Günlerden aşure…

.

  • GİRİŞ10.08.2022 11:18
  • GÜNCELLEME10.08.2022 11:18


Aşure günleri…
Ne vakit bu hüzün günleri gelse yüreğime tarifsiz ve derin bir yeis gelip oturur. Hem Kerbela olayını yeni baştan hatırlar hem de çocukluk yıllarıma geri dönerim. Şu an tarih olmuş çocukluğumun mahallesine gider hasret gideririm.
Malatya’nın, su kanallarının içinden dolandığı en güzel mahallesiydi. Geniş bahçeli, kırmızı kiremitten çatılarıyla zümrütten yeşilin içinde kaybolan müstakil evlerinde çok farklı bir güzellik ve huzur vardı.
Aşure günleri geldiğinde günlerce aşure yerdik. Hemen her gün bir evden pişen ve bütün mahalleye dağıtılan aşureye doyardık âdeta.
 
Peki mesele neydi?
Samimiyet, birlik ve beraberlik, huzur, ehlibeyt sevgisi, Kerbela hüznü ve elbette muhteşem komşuluk ilişkileriydi. Rahmetli annemin, az ötede oturan teyzemin, annemin akrabalarının ve diğer komşuların bu dinî ritüeli, bir sosyal geleneğe de dönüşen bu Aşure günlerini bu kadar ciddiye almalarının altında saf ve samimi Müslüman oluşları yatıyordu elbette.
Annemin yaptığı aşureyi hiç kimse yapamazdı. Annemin kız kardeşi Esma teyzem mutlaka aşurenin altını yakar yanık kokusu alırdınız, Süheyla Teyze şekeri tutturamazdı, Rahime Teyze kıvam veremezdi, Ayşe Teyze üzerine fıstık, ceviz vs koymazdı. Ama rahmetli annem açık ara en güzel aşureyi yapardı. Sütlaç ve tepside kadayıfı da kimseler onun gibi yapamazdı. Bayramlarda bütün evlere tepsi tepsi ev baklavası açan Süheyla Teyze de bir baklava ustasıydı…
 
En güzel yemek ve tatlı hangi evde pişirilir, yapılır biliyorduk biz çocuklar! Bunun anlamı şuydu. Haneden haneye gidip gelen lezzet tabakları sonsuza kadar sürerdi de ondan. Okul arkadaşım Türkan’ın annesinin nar gibi pişirdiği ev ekmeğinin tadını ve kokusunu hiç unutamadım… Emine Teyze’nin kek ve kurabiyeleri, Hanım Teyze’nin börekleri…
 
Bir de özellikle annemin bir alışkanlığı vardı. Mahallede tek başına yaşayan ve yaşı seksenlerde olan Ümmühan Nine’ye her öğün yemek gönderirdi ve bu görev de benimdi. Üç ev ötedeki bu metruk eve her girdiğimde yoksulluğun tavanlarına kadar sindiği bir görüntünün yanında rutubetin ve küf kokusunun genzi yakan kokusunu alır derin hüzünlere dalardım. İlk defa yaşlanmaktan o vakitlerde korkmuş tefekkür etmiştim. Bu evin kapısı hiç kapatılmazdı zira komşular kendi aralarında bu teyzeyi idare ediyorlardı. Ümmühan Teyze’nin olmayan dişleriyle uzun uzun ağzında çevirdiği lokmaları sayardım âdeta. Boş tabakları alıp eve götürmek, görevimi bir an evvel tamamlamak isterdim.
Aşure günü her geldiğinde bu hatıralar düşüyor yâdıma…
 
Kendi aralarında gün paylaşımı yapıp mahallede günlerce aşure kokusu duymamızı sağlayan bu güzel anneler bir anda nereye gittiler? Mahalleler neden tarumar oldu? Apartman katları insanları neden esir aldı? Apartman katlarında aşure kokusu neden silindi? Sorular sorular, sorular…
 
Böyle olmamalıydı diyorum. Bu milleti çekip apartman katlarına yığmak bambaşka bir anlam taşıyormuş meğer! İnce imbiklerden süzülmüş çok derin ve zengin bir kültürü yok etmenin, zayıflatmanın en kestirme yolu bu imiş meğer!
Artık hiç kimse aşure pişirmiyor. Evde oturan kadın da pişirmiyor, çalışan kadın da! Çok zor diyorlar. O kadar kolaya alıştırıldı ki kadınlarımız, her şeye zor diyorlar! Nereden nereye?
 
Yani Meryem diyorum, boşuna aşure bekliyorsun komşulardan.
 
Kalk ve rahmetli anan gibi bir koca kazan aşure pişir. Ancak ben de kazan yok tabii ki artık en büyük tencereyi kullanırım. Bu güzel geleneği sürdürmek bir kişiye de kalsa o ben olmalıyım.  
Zira rahmetli annemin sesi hâlâ kulaklarımda.
Aşure günü hatırlamaktır!
 

TÜRKİYE GAZETESİ

Yorumlar2

  • CEM 3 ay önce Şikayet Et
    Aşure ve aile, çok teşekkürler, güzel bir hal, mazi ve istikbal yazısı zira bu tip yazılarda saklı hazinlerimiz , aile olma kavramının manası kaybolunca, din, dil, tarih, kültür her şey kaybolur, sadece çevremize bakmamız yeterli, unutmayallım ki ehli-beyt (Allah cc nun ekmel selamı üzerlerine olsun , amin) de bir aile vesselam
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • aliakbaş 3 ay önce Şikayet Et
    Meryem Hanım, kaleminize sağlık...teşekkür ederim. Önemli bir konuya temas etmişsiniz. Aşure gününü unutturmamak elbette çok önemli. Berekete vesile olan bir gündür. Tarihte bir çok önemli hadiseler vukuu bulmuş bir gündür. Ne mutlu aşure gününü unutturmamak için çaba gösterenlere ve bu gün vesilesi ile her konuda bembeyaz bir sayfa açabilenlere...
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat