Küçük dünyamızın büyük derbisi!
- GİRİŞ09.12.2011 09:39
- GÜNCELLEME09.12.2011 09:39
Bir tarafta endişeli Galatasaray taraftarı, bir tarafta kendinden emin, 7 yıldır rakibine yenilmeyen Fenerbahçe taraftarı. Facebook, Twitter, aklınıza gelen bütün sosyal medyada, dost sohbetlerinde, kahvede, evde, iş yerinde bir hafta boyunca bu derbi maçı konuşuldu.
Fener-Cimbom derbisi biz Türklerin gündemindeydi, ama dünyada başka umursayan yoktu. Alman, İtalyan, İngiliz yayıncı kuruluşlarının gündeminde yoktu. Guardian, Corrierra Della Sera, Le Monde spor sayfalarında yer ayırmamıştı bu derbiye. Küçük dünyamızın büyük derbisi. Abarttığımız, tartıştığımız ve uğruna dilimizi döktüğümüz Galatasaray – Fenerbahçe maçının etkisi sadece Türkiye sınırlarında geçerli... Sadece bizi ilgilendiriyor. Küçük görme demeyin! Elbette küçük görmüyorum ama bu karşılaşmayı ligleri daha kıymetli ülkeler yayınlasın istediğim bunları yazıyorum.
İyi transferler, iyi futbol, iyi altyapı, kendine güvenen teknik direktör ve futbolculardan geçiyor bu işin formülü... Tabii liginizin kaliteli olması lazım. Yoksa laf-ı güzaftan öteye geçemeyiz.
7 Aralık Çarşamba gecesi TT Arena’da ne oldu? Fatih Terim, Aykut Kocaman’ı yendi. Daha cesur teknik direktör, korkak teknik direktörü ilk yarı sahadan sildi. Galatasaray hızlı başladı karşılaşmaya. İlk 20 dakikada 3 gol pozisyonu ürettiler. Daha sonra girdikleri pozisyonları ise gole çevirmeyi bildiler.
İkinci yarı biraz yürekli olan Aykut Kocaman, Stoch’u oyuna aldı ve ikinci yarının ilk 20 dakikası boyunca gol aradı Galatasaray kalesinde. Golü de buluyorlardı, ama direkler izin vermedi.
Fatih Terim büyük risk alarak Semih ve Emre Çolak’ı ilk on birde oynattı. Futbolcuyu kazanmak üzerine oynadı ve iki iyi futbolcuyu hem Fatih Hoca hem de Galatasaray kazandı. Elmander ve Baros ileri ikilide görevlerini eksiksiz yerine getirdiler. Galatasaray defansı günündeydi. Muslera’ya iş düşmedi, çünkü top gelmedi.
Fenerbahçe’de Yobo iyi oynadı. Bilica zaten bu takımın futbolcusu değil. Gökhan Gönül’ün kafası karışık. Emre Belözoğlu beklenenden kötü bir performans çıkardı. Fenerbahçe’nin kaptanı Alex sahada pek yoktu. Ama Alex sadece futbolcu değil iyi bir insan. Futbol oynuyor, tekme yiyor ama sesi çıkmıyor. Efendiliğinden asla taviz vermiyor.
Galatasaray taraftarları maça iyi konsantre olmuşlardı. Maç başında göze hoş gelen ne varsa yaptılar. Bu maçın tek eksiği Fenerbahçe taraftarının olmamasıydı.
Sonuçta maçı hakeden takım Galatasaray’dı ve 3-1 kazandı.
Münir Üstün - Haber7
munirustun@gmail.com
Yorumlar2