Bitti kalem, doldu defter, bu alemde kral Lefter
- GİRİŞ04.01.2011 06:51
- GÜNCELLEME04.01.2011 06:51
İstanbul deyince aklıma
Stadyum gelir
Kanımın karıştığını duyarım ılık ılık
Memleketimin insanlarına
Daha fazla sokulmak isterim yanlarına
Ben de bağırırım birlikte
Avazım çıktığı kadar
Göğsümü gere gere
Ver Lefter'e yaz deftere*
Futbola Taksim Spor Kulübü’nde başlıyor. Sırasıyla Fenerbahçe, Fiorentina, Nice, tekrar Fenerbahçe ve AEK takımlarında oynuyor. Bedelliyi beklemeden! 1943-1947 yılları arasında 4 yıl süren askerlik görevini yerine getiriyor. Lefter Fenerbahçe ile İstanbul liginde 2 kez, Türkiye 1. Liginde 3 kez şampiyonluk yaşıyor. Zeki Rıza Sporel’den sonra en çok gol atan Fenerbahçeli futbolcu. Sporel 352 maçta 470 gol, Lefter 615 maçta 423 gol atıyor. Lefter futbol hayatı boyunca 832 gol atarak müthiş bir rekor kırıyor. 1951 yılında on yedi bin beş yüz lira alarak Fiorentina’ya transferi gerçekleşiyor. O zamanlar aldığı transfer ücretiyle İstanbul’da yüzlerce lüks daire alınabiliyor! Herhalde o dönem paraya çok değer verilmediğinden Lefter de har vurup harman savurma yöntemini tercih edenlerin saflarına katılıyor. İstanbul Ligi 1953-54 sezonunda gol kralı oluyor. Çok gol attığı için tribünlerde artık zamanıdır deyip;
“Tribünler inledi binlerce kere,
ver Lefter’e yaz deftere,
bitti kalem, doldu defter,
bu alemde kral Lefter” bestesini yapıyorlar.
Türk Milli takımında 9 kez kaptanlık yapan Lefter 50 kez giydiği ay yıldızlı formayla 21 gol atıyor. 50 kez milli olduğu için altın madalya alan ilk Türk futbolcusu olan Lefter’in bu unvanını uzun yıllar kimse elinden alamıyor. Türkiye 1. Liginde ilk penaltı atan futbolcu oluyor. Çok profesyonel, düşmeyi çok iyi bilen, topu mıknatıs gibi çeken Lefter, 1964 yılında futbolculuğu bırakıyor. Futbolu bırakamıyor çünkü Yunanistan’da Egaleo ve Güney Afrika’da Johannesburg takımlarında hem oynuyor hem de antrenörlük yapıyor. Daha sonra Samsunspor, Mersin İdman Yurdu ve Boluspor’da teknik direktörlük... Eee bu kadar meziyeti olan adamın heykeli dikilir. Dikilmiş de; 3 Mayıs 2009’da Kadıköy Kuşdili Parkı’na.
86 yıllık bir çınar. Büyükadalı. Lakabı Ordinaryüs. Baba Rum, anne Türk. 1925 yılında İstanbul’da doğmuş. Bütün zamanların en yetenekli golcülerinden biri. Türk futbol tarihinin vazgeçilmez ustalarından. Bugün tartışılan etnik kimliklerin tam ortasında bir yerlerde. Ülke karışadursun, o şimdi sağlık problemleriyle uğraşıyor. Allah acil şifalar versin. Lefter rahatsızlandığında Atina’ya giden Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticisi Murat Özaydınlı, kulüp müdürü Serkan Acar, Atina Büyükelçimiz Hasan Göğüş ve Pire Başkonsolosumuz Beyza Üntuna vefanın ne demek olduğunu güzel bir şekilde kanıtladılar.
İşte Lefter, işte biz... Transfer edilen futbolcunun imza töreninde elli bin kişilik stadı yıkıyoruz. Üç futbolcu transferi için havaalanını birbirine katıyoruz. Futbolcumuz bizden gitmesin diye kulübümüzü mesaj ve e-posta bombardımanına tutuyoruz. Sevdik mi tam seviyoruz. İlginçtir, bütün bunlara rağmen birbirimizden de nefret ediyoruz!
Lütfen futbolda şiddete son verelim. Lütfen!
***
*İstanbul Destanı, Bedri Rahmi Eyüboğlu
Not: Bu yazının yazıldığı saatlerde, Lefter hastaneden taburcu oldu ve kızı Aleka Balkan bir basın toplantısı yaparak babası ile ilgilenen herkese teşekkür etti. Kimler mi katıldı basın toplantısına?.. Beşiktaş Divan Kurulu üyesi Yalçın Karadeniz, Beşiktaşlı eski futbolcu Recep Adanır, Fenerbahçeli eski kaleci Şükrü Ersoy, Galatasaray’ın eski kaptanlarından Muzaffer Sipahi, Galatasaray Divan Kurulu üyesi Yılmaz Toköz güzel ülkemin vefalı dostları, ama ezeli rakipler. Kaptan’a geçmiş olsun diyorum.
Münir Üstün - Haber 7
munirustun@gmail.com
Yorumlar3