Ermenistan hangi oyunun içinde?

.

  • GİRİŞ16.09.2022 08:25
  • GÜNCELLEME16.09.2022 08:25

Ermenistan aynı Ermenistan…
Boş durmuyor ve önceki gün Azerbaycan-Ermenistan sınırında önemli bir provokasyona imza attı. Ermenistan silahlı kuvvetleri maalesef 50 Azerbaycan askerini şehit etti. Kelbecer, Taşkesan, Laçın bölgesinde gerçekleşen bu saldırılara Azerbaycan’ın cevabı hem sert hem de anlamlı oldu. Ermenistan yüzlerce askerini kaybetti, birçok askerî unsuru imha edildi. Özellikle iki S-300’ün vurulması Ermenistan’a çok ama çok pahalıya mal oldu.
Peki 44 gün süren Azerbaycan-Ermenistan savaşı sonrasında büyük itibar ve güç kaybeden Ermenistan neden yeniden böylesi ucuz provokasyonlara baş vuruyor? Ermenistan’ın arkasını bu kez kim kolluyor?
Bir kere Nikol Paşinyan, paçavraya dönüşen itibarını yeniden kazanmaya çalışıyor. Karabağ Savaşında işgal ettikleri toprakları, gerçek sahibi olan Azerbaycan’a kaptıran Ermenistan, bunu hâlâ hazmedebilmiş değil. Unutulmaması gereken bir gerçek var ki Sovyetlerin altın tepside Ermenistan’a sunduğu bu topraklar, Azerbaycan’ın ezelî ve ebedî topraklarıdır.
Ermenistan, Kafkasların şımarık çocuğu.
Tabii ki bu şımarık çocuğun kullanışlı bir aparat olmak dışında hiçbir meziyet ve özelliği yoktur aksine rezil vukuatlarıyla Kafkasya’da baş belası olmuştur. Türkiye’nin Kafkasya’yı transit geçmesi için en güvenilir engel olarak Ermenistan "başoyuncu" olarak görevini ifa etmektedir aslında.
Bir hançer gibi Nahçıvan ve Azerbaycan topraklarını ikiye ayıran Zengezur, Türk dünyası için bir yol ayrımıdır artık. Ya bu koridor açılacak, beş bin yıl Azerbaycan’a ait olan bu topraklar sahibine teslim edilecek ya da bu bölge İran ve Ermenistan tarafından sonuna kadar siyasi bir şantaj olarak başımıza bela olmaya devam edecektir...
ABD, Fransa, Rusya hâlâ bu oyunun en güçlü aktörleri olmaya devam ediyorlar. Yakında AGİT Minsk Grubunun yeniden bu olaya dâhil edilmesi ihtimali vardır ve Azerbaycan kesinlikle o günlere dönmemelidir nitekim Karabağ meselesini onlarca yıl ayağında top gibi döndüren ve statükoyu korumak için türlü dümenler çeviren Minsk’e bir daha kapı aralanmamalıdır.
Peki ne yapılmalıdır? Bu konu sadece Azerbaycan’ın sorunu mu?
Özellikle Zengezur koridoruna bir koridor olarak bakmaktan vazgeçmeliyiz. 19. Yüzyıl öncesi şartlara dönüldüğünde tarihî gerçeklere bağlı kalındığında bu toprakların Azerbaycan’ın bir parçası olduğu açıktır. Nahçıvan Azerbaycan topraklarıdır ve bu aralık da bu toprakların devamıdır.
Türk dünyası gerçekliğinden korkan Sovyetler, böl-parçala-yut politikasıyla türlü entrikalarla bu Türk topraklarını derin bir stratejik hesapla Ermenistan’a kattılar. Amaç Türkiye’nin Orta Asya’ya nüfuz etmesini engellemekti.
Bugün Türk Devletleri Teşkilatı var. Bu teşkilat günbegün siyasi, ekonomik ve askerî düzeyde derin ilişkiler geliştiriyor. Orta Asya Türk Devletlerinin Türkiye kanalıyla Avrupa’ya uzanacak bir ağ üzerinden ticari hedefleri var. Şimdilik Gürcistan üzerinden gerçekleşen bu bağlantılar ne kadar güvenli? Ve bu statüko ne zamana kadar sürer?
Türk Devletleri bunu etraflıca düşünmelidir.
Karabağ Topraklarının bir bütün hâlinde Azerbaycan’a ait olduğu gerçeği üzerinde ittifak yapılmalı ve Zengezur bir koridor olarak değil, Azerbaycan’a ait bir toprak olarak görülmelidir! Laçin koridoru da öyle! Diplomasinin bütün kanalları kullanılmalıdır. Bu, bütün Türkistan’ın giriş-çıkış kapısıdır zira!
Artık bütün Türk devletleri, Zengezur, Azerbaycan’a geçmeden Batı'ya kalıcı, sağlam bir çıkış yapamayacaklarını bilmelidirler. Bu sorun sadece Azerbaycan’ın sorunu değildir. Bütün Türkistan şu gerçeği iyi bilmelidir:
-Ya Zengezur’un tümü ya da hiç!

TÜRKİYE GAZETESİ

Yorumlar1

  • abbas 2 ay önce Şikayet Et
    doğru söylemiş
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat