Tuzruhu değil takım ruhu
- GİRİŞ03.05.2011 10:40
- GÜNCELLEME03.05.2011 10:40
Philip Douglas Jackson 17 Eylül 1945 yılında Montana’da doğmuş. Basketbol kariyeri Kuzey Dakota Üniversitesi’nde okurken 1967 draftında New York Knicks kulübü tarafından seçilmesiyle başlamış. 1967-1978 yılları arasında New York Knicks’de 1978-1980 arası New Jersey Nets’de oynamış. New York Knicks ile 1970 ve 1973 yıllarında iki kez şampiyonluk yaşamış. 1981-1982 yıllarında Montana’da sağlık kulübü yöneticiliği yapmış ve bir kolejde basketbol dersleri vermiş.
1982-1984 yılları arasında CBA’de Albany Patroons takımını çalıştırırken “CBA bir vitrin ligiydi. Oyuncuların çoğu yirmilerinin başındaydı ve muhtelif sebeplerden NBA fırsatını kaçırmışlardı. Hayalleri NBA gözlemcileri tarafından fark edilmek ve parayı vurmaktı. Fakat ne zaman bu gerçekleşse takımda fesat çıkıyordu. Tam kazanmamız için son vuruşu yapacakken NBA aniden saldırır, en iyi oyuncularımızı toplar, geride kalanların da akıllarını yanında götürerek çeker giderlerdi.” diyor Phil Jackson.
Bu yıllarda Zen ve Kızılderili öğretilerini ve diğer dinleri araştırmaya başlıyor. Zen ve Kızılderili öğretileri hayatında ağırlık kazanıyor.
1984’de Porto Riko, Quebradillas’taki profesyonel bir basketbol takımının sahibinden bir yaz işi teklifi alıyor. Superior Basketbol ligi sezona hazırlık için düşünülmüş üç aylık ara ligin adı. Quebradillas’la çalışmaya başladıktan üç hafta sonra takımın süper starı Jackson’ın uyguladığı takım oyunu sistemini kabul etmiyor ve Jackson’ın işine son veriliyor. Fakat takımın sahibi Jackson’a başka bir seçenek daha sunuyor: Isabella Gallitos takımının koçluğu. Jackson işi mecburen kabul ediyor. Porto Riko’da koçluk yapmak, Kaos’la nasıl başa çıkılacağını öğretiyor Phil Jackson’a. Çünkü bütün maçlar olaylı geçiyor. Genellikle içkili olan taraftarlar erkenden toplanıp, bongo ve tumbayla büyük gürültüler çıkararak ve klakson çalarak etrafta dolaşıyor ve kavga çıkarıyor. Yaşadığı en dramatik olaylardan biri San German’daki bir maç esnasında meydana geliyor. Karşı takım taraftarı Phil Jackson’ın takımı Gallitos’tan nefret ediyor. Maç gecesi, mum yakıp ölmeleri için dua ediyorlar. Taraftarlar maçın başlamasına yakın potalardan birini kırıp eğlenmeye devam ediyorlar. Bu arada salondaki 5000 taraftar benzin istasyonunda tamir edilen potayı bekliyor. Pota bir türlü gelmek bilmeyince fırsat bu fırsat Phil Jackson zazen meditasyonu yapmak üzere soyunma odasına gidiyor. Tavandan sarkan kör bir ampülün aydınlattığı, duvarları rutubetli bir odaya yöneliyor. Oyuncular bu odadan hayalet varmışçasına korkuyorlar. Oyuncuların neden korktuklarını anlaması geç olmuyor tecrübeli koçun. Softbol büyüklüğünde bir tarantulanın, hemen bir karış yakınındaki duvardan aşağıya ağır ağır indiğini görünce odada oturuyor ve dev tarantulanın duvarda yavaş yavaş ilerleyişini izliyor. Kalkıp sahaya döndüğünde tedirginlik yerini rahatlığa bırakıyor. Kaosu ve onunla başa çıkmayı o gün onca tecrübeden sonra öğreniyor.
1984-1985 sezonunda CBA’de Albany Patroons’la şampiyonluk yaşıyor ve yılın koçu unvanını alıyor. 1989-1998 yılları arasında efsanevi Chicago Bulls takımını çalıştırarak şimdiki şöhretini yakalıyor.
Lakabı Zen Master (Akıl Oyunları Ustası). NBA’in efsane antrenörlerinden biridir. Kendisine yaşayan efsane’de denebilir. 1999-2004 ve 2005-halen Los Angeles Lakers’ın koçluğunu yapmaktadır. 1991, 1992, 1993, 1996, 1997, 1998 senelerinde Chicago Bulls’la 2000, 2001, 2002, 2009 ve 2010 yıllarında Los Angeles Lakers takımı toplam 11 NBA şampiyonluğu yaşamıştır. 1996 yılında NBA yılın koçu ödülünü kazanmıştır. NBA tarihinin en çok şampiyon olan koçu’dur. NBA’de birçok alanda “EN”leri başarmış bir koç olarak NBA tarihine geçmiştir. Phil Jackson’ın başarısı tesadüf değildir. İnançlı, akıllı ve azimli bir adamdır. Phil Jackson’ı tarif eden bir olayı kendi kaleminden okuyalım.
“Sheri L. Berto Merkezi’ndeki odamız bir epifani için hazırlanmışçasına müthiş bir atmosfere sahipti. Yıllardır topladığım Kızılderili totemleri ve diğer sembolik objelerle bezenmiş Chicago Bulls’un gizli, kutsal bir yeriydi bu mekan. Bir duvarında tahta bir okla tutturulmuş biri Lokota Sioux duası, diğerindeyse gücü ve bilgeliği simgelediğini öğrendiğim ucunda ayı pençesi bulunan bir kolye asılıydı. Odada aynı zamanda bir baykuş tüyü (denge ve ahenk getirmesi için), yüce mistik savaşçı Çılgın At’ın hikayesini resmeden bir tablo ve anavatanı Wisconsin olan beyaz bufalo yavrusunun fotoğrafları bulunuyordu. Sioux kabilesi için refahın ve şansın sembolü beyaz bufalo hayvanların en kutsalıdır.
Bu odayı bu şekilde hazırlatmamın nedeni, her yıl hazırlık kampının başından playoff’ların son düdüğü çalana kadarki serüvenimizin ne kadar kutsal bir anlam taşıdığını oyuncularıma göstermekti. Burası medyanın bunaltıcı ilgisi ve dış dünyanın katı gerçeklerinin uzağında, oyuncularla antrenörlerin bir araya gelerek akıllarını ve gönüllerini mücadele için hazırladıkları kutsal bir sığınaktı. Takım ruhunu burada kazanıyordu.”*
Düşünsenize ülkemizde bir antrenörün bu uygulamayı devreye sokması halinde başına neler gelebileceğini!
*Kutsal Çemberler, Phil Jackson, Çeviren: Nazmiye Gül, MaviAğaç Kültür Sanat Yayıncılık, 2006
Münir Üstün - Haber 7
munirustun@gmail.com
Yorumlar1