Sosyal medyada şikâyet butonu: Sadece bir göz boyama mı? (2)

  • GİRİŞ01.05.2026 09:22
  • GÜNCELLEME01.05.2026 09:27

Sosyal medyanın düzenlenmesine ilişkin yazı dizisinin ikincisinde sosyal medya platformlarının şikâyet mekanizmalarını ele alacağız. Şikâyet mekanizması platformların yapısı itibariyle önemli bir yere sahip olup bir yasal düzenlemenin etkili ve işlevsel hale gelmesinde hayati bir yer tutmaktadır. Şikâyet mekanizması platformlar üzerinde bir içeriğin platforma bildirilmesini sağlamaktadır. Ülkemizde kullanıcılar yalnızca platformların topluluk standartları ile sınırlamış olduğu noktalarda platforma bildirimde bulunabilmekte ve platformlar tarafından değerlendirmeler yine bu standartlara göre yapılmaktadır. Ancak bu süreçte şeffaflık önemli bir eksiklik olarak karşımıza çıkmaktadır.

Şikâyet mekanizması ile ilgili iki noktaya dikkat çekmek istiyorum:

İlk olarak kullanıcılar tarafından platforma bildirilen bir içeriğin platform tarafından değerlendirilip değerlendirilmediği çoğu durumda kullanıcıya şeffaf bir geri dönüş yapılmadığı için bilinmemektedir. İçerik gerçekten incelendi mi? Hangi kriterlere göre değerlendirildi? Neden kaldırıldı ya da neden kaldırılmadı? gibi soruların cevabı belirsiz kalmaktadır. Buradan da anlaşılacağı üzere platformlar, kendi standartlarını ulusal yasalara nazaran öncelikli statüde tutsalar da onları dahi mutlak şekilde uygulamaktan kaçınmaktadırlar. Bu da en azından ülkemiz için platformların kendi topluluk standartlarını dahi uygulamadıkları ciddi bir hukuksuz alan yaratmaktadır. Bunun temel sebebi ise (mevcut yasal durum itibariyle) platformların kendilerine yapılan bildirimlere ilişkin bir değerlendirme yapma, buna ilişkin rapor yayınlama ve tüm bunların ulusal bir merci tarafından denetlenmesinin yasal bir yükümlülük olarak düzenlenmemiş olmasıdır.

Bu noktada hem şeffaflık ve hesap verebilirlik eksikliklerinin hem de bahsedilen diğer hukuki durumların giderilebilmesi için bir yasal düzenleme gerekli olduğu gibi bu yasal düzenlemede detaylı bir yasal şikâyet mekanizmasının öngörülmesi de gerekmektedir. Ayrıca yasa ile platforma gelen şikayetlerin ne kadarının kaldırıldığı, ne kadarının kaldırılmadığı, hangi tür içeriğe ilişkin ne kadar bildirimde bulunulduğu, ne kadarlık bir süre içerisinde içeriklerin kaldırıldığı gibi hususları içeren rapor yayınlama zorunluluğu da yasal bir yükümlülük olarak ortaya konulmalıdır. İlk bakışta bu yükümlülükler platformlar için ciddi bir iş yükü ve personel istihdamı gerektirdiği düşünülebilir. Ancak hatrı sayılır derecede kullanıcılarının bulunduğu ülkemizde, kendi mecralarını hukuka uygun hale getirmelerini noktasında sorumluluk almaları makul bir taleptir. Çünkü mevcut durum onlara içeriklerin denetimine ve şeffaflığa ilişkin herhangi bir maliyet yüklenmeden ülkede faaliyet gösterme rahatlığı tanımaktadır.

İkinci olarak platforma bildirilen içerik Türk Hukukunda yasa dışı kabul edilse dahi platformların topluluk standartlarına bir aykırılık teşkil etmiyorsa platformdan kaldırılmamakta. Bu durumda da ilgili içeriğin haksızlık durumu ortadan kalkmayacaktır. Başkaları da bu içerik nedeniyle mağdur, suçtan zarar gören ya da özel hukuk kapsamında bir hakkı ihlal edilen kimseler olabilecektir. Bunun önüne geçilebilmesi için Alman sosyal medya yasasında olduğu gibi ülkemizde yapılacak olan düzenlemede Türk Hukuku göz önünde bulundurularak oluşturulacak yasa dışı kabul edilecek mahiyetteki içerikleri de kapsayacak bir şikâyet mekanizmasının platformlar tarafından hayata geçirilmesi yasal bir zorunluluk haline getirilmelidir. Böylelikle ulusal hukuk tali bir unsur olmaktan çıkartılmış olacaktır. Zira uygulamada gerek hukukumuzdaki boşluk gerekse platformların Türkiye’den gelen şikayetlere karşı ortaya koydukları ciddiyetsiz tavır kullanıcıları hukuki korumadan mahrum bırakmaktadır.

Bu noktada şikayetlerin platformlara değil de adli mercilere yapılması düşünülebilir. Ancak diğer ülkelerdeki meseleye ilişkin yasalar ve bunların uygulanmasından ortaya çıkan tecrübe göstermektedir ki, platformlarda bulunan yasa dışı içeriklerin fazlalığı bunun adli merciler üzerinden değil de platformlar üzerinden gerçekleştirilmesinin pratikteki sorunu çözmeye daha elverişli olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla doğrudan platform üzerinden şikâyetin gerçekleştirilebilmesi daha işlevsel olacaktır. Ancak yine tecrübeler göstermektedir ki, platformlar ulusal yasalar kapsamındaki şikâyet mekanizmasını âtıl bırakmaya meyilli bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Platformlara yalnızca bir şikâyet mekanizması kurma yükümlülüğü getirmek yeterli değil. Buna ek olarak Türk Hukuku göz önünde bulundurularak oluşturulacak yasa dışı içerik çerçevesinin de dikkate alındığı etkin, şeffaf, denetlenebilir ve detaylı bir mekanizmanın yasal bir yükümlülük haline getirilmesi gerekmektedir. Aksi halde kâğıt üzerinde var olan ama pratikte işlemeyen bir sistemle karşı karşıya kalmaya devam ederiz.

Av. Dr. Muharrem ÇELİK

 

Yorumlar4

  • Ulaşılmaz 2 saat önce Şikayet Et
    Sadece sosyal medyada değil meslek odalarının, kamu bankalarının da İnternet sitelerinden şikayetimizi ulaştıramıyoruz ya işlem başarısız uyarısı geliyor ya da kvk metni karşımıza çıkıyor bu metni kabul edip şikayet metnimize geri dönmek istiyoruz ama ana sayfaya yönlendiriliyoruz bunu 4 -5 kez tekrar etsekte aynı oluyor. Yani hiç şikayet edilmemiş ideal çalışıyor gibi.
    Cevapla
  • Serkan 3 saat önce Şikayet Et
    Kullanmayın sorun çözülsün, nsosyal kullanın
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Sakin 3 saat önce Şikayet Et
    Şikayet masal dolandırıcıyı şikayette bulunmana izin bile vermiyor değil kabul edip araştırmayı:))
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Zafer 4 saat önce Şikayet Et
    Eski adıyla twitter, ben de ülke düşmanı paylaşımları şikayet ediyordum, sonrasında hesabımı vatansever paylaşımlar yaptığım için süresiz kapattılar. Devletimiz gerekeni yapsa bunlar ülkemizden bir kuruş kazanamazlar, devlet büyüklerimiz bile bunları kullanıp prim veriyor.
    Cevapla Toplam 6 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat