ABD ve Rusya'nın Münbiç ittifakı

  • GİRİŞ07.03.2017 11:22
  • GÜNCELLEME08.03.2017 07:17

Birkaç haftadır eğitimle ilgili yazıyordum. Konunun önemine binaen eğitimle ilgili yazılarıma ara vererek Suriye konusunu ele alma gereği hissetim. Trump, ABD Senatosunda yapmış olduğu konuşmasında, Suriye ve Irak’ta “DAEŞ’e karşı müttefiklerimizle hareket edeceğiz,” dese de Obama yönetiminin, Suriye ve Irak ‘ta izlediği politikaları takip edeceği aşağı-yukarı netleşmeye başladı. ABD, halihazırda Suriye’de bulunan 500 kişilik bir birliğini terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG’nin hakim olduğu Münbiç’te, konuşlandırmakta.

PKK, PYD, DAEŞ ve hatta Rejim, ABD’nin kontrolünde ve stratejik planı çerçevesinde varlıklarını devam ettiriyorlar. Daha işin başında Esed güçleri Türkiye’nin sınır koridorundan çekilerek geniş bir alanı PKK’nın kolu PYD’ye bıraktı. DAEŞ’te, Tel Abyad’ı savaş yapmadan PYD’ye adeta devretti. Bu durum ABD’nin vermiş olduğu destek ve bir stratejik plan çerçevesinde sınırımızda Kobani’den Akdeniz’e uzanan koridorun PKK’nın kolu PYD’ye teslimi manasına gelmektedir.

Türkiye Fırat’ın batısını kırmızıçizgi olarak ilan etti. Münbiç’ten PYD’lilerin çekilmesini istedi. ABD PYD’lilerin çekileceğini defaten teyi etmesine rağmen, PYD Fırat’ın batısından çekilmedi. Zira ABD himayesindeki PYD Cerablus’u da almak üzere Afrin-Kobani hattını birleştirmek isteyince Türkiye Fırat kalkanı harekâtını başlattı ve Cerablus’u DAEŞ’ten aldı. Daha sonra sınırımıza 20 km olan ÖSO ve Türk Askeri birliğimiz El-Bab’ı da DAEŞ’ten temizledi. Türkiye’nin Fırat Kalkanı harekâtını başlattığı günden bu yana, ufak-tefek bir iki hava harekâtı hariç ABD, koalisyon güçleri ve Rusya Türkiye’nin yanında DAİŞ’e karşı savaşmadılar, ortalıkta gözükmediler ve Türkiye’yi yalnız bıraktılar.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türk Ordusu ve ÖSO güçleri El Bab’dan sonra Münbiç ve Rakka’ya yönelecek,” deyince; ABD, PYD’ye silah ve mühimmat yardımını arttırdı. Rusya; PYD’nin “Astana zirvesinde temsil edilmesi” gerektiğini açıkça ifade etti.

ABD Merkez Kuvvetler CENTRUM Komutanı Joseph Votel, PYD’ye Münbiç’in koalisyon güçlerinin koruması altında olduğunu sözünü verdiği basına yansıdı. Aynı durum Irak, Sincar için de geçerlidir. PKK Sincar’dan “Çekilme garantisi” vermesine rağmen PKK, PYD hala Sincar’dan çıkmadılar. Stratejik öneme sahip tepelerde kazmış oldukları tünellerle daha da kalıcı olmanın planlarını yaptığını ifade eden Sincar kaymakamı Mehma Halil, “ABD’li yetkililer, PKK’nın Şengal’den çekilmesi için baskı yapacaklarını sözünü Ezidilere verdi.  Bize destek verdiklerini, PKK’nın burada işinin olmadığını söylediler. Ancak şimdiye kadar olumlu bir adım atılmadığı gibi PKK militan sayısı da her geçen gün artıyor” dedi.

Suriye ve Irak’ta ikiyüzlü bir ABD var. Trump’ın ABD senatosunda, “Bölgedeki müttefikimiz olan İslam Ülkeleri ile işbirliği yapacağız,” şeklindeki konuşması ile Münbiç ve Şengal’deki PKK’nın kolu YPG’yi desteklemesi büyük bir tezat. Bu durum Obama döneminden kalma ABD’nin bölge politikası mı? Yoksa Trump’a bir tuzak mı? Bunu yakın zamanda göreceğiz.

Bazı dış kaynaklı haber ajanslarına göre “Münbiç’e harekât başladı.” Türk savaş jetlerinin bölgedeki PYD ve YPG unsurlarını vurduğu yönünde haberler basına yansıdı. Hatta ÖSO’ye bağlı “Murat Birlikleri” tarafından bu konuda ilk açıklama yapıldı; “PYD’nin elindeki iki köyün alındığı iki köyünde alınmak üzere olduğu” yolunda. Ancak Hükümetimiz ve Genelkurmay bu yönde resmi bir açıklama yapmadı.  Fakat Dış İşleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu konu ile ilgili bir açıklama yaptı: “Henüz bir harekât başlatmadık. ABD verdiği sözü yerine getirip, Münbiç’ten PYD ve YPG çekilmeli ve Münbiç’i Münbiçlilere teslim edilmelidir. Türkiye olarak PYD- YPG çekilmezse harekâtı başlatacağız. Bunu ABD’ye söyledik” dedi.  Ancak yukarıda da ifade ettiğimiz üzere ABD, Koalisyon güçleri ve Rusya, PKK kontrolündeki Münbiç’te Türkiye’ye karşı birleşti. ABD’de güdümündeki PKK, Türk Ordusu ile ÖSO’nun Münbiç’e yöneldiğini görünce, kenti Esed’e teslim ettiklerini açıkladılar. Bu tampon bölge oyununa Rusya’da destek verdi; Münbiç Esed Ordusuna devredilecek. İran’da bu sonuçtan memnun oldu. Münbiç’teki bu kirli ittifak Suriye ve Irak’ın geleceği ile ilgili ipuçlarını vermeye başladı, diyebiliriz.

Dün “ Viyana’da ne işimiz vardı” diyen mütareke basını “İngiltere’nin Hindistan’da ABD’nin Irak’ta ne işi var” demedi. Siz hiç “ABD, Rusya ve Koalisyon güçlerinin Suriye’de ne işi var” dediklerini duydunuz mu? Aynı kesim “neden Türk askeri, Rojova ya da Ayne’l-Araba girmiyor, ABD, Rusya ve koalisyon güçleri Suriye’ye girerlerse o zaman biz de girelim” dediler. Bu düşünce de olanlar Türkiye’nin kendi kararını verebilen ve bu yolda siyaset üretebilen bir devlet olmasından rahatsızlar. ABD ve Rusya’nın dümen suyunda hareket eden bir devlet özlemini duyuyorlar. Ve diyorlar ki; “Referandumdan” vazgeçelim, geri çekelim. Neden? Çünkü referandum ülkeyi güçlendirecek bir hamle.  Artık oyun bitti.  Bu millet mütareke basını ne diyorsa, doğrusunun onun tersi olduğunu görmüştür ve inanmıştır. Ta baştan bu tarafa, Mit Tırları hadisesi de dâhil olmak üzere, ABD ve batının Projesi Türkiye’yi Suriye’ye sokmamaktı. Yerli işbirlikçileri FETÖ, PKK ve Mütareke basınının mücadelesinin asıl sebebi Türkiye’nin tarihi sorumluluğu olan bu coğrafya ile münasebetini kesmekti. DAEŞ, PKK, PYD ve YPG’ye silah veren, eğiten ABD, Batı ve Rusya’dır. Bunu da gizlemiyorlar artık.  Şüpheleniyorum, endişeleniyorum! Acaba, ABD, Koalisyon güçleri ve Rusya, Türkiye’nin bir kısım toprakları da dâhil Suriye ve Irak’ı da içine alan coğrafya’da yeni bir Skeys-Picot’ta anlaştılar mı?  ABD, Batı, FETÖ ve Can Dündar gibi hainleri bağırlarına bastıklarına göre insan şüphelenmeden edemiyor. Ülkemizde de, FETÖ, PKK ve DAEŞ’le bu vekâlet savaşı 15 Temmuz darbesinden sonra da hala devam ediyor. Bizim topraklarımız bu kirli savaşın dışında değil. ABD ve Batının ürettikleri DAEŞ’le mücadele adı altında en büyük hedefleri, 100 yıl önceki gibi bu toprakları tekrar parçalamak, İsrail karşısında güçsüz, bağımlı devletçikler oluşturmaktır. Ezcümle

Avrupa’nın kucağında, ABD, Rus/Esed bayrağı altında PKK-PYD’nin Münbiç’te sözde antiemperyalist devrimci mücadelesi! Tehlikenin farkında mısın Müslüman Kürt kardeşim?

Vesselam.

Yorumlar4

  • Nezir Demircan 9 yıl önce Şikayet Et
    Makalenizin başına uygun gördüğünüz Rusya ve Amerikanın tarihleri boyunca müslüman arenada ittifak etmeleri,dediğiniz gibi biz müslümanları uyandırmalıdır.Bu ikazınızı yazınızın son satırında da beyan etmişsiniz.Ağzınıza sağlık,müslümanlar daha ne zaman uyanacak! Vesselam.
    Cevapla
  • Siyami Akyel 9 yıl önce Şikayet Et
    Milli Türk Talebe Birliği geleneğinden gelen, ömrünün yarısını eğitime vermiş Mehmet Doğan Hocamızın Haber7.com'da yazmaya başlamasından dolayı memnuniyetimi belirtmek isterim. Böyle önemli şahsiyetlerin bilgi birikimlerini ve tecrübelerini aktarması özellikle genç kuşakların ufkunu açacaktır.
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • mehmet Ömeroğlu 9 yıl önce Şikayet Et
    PKK, HDP ve PYD Selahaddin-i Eyyubi^'nin Davasına düşman. Öyle olmasaydı ABD ve Batı bunları destekler miydi? Kürtler bu oyunu gördü.
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • metin 9 yıl önce Şikayet Et
    Güzel tahşidatlar, yüreğinize sağlık!
    Cevapla Toplam 3 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat