Org. Başbuğ'un hakkını vermeliyiz
- GİRİŞ15.03.2010 10:19
- GÜNCELLEME15.03.2010 10:19
Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu ülkedeki konumu, 2006 yılından bu yana dramatik bir değişimden geçiyor. Özellikle son iki yıldır bu süreç giderek daha da hızlandı. Artık, geçmiş yıllardaki TSK yok. Artık TSK’nın iç politikaları şekillendirmesi, TSK’nın dış politikadaki ağırlığı kalmadı.
Bu noktaya gelinmesi hiç kolay olmadı.
Üstelik henüz yolun da sonuna gelinmedi.
Değişimin hızlandığı son iki yılda, bu büyük kurumun dümeninde Org. Başbuğ vardı. Bence, iyi ki de o vardı. Zira bu ülkenin istikrarını bozabilecek birçok yol kazalarının, Başbuğ’un tutumu sayesinde önlenebildiğine inanıyorum.
Fırtına, Silahlı Kuvvetlerin içinde bulunduğu gemiyi oradan oraya savururken, içerisi birbirine giriyordu. Alışılmamış bir şeyler yaşanıyor, emekli komutanlar gözaltına alınıyor, sivil savcılar muvazzafları dahi alıp götürebiliyor ve Genelkurmay seyirci kalıyordu. Askerin içini biraz bilenler, kışlalardan ve karargahlardan çıkan sert tepkileri tahmin edebilirler.
Sadece o kadar mı?
Emekli Asker lobisinden çıkan “Neredesin Komutan, silah arkadaşlarımıza neden sahip çıkmıyorsun? Kurumumuzu neden bu adamlara hırpalatıyorsun?” çığlıklarını bizler dahi duyabiliyorduk. Kimbilir Genelkurmay koridorları nasıl çınlamıştır.
Org. Başbuğ bütün bunlara göğüs germesini bildi.
İçerde olası bir yol kazasın, bir sürtüşmeyi önleyebildi.
Kimi zaman dışarıya sert tepki verdi, kimi zaman yumruğunu vurdu, ancak hiçbir zaman yargının önünü kesmedi. Kimi savcıları abartılı yaklaşımları, hatta sert tutumlarına rağmen, yargı ile işbirliği yaptı. Kamuoyuna ‘yargıya meydan okuyan asker’ görüntüsü vermedi.
İktidar ile ilişkilerinde de çok dikkatli davrandı.
Saygısını bozmadı. Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a meydan okuyan bir vücut dili sergilemedi.
Bence daha da önemlisi, uluslararası konjonktürü, ABD ve Avrupa’nın yeni yaklaşımlarının ne olduğunu çok iyi okudu. Ülkedeki havayı çok iyi kokladı, nabzı iyi tuttu. Bundan dolayı da tepkilerini abartmadı.
Belki bütün bunlar hepimize çok kolay gelebilir. Oysa, Türk Silahlı Kuvvetlerinin alışılmış yapısı, genel alışkanlıkları ve yılların getirdiği algılamalar dikkate alınırsa, Org. Başbuğ’un gemisini , bu çetin fırtınadan, nasıl en az hasarla yürüttüğü daha iyi değerlendirilebilir.
Başbuğ, beş ay sonra emekli olacak.
Yerine gelecek olan Org. Koşaner’in görev süresi 4 yıl. Asıl “yeni ayar süreci” onun döneminde yaşanacak.
Org. Başbuğ’un kazasız limana sokacağı geminin tamiratı ve yeniden servise çıkarılması Koşaner paşaya düşecek.
İşte bütün bu verileri dikkate alırsak, Org. Başbuğ’un hakkını yemememiz gerekir.
Bu söyleşi, bazı karanlık noktaları netleştirdi
Yazının tamamını ve devamını özgün kaynağından okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Yorumlar4