Türkiye çırpınıyor, Azeriler ise hiç oralı değiller
- GİRİŞ15.04.2010 10:42
- GÜNCELLEME15.04.2010 10:42
Washington’da Türk heyetinin haline baktım, hem içim acıdı, hem de fena halde kızdım.
Başbakan, bir toplantıdan çıkıp diğerine giriyor, bir salondaki görüşmeden bir diğerine koşuyor. Dışişleri Bakanı da aynı şekilde, sürekli görüşmeler yaptı ve dil döktü.
Nedeni de, 24 Nisan günü Başkan Obama’nın yapacağı açıklamada Soykırım kelimesini telaffuz etmemesi ve geçen yılki gibi, Ermeniler açısından belki aynı anlama gelen "The Meds Yeghern"demesi için Amerikan yönetimini ikna çabası.
Hemen her yıl bu rezilliği yaşıyoruz.
Her yıl Türk - Amerikan ilişkileri geriliyor. Karşılıklı şantajlaşmaya kadar giden sözler söyleniyor. Her yıl Amerikan Kongresine Soykırım Tasarısının gelmemesi için olağanüstü çaba harcanıyor.
Soykırım kelimesi, Türkiye’nin yakasını bırakmıyor, Türk yetkililer de her yıl bu kabustan kurtulmak için perişan oluyorlar.
Uzun yıllardır ilk defa bu kısır döngünün kırılma ve Soykırım sorununun hiç değilse bir süre için dondurulabileceği bir mekanizma bulundu. Protokoller, bu açıdan tarihi bir yol ayrımıydı.
Tam düğmeye basılmıştı ki, Bakü’den müthiş bir tepki çıktı.
Bu tepkinin, Türklerin geç bilgi vermelerinden mi, yoksa Azerilerin gelişmeleri küçümseyip sonradan ayıldıklarından dolayı mı, burada tartışmak istemiyorum.Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Türk mezarlığındaki Bayrağı indirmecesine, Ankara’ya yönelik en sert sözlere kadar tırmanan tepkiler sonunda, Erdoğan geri adım attı ve Karabağ sorununu da bu protokollerin bir parçası durumuna soktu.
Köşe yazısının devamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Yorumlar3