yazıyı yayınlamasaydınız yorum olarak aynısını diyecektim ama siz yorumu zaten konunun içinde yazmışsınız.evet çok doğru tüm bu yapılan operasyonlar sanırım içimizdeki düşmanların öok azını teşkil ediyor.şu an tüm türkiye karşıtı satılmışlar sinsice beklemekteler .ve beklerkende bulundukları konumların yetkilerinide çaktırmadan kullanarak takoz olmayıda ihmal etmiyorlar.eğer erdoğan seçilşemezse bence bunun intikamıyla bilenmişler onu asamasa bile bir şekilde yok etmenin yolunu arayacaklar.bence halk olarak ona yardım etmeliyiz.yoksa basın yada başka yollarla proveke edilmeye kalkılan başbakanı yanlız bırakmamalıyız yoksa bu güne kadar oy verdiğinize pişman olacak hale getirecek güç şu an kapıda fırsat beklemede.gerçekten 150 yıllık kuşatma altındaki güç ü 5 yılda yok olmasını beklemek yanlızca vicdansızlıktır.her ne kadar hiç bir pertiden yana olmasamda bu adam iyi başkana benziyor
Beğen
Cevapla
-
adımı napçanız
14 yıl önce
Şikayet Et
çok güzel demişsiniz. sayın yazar konuyu çok güzel ele almışsınız ayrıca tarafsız bi yazı olmuş
tayyip erdoğanın yıllar önceki görüntülerini izlemek tayyip erdoğanın değişip değişmediğini görmek için yeterli 10-15 yıl önce de aynı şeylerden bahsetmesi bencedeğişmediğini görmek için yeter de artar
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
Mardinli XQW
14 yıl önce
Şikayet Et
Siyaset ve güc erdogani degistirdi,gercekler acidir...eskiden eser yok maalesef.. 1-eski erdogan olsaydi hürriyet ve ertugrul özkök gibiler bugün erdogani ve hükümeti övmezdi
2-Eski erdogan olsaydi Uludere de TC-TSK ucaklari ile katledilen sivil vatandaslardan özür diler ve derhal ailece taziyeye giderdi..
3-eski erdogan olsaydi mevcut iki kelime yi bir araya getiremeyen 1990 li moda icisleri bakani olmazdi.
4-eski erdogan olsaydi tbmm baskanligini anayasa yi kurmayi cemil ciceke emanet etmezdi
5-eski erdogan olsaydi anayasa degisikligine gerek olmadan degistirilebilecek cunta dönemine ait yasalar kanunlar kurumlar bugüne kadar yerinde kalmazdi
6-eski erdogan olsaydi simdiye kadar basörtüsüne yasal bir güvence saglanmis olurdu
7-eski erdogan olsaydi bugün cezaevlerinde sayi 100 000 bini gecmezdi
....uzatilabilir....
Beğen
Cevapla
Toplam 12 beğeni
-
engin temiz
14 yıl önce
Şikayet Et
f hiçbiri. sn.mehmet acet hakikaten tam da düşündüklerimi yazmışsınız.istedikleri şekilde başta altan kardeşler olmak üzere herkesi heryeri eleştirdiler kendilerine bişey olmadı. hâlâ ne istiyorlar 75 milyonu yönetmek kolaymı! evet ele güne karşı bak biz adaletliyiz,vicdanlıyız,erdik..vs babında kantarın topuzunu kaçırıp 10 yılda ülkeyi çöplükten mafyadan,işleyen katma değer üreten paletli araçlarla köylerden hasta toplayan hale getirmişse bu adam eleştirinizin 10 da 1 i kadar övgüde bulunmazsanız bu mu adalet? şakşakçı laikist kemalist etöcü lerle içki masalarında muhabbetleir bol olsun.. yanlış yoldalar...
Beğen
Cevapla
Toplam 4 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle