Rejim ihracından rejime korumaya: İran

.

  • GİRİŞ27.09.2022 08:24
  • GÜNCELLEME27.09.2022 08:24

Zaman zaman iç ve dış politik gelişmelerden dolayı gündem olan İran, son bir haftadır içeride rejime yönelik artarak devam eden gösterilerle yine dünyanın dikkatlerini üzerine çekti.

“Hicap kurallarına uymadığı” gerekçesiyle ahlak polisi tarafından gözaltına alınan Mahsa Amini’nin ölümü üzerine kadınların katılımıyla başlayan gösteriler İran’da ölümlerin yaşandığı kitlesel gösterilere dönüştü.
Kadınların öncülük ettiği rejim karşıtı gösterilere başta Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı olan Besic Milisleri olmak üzere güvenlik birimleri gösterileri; silahların da kullanıldığı sert yöntemlerle bastırmaya çalışıyor.
2009’da yaşanan ve kanlı bir şekilde bastırılan Yeşil Hareket’ten beri İran’daki rejim her toplumsal hareketi, kendisine doğrudan tehdit olarak görüyor. Hele eleştiri ve gösteriler gençler ve kadınlardan geliyorsa, rejimin kaygıları daha da artıyor ve devreye şiddet giriyor.
 
Rejimi kaybetme korkusu arttıkça!..
 
Başlangıçta İran Devrimi şeklinde başlayıp ve gelişen daha sonra Humeyni öncülüğündeki grubun elinde "İslam Devrimi" adını alan 1979 tarihli devrimle birlikte İran iç ve dış politikada radikal değişimler yaşadı.
Devrimin ilk yıllarında rejim ihracı politikasıyla yakın çevrede rejim için bir güvenlik kuşağı politikası takip eden İran aradan geçen zamanda istediğini yapamadı.
Rejimi ihraç edemediler ama rejimin yıkıcı/bozucu aparatları yakın çevresine yaydılar. Lübnan’da Hizbullah, Yemen’de Ensarullah, Suriye’de Şii milisler ve Irak’ta İran güdümünde olan Haşdi Şabi gibi unsurlarla İran yakın bölgesinde etkisini artırma yoluna gitti.
İşin ilginç yanı İran’daki yeni rejim dışarıya rejim ihracı yapmaya çalışırken zamanla rejim içeride tehlikeye girdi. İlk yıllardan itibaren ülkede gelecek göremeyen kesimler İran’dan ayrılmayı tercih ettiler.
Aradan geçen zamanda sadece rejime karşı olanlar değil, yeni rejime destek veren ve devrimin bir parçası olanlardan da ciddi bir kesim rejimi eleştirmeye başladı. Bugün "Muhalifler" diye adlandırılan grup bunlardan oluşmaktadır.
Hatemi ve Ruhani gibi reformcu kanattan cumhurbaşkanı seçilse de halkın reform yanlısı talepleri, rejimin yapısını yani Dinî Liderin ve kontrolünde olduğu devlet organlarını aşamadı.
Halktan gelen reform talebi arttıkça ve rejimin katı uygulamalarına yönelik eleştiriler yükseldikçe rejimi elinde tutanlar rejimi kaybetme korkusu yaşamaya başladılar. Bu korku arttıkça halka yönelik baskı da arttı.
Baskı arttıkça başta gençler ve kadınlar olmak üzere halkın önemli bir kesimi rejimden uzaklaştı. Tam bir kısır döngü yaşandığını söyleyebiliriz.
Aradan geçen kırk yılı aşkın sürede rejim hem içeride hem de dışarıda iyi bir örneklik sunamadı. İran modeli dendiğinde artık içeride bile tepki oluşuyor ve bu tepki giderek artıyor.
Dışarıda/Irak’ta İran’a karşı Şii gruplardan gelen tepkiye de bakmak lazım. Artık bölgedeki Şiiler bile İran rejiminin tavrından rahatsızlık duyuyorlar. Rejim ihracı âdeta çöle gömülmüş gibi.
İçeride ise rejimi koruma kaygısı artarak devam ediyor. Rejim sert uygulamalarıyla özellikle gençleri ve kadınları kaybetti/kaybediyor. Gençleri ve kadınları kaybeden bir rejim ister dinî ister seküler olsun hücre yenileyemez!..
İran’da rejim artık hücre yenileyemiyor. Aradan geçen uzun zaman şunu açıkça ortay koydu; nedenleri tartışılsa da rejim kendi insan kaynağını ve doğal kaynaklarını kullanamıyor.
Aradan geçen kırk iki yılda rejimin ne "İslamiliği" ne de "ahlakiliği" kaldı. İslamiliği Suriye ve Karabağ’da tüketilirken ahlakiliği içeride bitirildi.
 
Rejim değişir mi?
 
İçeride yaşanan tüm bu sorunlara, özellikle 2009’dan beri zaman zaman kendini gösteren rejim karşıtı/eleştirel halk gösterilerine rağmen rejimin hemen değişeceğini düşünmek yanıltıcı olabilir.
İran’ı artık katı bir klik yönetiyor. Başta doğrudan lidere bağlı Devrim Muhafızları Ordusu olmak üzere tüm kurumları kontrol altına almış durumdalar. En ufak eleştiri ve gösteri doğrudan "rejimi ortadan kaldırmaya yönelik bir girişim" olarak okunuyor...
Rejim güvenlik ve ayakta kalma sorunu yaşadığında nasıl hareket edeceğini dışarıda Suriye ve Irak’ta içeride ise 2009 ve son gelişmelerde kanlı sürece başvurarak gösterdi.
Rejimi korumaya çalışılırken İran ve İran halkı kaybediyor.
Ezcümle; İran halkının önünde uzun bir yol gözüküyor...

TÜRKİYE GAZETESİ

Yorumlar1

  • Zehni 1 yıl önce Şikayet Et
    evet chp iktidara gelince yine eskiden olduğu gibi şapka için başörtüsü için insanlar mağdur edilecek yani irandan bir farkımız yok
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat