İki gemiye birden binilmez!
- GİRİŞ10.04.2026 08:09
- GÜNCELLEME10.04.2026 08:09
İki gemiye birden binen kim peki?
Rusya Federasyonu’na ve Rus basınına göre Ermenistan tam olarak böyle yapıyor! Ermenistan parlamento seçimlerine gidiyor ve Başbakan Nikol Paşinyan zor durumda ve bu nedenle bütün düğmelere aynı anda basıyor. Rus basınına göre Paşinyan iki gemiye aynı anda binmek istiyor lakin bu mümkün değil ve bir seçim yapmak zorunda…
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan gerçekten de zor zamanlar yaşıyor. Eşinden boşandığı söylenen Paşinyan’ın sosyal medyadaki kimi derbeder paylaşımları da bunu teyit ediyor aslında.
Geçtiğimiz hafta Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan Moskova’da idi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile baş başa ama çok zor bir görüşme yaptı. Öyle ki Putin, Paşinyan’a çok ciddi uyarılarda bulundu ve aba altından sopa gösterdi. Putin açıkça “Ermenistan, AB ile yakınlaşırsa Avrasya Ekonomik Birliği’nde kalamaz” dedi. Gaz tedariki üzerinden örtülü tehdidi de eksik etmedi. Rus basını bunu “sert uyarı” olarak yorumladı.
Aslında Rusya, Ukrayna’daki savaş ve Batı yaptırımları yüzünden Kafkasya’da kaybettiği etki alanını geri almak istiyor. Paşinyan’ın AB’ye, ABD’ye ve özellikle Fransa’ya açılmasını da “ihanet” olarak görüyor. Ermenistan’ı “kontrol altında tutmak” için Rus gazını, ulaşımı ve Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nü siyasi baskı aracı olarak kullanıyor.
Bir yandan iç kamuoyu baskısı, bir yandan seçimi kaybetme ihtimali, bir yandan Rusya’nın aba altından gösterdiği tehdit unsurları bir yandan ABD’ye ve Fransa başta olmak üzere AB’ye verdiği sözler Paşinyan’a kâbus yaşatıyor diyebiliriz.
Ermenistan, Rusya’nın askerî varlığını ve nüfuzunu kısmen de olsa koruduğu tek Kafkasya ülkesi olarak şimdi seçime giderken bazı kararlarını yeniden gözden geçirme konusunda Rusya tarafından şiddetle uyarılıyor!
Paşinyan, Rusya’ya ısrarla Ermenistan’ın dış politika tercihlerinin kendi ulusal iradesi doğrultusunda şekillendiğini ve bu süreçlerin iç siyasi tartışmalara malzeme edilmemesi gerektiğini söylüyor. Öte yandan uzun süredir askıya aldığı Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'nün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, savaş sırasında bu örgütün hiçbir şekilde yardım etmemesinin Ermenistan kamuoyuna hâlâ yeterince açıklanamadığını Putin’e aktarıyor.
Peki Putin ne diyor? Çok net ve gerekçeli bir cevap veriyor Paşinyan’a:
“Elbette ki sizin KGAÖ’ye yönelik sorularınız ve bazı talepleriniz olduğunu biliyoruz. Ancak bence şu da çok açık: 2022’de Prag’da Karabağ’ın Azerbaycan’ın bir parçası olduğunu tanıdığınız andan itibaren, bu süreç tamamen Azerbaycan’ın iç meselesi hâline geldi. Bu durumda KGAÖ’nün müdahale etmesi uygunsuz (nekorrektno) olurdu.”
Putin, Ermenistan’daki Rus kökenli veya Rusya ile yakın ilişkileri olan siyasi aktörlerin seçim sürecine katılımının önemini hatırlatınca Paşinyan, Anayasa çerçevesinde yalnızca Ermeni vatandaşlarının aday olabileceğinin altını çiziyor!
Bu tartışmalar, Ermenistan’ın geleceğinde bazı gölgelerin varlığını; haziran parlamento seçimleri sonucunun pek çok gelişmeye gebe olduğunu anlatıyor bize.
Peki sürecin Türk dünyasına etkisi ne olabilir?
Güney Kafkasya’da Rusya-Ermenistan ilişkilerinde yaşanabilecek herhangi bir yeniden konumlanma, bölgedeki dengeleri doğrudan etkileyebilir. Özellikle Azerbaycan-Türkiye ekseninin güçlendiği ve 'Orta Koridor’un stratejik değerinin arttığı bir dönemde, Ermenistan’ın Batı’ya yönelik adımlarının hızlanması veya Rusya ile ilişkilerinin yeniden tanımlanması, ulaşım ve enerji hatlarının şekillenmesinde belirleyici olabilir.
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) çerçevesinde devam eden ekonomik ve kültürel entegrasyon çabaları, böyle bir ortamda daha da anlam kazanıyor. Türk dünyası, bu tür gelişmeleri yakından takip ediyor ve bölgede kalıcı istikrarın ancak karşılıklı saygı, egemenlik haklarına riayet ve somut iş birliğiyle mümkün olabileceğini savunuyor.
Hasılı, Putin-Paşinyan görüşmesi, büyük güçlerin yakın çevresindeki ülkelerle ilişkilerini yeniden gözden geçirdiği bir döneme işaret ediyor. Dolayısıyla bu süreçte diyalog kanallarının açık tutulması, provokasyonlardan uzak durulması ve ekonomik bağlantıların ön plana çıkarılması, tüm bölge halklarının yararına olacaktır.
Türkiye Gazetesi
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol