Asker sivil yargıya güvenemiyor
- GİRİŞ07.07.2009 10:26
- GÜNCELLEME07.07.2009 10:26
Pazar günkü Milliyet’te Fikrat Bia’nın manşetten verilen haberi, bize acı bir gerçegi hatırlattı.
Bila haberinde Genelkurmay Başkanlığının, Askerin bazı koşullarda sivil mahkemelerde yargılanmasına itirazının gerekçelerini açıkladı. Genelkurmay bu gerekçeli itirazını Cumhurbaşkanına yollamış. Gül , hükümetin görüşünü de alıp, bugün veya yarın yasayla ilgili kararını verecek.
Ne yazık ki, aslında devrim niteliğindeki bir yasa değişikliği, çok aceleci şekilde ve yangından mal kaçırır gibi yapıldığından dolayı, kamuoyunda ters karşılandı. Sanki TSK’ya son dakikada bel altı vurmak için planlanmış gibi algılandı.
Keşke normal prosedür izlenmiş olsaydı. Komisyonlardan geçirilip, gerekli görüşler alınıp yasalaştırılsa, TSK ile iktidar arasındaki güvensizliğin artmasının da önüne geçilebilirdi.
Yasa değişikliği, sakıncaları yok edilip gerçekleşse, tam bir devrim sayılırdı. Bu defa yarım yamalak bir şey oldu.
AKP, DOKUNULMAZLIKLARDA NEDEN ISRAR EDİYOR? YARGIYA GÜVENMEDİĞİNDEN, ABUK SOBUK VE SİYASİ GEREKÇELERLE SAVCILARIN HAREKETE GEÇMELERİNDEN KORKTUKLARI İÇİN...
Genelkurmay Başkanlığının gerekçeleri içinde beni en çok düşündüreni, Askerin sivil mahkemelerde yargılanmasının “kışlaya siyasetin girmesi” anlamına geleceğine dikkat çeken bölümüydü.
İleri sürülen gerekçe ile Ak Parti’nin (AKP), milletvekili dokunulmazlıkları konusundaki direnci hemen hemen aynı kaygıları taşıyor.
AKP, ilk başlarda, dokunulmazlık konusunda çok duyarlıydı. Yolsuzluk, suistimal, hakaret gibi adi suçlarla ilgili dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğini söyleyerek iktidara geldi.
Sonra değişti...
Nedeni de, yargıya güvenememeleri.
Savcıların, en basit konularda dahi yapılan başvuralar için, yeterli ve gerekli incelemeyi yapmadan, sorumluluk almak yerine, topu hemen mahkemeye atma alışkanlıkları AKP’yi korkuttu.
Korkmakta haksız da değiller.
Hele böylesine cepheleşmiş ve birbirinin gözünü oymanın “politika yapmak” olarak algılandığı bu ülkede, savcılarımız ne yazık ki gereken süzgeç görevini yerine getiremiyorlar.
Dokunulmazlıklar kalktığı anda, siyasi nedenlerle, yalan dolan, hatta komplo oyunlarıyla milletvekili avına çıkanların sayısında patlama yaşanacağı ve her başvurunun da hiçbir ön incelemeden geçmeden mahkeme kapısına bırakılacağından emin olabiliriz.
Savcılarımız ön araştırma yapmaya, süzgeç rolü oynamaya zorlanmadıkça veya bu role alıştırılmadıkça da, kimse dokunulmazlıkları kaldıramayacaktır.
Yargıya güvensizlik ne yazık ki, bu ölçüde yaygın...
ASKERİN İTİRAZININ EN TEMEL NEDENİ DE AYNI. TSK, SİVİL SAVCILARIN, ÖNLERİNE GELEN HER BAŞVURUYU, İSTER KASITLI, İSTER KOMPLO OLSUN, KABUL EDECEKLERİNDEN KAYGI DUYUYOR Askerin, yasaya itirazlarının arasındaki en temel yaklaşımın içeriği de, AKP’ninkine benziyor:
Yargıya güvensizlik...
Doğru bir itiraz.
Neler yaşanabileceğini düşünüyorum ve Genelkurmay’a hak veriyorum.
Askere sinirlenen, çıkarı bozulan, TSK’dan çeşitli nedenlerle intikam almak isteyen her Allahın kulu, somut verilere dayanmadan savcıya ihbarda bulunacak. Savcılar da, bugünkü uygulamayı sürdürürlerse, her gelen şikayeti hakimin kapısına bırakacaklar.
Buna bir de, Genelkurmay Başkanını eklemek gerekecek. Genelkurmay Başkanları da eğer yasada önlem alınmazsa- her türlü yargı tuzağına açık yaşayacaklar.
Bu açılardan bakacak olursak, Gül’ün Sivil Mahkeme Yasasını geri göndermekten başka çaresi yoktur.
Cumhurbaşkanı, göz göre göre böylesine derin sorunlar yaratacak bir yasayı onaylamadan, gereken değişikliklerle, kötü niyetli girişimleri önlemek için, yasaya sübap unsurlarının eklenmesini istemesi doğaldır.
Ancak, burada asıl üstünde durmamız gereken nokta, yargı reformudur.
Yargı reformu gerçekleştirilmediği sürece, bu ülkede hukuk sağlam direkler üstüne oturtulmadıkça, yapay önlemlerle hiçbir yere varamayız.
Her kişi kurum veya siyasi görüşe göre, hukuk farklı işletildiği sürece, Devleti yeniden yapılandıramayız.
Avrupa Birliği, boş yere “yargı reformu yapmak zorundasınız” diye tepinmiyor. Bizim görmek istemediğimizi, onlar görüyorlar.
Gerisi, sadece laf kalabalığıdır.
Mehmet Ali Birand - Posta
mabirand@e-kolay.net
Yorumlar40
-
CEMAL GÜNER
16 yıl önce
Şikayet Et
güvenin kronolojisi. 1950, 1983,1995,2002,2007 bu seçimlerin sonuçları da öncesinde yaşanan bir takım ayak oyunları nedeniyle orduya değil belki ama generallere ne kadar güvenildiğini çok güzel ortaya koyuyor sanırım. birand efendi. hadi git işine ya. saçmalayıp da bu yaz günü milleti güldürmeye mi çalışıyorsun. meslek mi değiştiriyorsun yoksa. stand upçılık falann haa.
Beğen
Cevapla
-
arif bayram doğan
16 yıl önce
Şikayet Et
ben askeri yargıya güveniyorum, lütfen beni yargılasın.. 1998 de YAŞ kararıyla çocuk yaşta girdiğim mesleğimden, çok sevdiğim elbisemden ayırdılar. Apo itini yargılayan sistem beni hakim önüne çıkarmadı. Ben askeri yargıya güveniyorum, beni askeri mahkeme yargılasın, yeter ki yargılasın. Kararını versin içimdeki ateş sönsün, atacaksa yargı atsın, asacaksa yargı assın. 3 imza ile hayatlar kararmasın. Çok mu şey istiyorum?
Ey bütün kurumlarıyla çalışan demokrasi neredesin? Ölmeden önce tanışabilecek miyim seninle, bilemiyorum !
Yargılanmak ne büyük nimetmiş....
Beğen
Cevapla
-
CEMAL GÜNER
16 yıl önce
Şikayet Et
"demokrasi dersini kendine ver birand". içinde demokratlık adına zerre his varsa demokrasi dersini kemdine ver birand efendi. yaşadıklarına rağmen hala postal yalamaya devam ederek demokratlığınızı ortaya koydunuz zaten. inanın sokaktaki ortalama vatandaşın çoğu size demokrasi dersi verecek kadar demokrasi kültürüne sahip. maalefesef "öyle bir ülkede yaşıyoruz ki taşları bağlamışlar itleri salmışlar." ama inş. itlerde bağlanacak.
Beğen
Cevapla
-
Çetinel
16 yıl önce
Şikayet Et
Sadece laf kalabalığı. Bu açılardan bakacak olursak, Gül'ün Sivil Mahkeme Yasasını geri göndermekten başka çaresi yoktur.
NİYETİNİ BELLİ ETTİN. DEMOKRATMIŞ. Laf kalabalığı yapma.
Beğen
Cevapla
-
Cafer UÇA
16 yıl önce
Şikayet Et
sn.M.Ali Birand. Halkın bu yasaya ter mers baktıgı yok.O sizler gibi muallakta kalmış ne tarafa gideceğini kestiremiyenlerin,yarı destek yarı köstek cinsin tutumlarıdır.Güvenen refaranduma gider.Onuda malum sentezlerinizle hemen damgalarsınız,cahil halk ne anlar.Ana sorun yüksek bürokrasiyi,İnönü ideolojilerinden kurtarmaktır.Şu anda asker ve yargının, akademisyenlerın önemli bir kısmı bu guruptur.Türk toplum yapısıyla uzaktan yakından alakaları yoktur.Karar makanizmalarının başındadırlar.Adaletin temeli TARARAFSIZ yargıdır
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle