Nedir bu kadar bizi birbirimize düşüren?

  • GİRİŞ22.11.2011 07:21
  • GÜNCELLEME22.11.2011 07:21

Seyirci Rezaleti!

Demokrasi nedir?

Demokrasi, bir yönetim biçimidir. Bir kurum, kuruluş ya da topluluktaki ve genellikle bir ülkedeki tüm üye veya vatandaşların, organizasyon veya devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir yönetim biçimidir. Genellikle devlet yönetim biçimi olarak değerlendirilmesine rağmen, üniversiteler, işçi ve işveren organizasyonları ve bazı diğer sivil kurum ve kuruluşlarda demokrasi ile yönetilebilirler.

Hoş geldiniz demokratik ve özgürlükçü ülkeme! Sevgili Nuri Bilge Ceylan’ın dediği gibi “Benim yalnız ve güzel, tutku içinde sevdiğim ülkem.”

Hepimiz bu ülkeyi “tutku” ile seviyoruz ve bu ülkeye bağlıyız. Ama bizim ülkemizde öyle kararlar alınıyor ki sonucunda yalnızlaştırılıyor, sesimizi duyurmak için ağzımızı bozuyor, psikolojisi bozulmuş insanlar gibi şiddete başvurmaya başlıyoruz.

Beş büyük takımın başkanları deplasman maçlarına seyirci götürmeyi yasaklıyorlar. Bu yasaklamayı Devlet yapmıyor.

Dernek statüsünde olan özgürlükçü, para kazanmayı şiar edinmiş, büyük statlar yapan, milyon dolarlara taraftarlara takımlarının formalarını, malzemelerini, kombine biletlerini satan, hiçbir konuda ortak fikir beyan edemeyen, yenilik getiremeyen, barış ve kardeşlik hakkında mesaj veremeyen büyüklerimiz yapıyor.

Tuhaf işler oluyor bu ülkede...

Türkiye’de futbol terörü denen hadise nasıl biter ve bu şiddetin önüne nasıl geçilir diye araştıran yok. Memlekette o kadar çok psikolog var, psikiyatr var, profesör var, eğitimci var ama kimse bu insanların değerli fikirlerini almıyor. Kulüpler teknik ekiplerinin içerisine bu eğitimcileri almadığı gibi takım TV’lerinin programlarında da yer vermiyor.

Nedir bu kadar bizi birbirimize düşüren? Galatasaray ve Fenerbahçe düşmanlığı nereye kadar gider? Beşiktaş Bursa holiganlığı kaç yıl daha devam edecek? Trabzon neden çok gergin? Neyi paylaşamıyoruz?

Sanırım paranın çok döndüğü sektörlerde problemler çoğalıyor. Futbol spordan ve eğlenceden çok bir sektör haline geldi. O kadar çok para dönmeye başladı ki devlet eliyle Spor Toto,  İddaa gibi organizasyonlar peydah oldu. Para gelsin de nasıl gelirse gelsin mantığı işlemeye başladı. Bu mantık işledikçe daha çok araba kurşunlanması ve şike operasyonları görürüz.

Futbol Kulüplerimizin teknik yönetim şemasının içerisine psikologlar almaları şart gibi gözüküyor. Volkan Demirel, Eboue, Emre Belözoğlu gibi futbolcuları gördükçe bunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz.

Bu futbolcular bu maçları ve takvimi kaldıramıyorlar. Futbol sadece bir oyun deyip bu olayı bu kadar küçük gören değerli ülkemin değerli basın mensupları; Türkiye’de futbol sadece bir spor ve oyun değil anlayın artık. Futbol bir endüstri, futbol büyük gelirlerin ve paranın konuşulduğu bir sanayi, futbol milyon avroların döndüğü bir ekonomi. Eminim bunların hepsini çok iyi biliyorsunuz fakat eyyamcılık yapmayı, iki yüzlü oynamayı bir türlü bırakamıyorsunuz.

Spor Medyası yeniden yapılanmalıdır. Sorumlu bir gazetecilik örneği verin artık. Sporda şiddetin bitmesi için Medya, Kulüpler, Üniversiteler, Psikologlar ortak hareket etmelidir. Hem takımların hem taraftarların hem de Medya’nın psikolojik desteğe ihtiyaçları olduğu kesin!

Bu haberin ekinde göreceğiniz fotoğraf futbolun aslında sadece ekonomi olduğunun en büyük kanıtıdır.

kullan

Galatasaray ve Fenerbahçe mağazalarının yan yana olduğunu görünce aklıma gelen ilk şey şu oldu!

Bu mağazaların sahibi kesin Barcelona taraftarıdır!

Münir Üstün - Haber7
munirustun@gmail.com

Yorumlar1

  • Hüseyin UĞURLU 14 yıl önce Şikayet Et
    en .... holiganlar nerede. spora siyaset karıştıran haliganlar konyalılar ve bursalılardır ben galatasarylıydım bundan sonra Beşiktaşlıyım
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat