Yazıklar olsun...
- GİRİŞ06.12.2011 09:58
- GÜNCELLEME06.12.2011 09:58
Büyük derbi geldi çattı. Şartlar anormal, Türk futbolu büyük bir kaosun eşiğinde. Temmuz ayından beri ne oldu ne olacak sorularının ve şüphelerinin eşiğinde zor günler geçiriyoruz. Toplumun bütün kesimleri şike soruşturmasının neticelenmesini bekliyor. İddianame yazıldı… Kabul edilecek mi? Edilmeyecek mi? Bundan sonra ne olacak? İddianamede ki suçlamalara karşı nasıl bir savunma yapılacak? Sporla ilgili insanların bu ithamlarla ne işi olabilir? Herkesin kafasında binlerce soru var…
Tadımız tuzumuz kalmadı!
Oysa biz Çarşamba günü oynanacak Galatasaray – Fenerbahçe derbisine hep birlikte gitseydik… Fenerbahçe taraftarı da gelseydi… Fenerbahçeli kardeşlerimizle birlikte yan yana oturup bu derbi heyecanını paylaşabilseydik… Aynı mahallemizde, iş yerimizde, kahvede, lokantada ve sokakta paylaştığımız gibi. Ama nerede o günler. Biz bu güzellikleri asla yaşayamayacağız. Çünkü biz statlarda birbirimizden nefret ediyoruz. Oysa ki başka ortamlarda tam tersine seviyoruz ve savunuyoruz birbirimizi.
Rekabet statlardan taşınca problemler büyüdü. Futbol ekonomisinin büyüklüğü, işin içine giren milyon dolarlar, futbolcu transferleri, forma satışları, kombine, bilet derken kapitalizmin çılgın kollarında bulduk kendimizi.
Bunlarda yetmezmiş gibi İDDAA ve BAHİS şirketleri türedi… İşin içerisine bir KUMAR girmemişti oda girdi… Taraftardan sonra futbolcu ve yöneticileri de para kazanma hırsı bürüdü. Trabzon’da yaşananlar, İstanbul’da yaşananlar sporseverleri kahretmeye yetti.
Oysa bizler ailemizle, çocuklarımızla maça gitmek istiyorduk. Statlarda çılgınca tezahürat etmek ve eğlenmek istiyorduk. Gol görmek, iyi oyun izlemek, futbolun sadece futbol olduğunu bilmek istiyorduk. Sabri’ye yaptığı kötü ortalardan sonra gülmek, Alex’in kırdığı belleri görmek ve Quaresma’nın trivela vuruşlarına hasta olmak istiyorduk.
Çok şey istemişiz…
Ağzımızın tadını kaçırdılar…
Yazıklar olsun…
Münir Üstün - Haber7
munirustun@gmail.com
Yorumlar4