Tebriz konuşursa, Tahran susar!
- GİRİŞ14.01.2026 08:21
- GÜNCELLEME14.01.2026 08:21
Komşumuz İran zorlu bir sınav veriyor.
2025 İsrail-ABD saldırıları, nükleer tesislere vurulan darbeler, Hizbullah'ın verdiği kayıplar, İran'ın "direniş ekseni"ni çökertti. İran çok ciddi bir güç kaybına uğradı.
Bugün halkın sokaklarda şiddete evrilen protestolarında İsrail ve ABD etkisi olduğu açık. Camilerin yakılması tek başına bu gerçeğin net bir ispatı. Peki bu kaosun sonu nereye evrilir?
İran, yıllar yılı bölgeye saçtığı nifak tohumlarının da bir nevi bedelini ödüyor şimdi. Siyasi ve dinî anlamda her türlü terör örgütünün sırtını sıvazlayıp bunları Türkiye dâhil bölge ülkelerinin başına bela eden İran mollaları şimdi bir varoluş savaşı veriyor.
Peki İran protestolarında etnik dinamiklerin rolü var mı?
Aslında İran’daki son protesto dalgasını; Aralık 2025'te Tahran'ın kapalı çarşılarında başlayan ekonomik hoşnutsuzluklar tetikledi ve hızla ülke geneline yayıldı. Ocak 2026 itibarıyla, 31 eyaletin tamamında görülen gösteriler, enflasyonun rekor seviyelerde seyretmesi, riyalin değer kaybı ve yaptırımların oluşturduğu hayat pahalılığı gibi faktörlerle tavan yaptı.
Resmî rakamlara göre en az 500, gayriresmî rakamlara göre de 2.000 protestocu hayatını kaybetti. İnternet kesintilerine mukabil ABD Starlink gibi alternatif bağlantıları devreye soktu. ABD ve İsrail tarafından desteklenen protestocu kalabalıklar artık sadece ekonomik reform değil, siyasi değişim taleplerini de dile getiriyor!
İran'ın kuzeybatısındaki Güney Azerbaycan bölgesi, Tebriz, Urmiye, Erdebil ve Zencan gibi vilayetler İran için kritik bir rol oynuyor. İran nüfusunun yüzde 40’ını oluşturan Azerbaycan Türkleri ve diğer Türk toplulukları Şii kimlikleriyle rejimin kurucu unsurlarından biri olsa da uzun yıllardır kültürel miras ve ana dil konusunda baskı altında! Türkçe eğitim yasağı, asimilasyon politikaları ve ekonomik marjinalleşme, bu büyük blokun hoşnutsuzluğunu artırdı.
Ancak, geçmiş protesto dalgalarında (2022 Mahsa Amini olayları) gözlemlenen çekimserlik bu sefer yerini daha aktif bir katılıma bırakmış görünüyor. Koordinasyon Konseyi gibi Güney Azerbaycan partilerinden oluşan bir çatı örgüt, 10 Ocak 2025'te Güney Azerbaycan'da barışçıl gösteri çağrısı yaptı ve 11 partinin katılımıyla protestolara destek verdi. Tebriz ve Urmiye'de “Türkçe eğitim hakkı”, “Güney Azerbaycan” ve hatta “Birleşik Azerbaycan” gibi millî kimliği vurgulayan sloganlar atıldı.
Dolayısıyla bu protestolara Güney Azerbaycan Türklerinden katılım artarsa, sadakat çatlağı oluşabilir ve Tahran'ı kuzeyden kuşatma riski doğar. Gerçekçi bir bakışla, bu dinamiklerin rejim için bir kırılma noktası oluşturması mümkün zira Ordu ve Devrim Muhafızları'nın önemli kısmı Azerbaycan Türklerinden oluşuyor! Bu protestolarda Kürtler çok aktif, Beluçlar ve Araplar büyük katılım gösteriyor.
Ancak, rejim bu grupları "dış ajanlar" diye etiketleyerek bastırabilir! Örneğin IRGC'nin Kürt bölgelerinde ve Kermanşah'ta yoğunlaşan operasyonları bu tezi destekliyor.
İran'ın en güçlü kurumlarından biri olan İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), 1979 Devrimi'nden bu yana rejimin ideolojik ve askerî kalkanı konumunda. Ocak 2026 itibarıyla ülke geneline yayılan protestolarda IRGC ön saflarda yer alıyor. IRGC -düzenli ordu dışında- doğrudan "Yüce Lider Ali Hamaney"e bağlı çalışıyor. Yaklaşık 150-190 bin arasındaki aktif personeliyle iç tehditlere karşı uzmanlaşmış bir ordu!
Peki Türkiye İran meselesine nereden bakıyor?
Türkiye’nin pozisyonu burada hayati önem taşıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın "dış müdahale olmasın" vurgusu, mülteci akını, sınır güvenliği ve radikal gruplar riskini de gözetiyor. Ankara, diplomatik kanalları açık tutarak, İran'ın istikrarını destekliyor. Ancak diplomatik temaslarda İran’daki Türk kökenli nüfusun haklarını savunan bir denge politikası izleyebilir.
Hasılı, bir Azerbaycan Türkü olan Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, reformist ve çözüm odaklı, kontrollü bir geçiş sağlayabilir. Tebriz ve Urmiye sadakat gösterip sessiz kalırsa rejim zaman kazanır. Yani İran’ın geleceği bir nevi Güney Azerbaycan Türklerinin sadakatine bağlı. Tebriz devam derse Tahran devam eder!
Tebriz konuşursa Tahran susar!
Türkiye Gazetesi
Yorumlar1