Irak Kürtleri kimle dans edeceklerini bilemiyorlar
- GİRİŞ10.07.2008 07:03
- GÜNCELLEME10.07.2008 07:03
Her ne kadar AKPnin kapanma davası nedeniyle toplumun dikkati bambaşka konulara yönelmiş olsa dahi, Türk Başbakanının ilk ziyareti, hem Sünniler, hem Şiiler, hem de Iraklı Kürtler tarafından büyük bir dikkatle izlenecek. Bölge ülkeleri de Türk Başbakanının neler söyleyeceğini ve nasıl bir tutum alacağını merak ediyorlar.
Türkiye, Irak için bölgedeki en önemli denge unsurlarından biri.
İranın Şiiler üzerindeki etkinliği arttıkça, Türkiyenin yaklaşımı da değer kazanıyor. Ankaranın tutumu, Sünni ve Şiiler arasındaki dengeleri etkiliyor. İranın ağırlığı yaygınlaştıkça, Türkiyeye bakışlar değişiyor. Irakın, İran hegemonyasına girmemesi için Ankaranın tutumu daha önemseniyor. Amerikanın gözünde Türkiye, İranın önünde bir kalkan gibi görülüyor.
Tabii bir de Kuzey Irak Kürtleriyle ilişkiler var ki, o kendi başına bambaşka dengelerle ilgili. Bölgedeki Kürt sorununun anahtarı, giderek Mesud Barzani ve Celal Talabaninin eline geçiyor. Eskiden bu ikili küçük birer oyuncuydu. Bugün politika yapıcı konumundalar.
Kürtler, Sünni-Şii mücadelesi sırasında kendi statülerini çok başarılı bicimde sağlamlaştırdılar. Hem otonom bölgelerini anayasa soktular, hem de merkezi hükümetteki etkinliklerini arttırdılar. Irakın tek istikrarlı bölgesi durumundaki Kuzey Yönetimi, hem içerde hem de dışarıda saygınlık kazandı.
Kürtler ellerindeki kartları çok iyi kullandılar.
Herhalde Başbakanın Bağdat ziyaretini en yakından izleyecek olan diğer bir ülke de Amerika olacak. Erdoğanın her adımı Washington tarafından büyük bir dikkatle izlenecek. Zaten ziyaretin şekli, tarihi ve içeriği, ABDnin yakın gözetimi altında hazırlandı. Irak, ABD için öylesine önemli ki, hiçbir Türk Başbakanının burada istediği politikaları uygulayabilme şansı yok. Erdoğanın da, durumun gerektirdiğinin dışında fazla bir hareket yeteneği olmayacak.
Yine de, önemli sonuçların çıkacağı bir ziyaret yaşanacak.
Ancak Türkiye açısından en önemlisi, Kürt politikalarındaki nüanslar olacak.
Kürt politikasını kim saptıyor ?
Kuzey Irak Kürtleri artık kararlarını vermiş durumdalar.
Türkiye ile çatışma değil, uyuşma politikası izleyecekler.
Ancak bunun bir koşulu var.
O da, Türkiyenin de Kuzey Irak Yönetimine saygı göstermesi. Yan bahçedeki disiplinsiz ve yaramaz, söz dinlemeyen mahalle çocuklarına terbiye vermek isteyen, mahallenin büyüğü gibi davranılmaması. Eğer Türk yöneticileri , Kürtlerin gururunu kırıp burunlarını sürterek bazı şeyleri kabul ettirmek isteyeceklerse, Kürtler de rahatsızlık vermek için ellerinden geleni yapacaklar.
Şu aşamada durum sakin görünüyor.
İki tarafın da niyeti iyi geçinmekten yanaymış gibi görünüyor.
Kürtler, İranın Irakın genelindeki etkinliğinden çekiniyorlar. Kuzey Irak Yönetimi sırtını İrana dayamak istemiyor. Aksine, Türkiyeyi tam anlamıyla bir denge unsuru olarak görüyor. Batı dünyasına açılmanın ve petrollerini Avrupaya akıtmanın anahtarının Ankarada bulunduğunun farkındalar. Üstelik, Güneydoğudaki Kürt akrabaları sayesinde, Ankara üzerindeki etkilerinin çok daha yüksek olduğunu biliyorlar. Tahran ile böyle bir ilişkileri yok.
Yeter ki, Türkiye böyle bir ilişki düzenini kabul etsin.
Başbakanın Bağdat ziyareti sırasında birkaç saatliğine dahi olsa, Erbile inip Kuzey Irak Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani ile el sıkışması çok istediler. Bunun ne kadar güç olduğunun da farkındalar. Zira, Kürt politikasının oluşturulmasındaki asker ağırlığının oranını bir türlü saptayabilmiş değiller.
Türkiye ile dans etmeye hazırız, ancak kaç kişiyle dans edeceğimizi bilemiyoruz. Tango iki kişi arasında olur, oysa Ankarada çok fazla muhatap var. diyen, Kuzey Irak Yönetiminin önde gelen isimlerinden biri, hükümetin duruma ne kadar hakim olduğunun bilinmediğine dikkat çekti.
Tabii öte yandan da kapanma davası var.
Bu dava bitmeden, AKP ve özellikle de Erdoğanın geleceği kesinleşmeden kimse elindeki kartları çıkarmak istemiyor. Dramatik jestler yapmanın zamanı olmadığının altı çiziliyor.
Başbakanın Erbile uğramak istememesinin nedenleri arasında bu belirsizlikte sayılıyor. Ayrıca Kuzey Irak Yönetimine bu jestin yapılması için henüz erken olduğu görüşünün ağır bastığı belirtiliyor.
Aslında büyük bir fırsat kaçmış değil.
AKP ve Erdoğan ın durumları belli olduktan sonra, gelecek yıl aynı tip bir başka gezi daha yapılabilir ve Erbil de dahil edilebilir.
Yorumlar5