Deniz Feneri tartışmalarına "farklı" bir bakış

  • GİRİŞ12.09.2008 10:20
  • GÜNCELLEME12.09.2008 10:20

Aydın Doğan ile Başbakan Erdoğan arasında "savaş" çıkaran Deniz Feneri Derneği meselesinde "asıl" faktör nedir acaba diye?

Hilton arazisi mi? Ceyhan'daki rafineri mi? CNN Türk'ün karasal yayın hakkı elde etme girişimi mi?

Yoksa...

Bunların hepsi veya hiçbiri mi?

***

Bu sorulara verilebilecek cevaplar, mevcut çatışmanın görünen yüzüne akseden konu başlıklarından sadece birkaçı... Ya arka planda kalan ve kamuoyunun bilmediği başka faktörler?

Henüz bunlar hakkında somut bir bilgi yok.

Ancak... Bazı emareler de görünmüyor değil.

Örneğin...

Uluslararası sistemde kurulmakta olan "yeni" denklemde "başat" ülke olmaya çalışanlar...

Burada kendine "iyi" bir konum elde etme peşindeki "diğer" aktörler...

Bunun için de söz konusu denklemin olmazsa olmaz ülkesini kendi yanlarına çekmek isteyenler...

Ve onların siyasi, ekonomik manevraları...

***

Sahi, Lübnan'da 18 ay devam eden cumhurbaşkanlığı krizinin çözülmesine sessiz sedasız katkıda bulunan ülke hangisiydi?

Ya Suriye ile İsrail'in kapalı kapılar ardında barış görüşmeleri yapmasına vesile olan kimdi?

Amerikan işgalinden sonra Irak'ın parçalanmasını engellemek için olağanüstü gayret gösteren ülkenin ismini biliyor musunuz?

Peki, İran ile ABD arasındaki nükleer gerginlik zirveye çıktığında taraflar arasında mekik diplomasisi gerçekleştiren ülkeyi hatırlıyor musunuz?

Gürcistan'ın Güney Osetya'ya müdahalesinden sonra patlak veren derin krizin bölgesel bir savaşa dönüşmemesi için anında devreye giren ülkelerin başında kim geliyordu acaba?

Yıllardır "güçlü" ülkeler tarafından himaye edilen ve bölgesinde "ayrık otu" gibi duran bir ülkeyle temasa geçme cesaretini gösteren devlet hangisiydi?

Şüphesiz bu soruların tek bir cevabı var: Türkiye.

Kim ne derse desin... Kriz alanlarına müdahil olan, birbirine "düşman" ülkeleri, milletleri, etnik ve dinî grupları barıştırmaya çalışan, çatışma alanlarını mümkün mertebe barış vahalarına dönüştürme gayreti içinde olan bir ülke Türkiye.

Öyle olduğu için bugün yıldızı parlıyor dünyada.

***

Peki neden?

Sebebi aslında gayet basit.

7. yılını idrak ettiğimiz 11 Eylül saldırılarından sonra "güvenlik" stratejisini hayata geçiren ve askerî gücünü ön plana çıkaran ABD'nin karşısındaki en önemli aktör "diplomasi" silahını önceleyen AB idi.

Hâlâ da öyle...

Son dönemde Türkiye de en az AB kadar etkili. Hatta bölgesel aktör olarak Brüksel'den daha proaktif ve hızlı...

AB'nin iki güçlü ülkesinden Fransa, dönem başkanı olmanın avantajı ile çeşitli girişimlerde bulunarak neredeyse Türkiye'den "rol kapma" telaşı içinde.

Almanya da öyle... Türkiye'nin önerdiği Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu'na nazire yaparcasına geçtiğimiz gün "Kafkasya Güvenlik Konsepti" adı altında bir öneride bulundu mesela.

Acaba nasıl yorumlamak lazım bunu?

***

Biliyoruz ki Avrupa'nın kaderiyle Almanya ve Fransa'nın kaderi paraleldir.

Avrupa'da İngiltere-ABD eksenine karşı Fransa-Almanya bloku etkilidir.

Almanya-Rusya-İran birlikteliğini dengeleyecek unsur ise ABD-İngiltere-Türkiye aksıdır.

İki ay önce Ağrı'da kaçırılan ve sonra serbest bırakılan Alman dağcıları, ABD'nin anlık istihbarat desteğine rağmen giderek artan PKK terörünü bir kenara not edince...

Deniz Feneri üzerinden koparılan fırtınanın başka anlamları olabileceği ihtimali geliyor akla...

Başbakanın Doğan Grubu'na yönelik çıkışlarına bir de bu gözle bakmakta fayda var sanırım.

MEHMET YILMAZ - ZAMAN

mehmet.yilmaz@zaman.com.tr

Yorumlar5

  • Mehmet Tirpan 17 yıl önce Şikayet Et
    Alman derin devleti. deniz feneri davası, alman derin devletinin türk siyasetine müdahale için kullandığı bir araçtır.
    Cevapla
  • namık kemal 17 yıl önce Şikayet Et
    Ermenistan ile neler oluyor?. Neden Cumhurbaşkanımız Ermenistan ile olan anlaşmayı bütün ayrıntılarıyla anlatmıyor. Biz onlardan elektrik alacaksak onların vereceği taviz nedir, bunları bilmek hakkımız!
    Cevapla
  • Ahmet E. 17 yıl önce Şikayet Et
    Sayın Muhammet isimli yorumcu. Putin'in Başbakanla görüşmediği haberi yalanlanmıştı ama sanırım siz doğrulara değil yalanlara itibar ediyorsunuz ayrıca telefonla görüşmeyi kabul etmeyen Putin yüzyüze görüşmeyi neden kabul etsinki. İran Cumhurbaşkanını anıtkabiri ziyarete zorlayarak mı büyük devlet olunur bu kadar mı yüzeysel bir büyük devlet anlayışınız var. Deniz feneri olayında ise kime inanmak istiyorsanız ona inanın ama şunu bilinki iftira döner dolaşır sahibini bulur.
    Cevapla
  • halil emin 17 yıl önce Şikayet Et
    eleştirecem diye tırmalıyan çokta bilgili gençlik geldi sıcak sıcak. yorumcuya bak sadede gel.sığlıkta sınır yokmuşşşşş.t.ye çıkmamış.tr felç olmş.vs.vs.
    Cevapla
  • Muhammet 17 yıl önce Şikayet Et
    Emimin öyledir.. Bölgesel olarak çok güçlüyüz gerçekten de. Putin başbakanla telefonla bile görüşmedi bunu unutuyorsun herhalde. İran cumhurbaşkanı istanbulu felç etti, gerekçe anıtkabire gitmemek, bizimkiler de hemen kabul ettiler. Bu nasıl güçse anlayamadım pek. Acaba uzaylılar türkiyenin böyle güçlü olmasını istemediklerinden dolayı Deniz feneri olayını çıkartmış olabilirler mi? Belki de toplanan yardımlar Gora gezegenine yollandığından dolayı yolsuzluk iddaları ortaya çıkmıştır. yazar M. Topaloğluna sorsun öyle mi diye?
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat