Hekimin Canı Değil ama Cüzdanı mı Önemli?
- GİRİŞ11.02.2022 11:40
- GÜNCELLEME11.02.2022 11:43
2015’in başında PKK, Diyarbakır Sur’da hendek terörünün fitlini ateşlemek için örgütlenmeye gitmişti. Diyarbakır’ın birçok bölgesinde HDP ve tabela partisi DBP de eş güdümlü olarak aynı hazırlığın içindeydi.
Örgütün saha elemanları yolları kesiyor, sözde kimlik kontrolü adı altında halka propaganda yapılıyordu.
1 Eylül 2015 günü terör örgütünün sözde orta saha sorumlusu Numan kod adlı Hejar Çelik, sözde Özel Kuvvetler Sorumlusu Porsipi kod adlı İshak Özçaktu Kulp ile Lice ilçesi arasındaki Yapraklı Köyü yakınlarında yolu kesme talimatı verdi.
Silahlı bir grup PKK’lı, durdukları araçtakilere kimlik kontrolü ile örgüt propagandası yaptı. Bu sırada Kulp’tan Diyarbakır yönüne gelen 26 yaşındaki genç doktor Abdullah Biroğul, yolun kesildiğini görünce aracıyla geri dönüp kaçmaya çalıştı. PKK’lılar, uzun namlulu silahlarla ateş açtı.
Doktor Abdullah Biroğul başından ve vücudunun çeşitli yerlerinden yara aldı. Genç hekim olay yerinde hayatını kaybetti. 112 acil servis ekipleri bile teröristlerin ateşine maruz kaldı ve alana giremedi. Biroğul, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 2013 mezunu ve Diyarbakır doğumlu idi.
Katledilen kardeşimiz Kürt’tü. 2013 yılında yapılan 53. Dönem Devlet Hizmeti Kurasında ilk tercihi Diyarbakır’dı, sağlık hizmetinin zayıf olduğu köylere gitmek istiyordu. Bu kapsamda Diyarbakır Kulp İlçesi Toplum Sağlığı Merkezi’ne atanmıştı.
Hekim kardeşimiz sessiz sedasız bir törenle defnedildi.
Sağlık Bakanlığı saldırıyı lanetledi, Mehmetçik failleri bulup cezalandırmaya yemin etti.
Peki hekimlerin maaşından (mecburi) komisyon alan, meslek mensuplarının hakkını, hukukunu savunmakla yükümlü, isminin önünde Türk ifadesini bulunan TTB ne yaptı?
TTB Merkez Yürütme Konseyi aynı gün “Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde görevli meslektaşımız Dr. Abdullah Biroğul, kendi aracıyla seyir halinde iken uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir. Mevcut çatışma ve şiddet ortamını tırmandıran herkes Dr. Abdullah Biroğul’un katlinden sorumludur. Sağlık emekçilerini hedef alan, sağlık kurumlarını işlemez hale getiren, halkın sağlık hizmetlerine erişim hakkını engellemeye varan bu şiddet ortamı, ülkemizin tarihine yazılan kapkara bir leke olarak anılacaktır” açıklamasını yayınladı.
Katile “PKK” dahi diyemediler. “Teröristler” ifadesini kullanmaya bile yanaşmadılar.
“Şiddet ortamını tırmandıran herkes” diyerek devletinde bu vahşetten sorumlu olduğu imasında bulundular.
Doktor, hemşire, sağlık personeli katledip ambulans tarayan teröristler, o günlerde HDP ve tabela partisi DBP’nin ilan etmeye hazırlandığı sözde öz yönetim alanlarına zemin hazırlıyordu.
Bugünlerde ise aynı TTB, doktor katleden örgütü kutsayan siyasi partiyle iş tutup, CHP’yi de kuyruğuna takıp sağlık sistemini çökertmek istiyor.
TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı HDP’yi ziyaret edip, “Türkiye’nin sağlık sistemini HDP ile birlikte kuracağız” açıklamasını yapıyor.
Sağlık Bakanlığı maske, mesafe, aşı, şehir hastaneleri, salgının getirdiği büyük yükle boğuşurken, TTB’ciler hastane hastane gezip hekimleri iş bırakmaya davet ediyor.
Şu an, bugün bile İstanbul, Ankara, İzmir’deki kamu hastanelerinde yoğun bir şekilde kulis yapıyorlar.
“Hekimleri, teröristler öldürebilir bu bizi ilgilendirmez, biz maaşlara bakıyoruz” kafası denilebilir. Birileri bu tuzağa düşebilir ama olay özlük haklarının çok ötesinde..
Amaçlarını biliyoruz biz..
Hastanelerde iş yavaşlatıp, hatta günler süren eylemler yaptırıp AK Parti hükümetinin 20 yılda inşa ettiği sistemi bozmayı, tıkır tıkır dönen çarka çomak sokmayı hedefliyorlar.
Halkla devleti karşı karşıya getirmeyi amaçlıyorlar.
Sağlık Bakanlığı, İl Sağlık Müdürlükleri eliyle bu operasyona karşı direnç göstermeli.
Sözcü, Birgün, Cumhuriyet gibi yandaşlara hedef olmamak için susup meselenin üstünü örten bürokratlara da kapı gösterilmeli. Sadece hekimler değil, ambulans şoföründen hasta bakıcısına, santral görevlisinden kapıdaki güvenliğe kadar, herkesin derdiyle dertlenecek yöneticilerle çalışılmalı.
Bu görevi hakkıyla yerine getirecek onlarca tecrübeli hekim biliyorum, bunu bakanlık da biliyor. Ha bu arada, TTB HDP ile iş tutarken, bu devlet, şehit doktorumuz Abdullah ve ailesine verdiği sözü de tuttu. Genç doktorun katilleri Numan kod adlı Hejar Çelik ile sözde Özel Kuvvetler Sorumlusu Porsipi kod adlı İshak Özçaktu, Diyarbakır Lice kırsalında öldürdü.
Selametle..
Yorumlar3