Sahi sizin Osman ne iş yapıyordu?
- GİRİŞ01.04.2022 11:12
- GÜNCELLEME01.04.2022 11:18
2018 yerel seçimlerinin hemen öncesiydi..
Gazeteci-Yazar Sabri Balaman’ın moderatörlüğünde Akit TV’deki Ters Kutuplar programındaydık. Gazeteci Ali Tarakçı ile birlikte Ekrem İmamoğlu’nun adaylığını konuşuyorduk. Ali bey, Ekrem İmamoğlu için “Bir hikâyesi var” dedi.
Gündemin nabzını iyi tutan bir gazetecidir, ilk defa onun ağzından duydum bu ifadeyi.
Sonra yaygınlaştı..
Ekrem beyin o başarı hikâyesinin ne olduğu aylar sonra ortaya çıktı.
Bir iki kreş ve Makaryos heykeli..
Saadet’i, HDP’si, İP’i, CHP’si toplandı..
Bir dolap döndü ve “o başarı hikayesi”ne İstanbul’u teslim ettiler.
Mahmut Hoca’nın Hababam Sınıfı’na, “kopya çektiğinizi biliyorum ama madem kanıtlayamadık o zaman yapacak bir şey yok sınav geçerlidir” dediği gibi..
Eh madem öyle görelim o hikâye İstanbul’a neler yapacak dedik..
Kayak tatilleri, yat sefaları, ulaşıma ayrılmayan milyonların konserlere aktarılması, Adalar’daki atların öldürülmesi, otobüslerin yanması, metro tünellerinin toprakla doldurulması, açılış yapmama törenleri, deprem bütçesinin sıfırlanması, borç alımını ihraç diye yutturma operasyonları, karla mücadeledeki beceriksizlik sonucu İstanbul’un felakete sürüklenmesi, balıkçı sefası ve dahası..
Dikkat edin her skandal sonrası, çıkıp özür dilemek yerine rezaletin üstünü örtmeye çalıştılar.
Ve İmamoğlu’na en büyük zararı da çevresindeki Karanlık Odacılar verdi.
Eminönü su altında kalınca, gözler başkanı aradı. Beyimiz tatilde çıkınca Karanlık Odacıları devreye girdi.
“Bana bir suikast yaz oradan” kıvamında bir mektup patladı.
Sözcü, Birgün, Cumhuriyet, Fox ve diğerleri yazdı çizdi..
CHP açıklama üstüne açıklama yapıp, AK Parti Hükümetini ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu hedef aldı. Soylu bizzat ilgilendi, üstüne gitti olayın..
Faili Ankara’da yakalandı ve CHP’li çıktı. Bir anda suspus oldular.
Meteoroloji günlerce uyardı..
“Kar geliyor, şu saatte, şu dakikada yağacak” denildi.
İBB yollara iki avuç tuz atamadı, İstanbul’un göbeğinde araçlar mahsur kaldı.
Büyükşehir’in beceriksizliği yüzünden Arnavutköy-Habipler yolu kapandı. Hastaneye yetiştirilemeyen bir vatandaş hayatını kaybetti.
İstanbullu kar altında can çekişirken, Ekrem Başkanın kar küreme aracını önüne katıp ünlü bir balıkçıya gittiği ve İngiliz Büyükelçisiyle bir araya geldiği iddia edildi.
Buluşma önce yalanlandı..
Danışmanı Murat Ongun, millete hakaretler yağdırdı.
Gazeteci Cengiz Alçayır bir kare fotoğrafla rezaleti ifşa etti.
İstanbul’daymış gibi mesaj atan danışmanın Cenevre’de tatil yaptığı, İmamoğlu’nun da balıkçıda keyif çattığı ortaya çıktı.
Sonra video görüntüleri de deşifre olunca, “pardon özür dileriz” dahi demediler.
“Bu görüntüleri kim servis etti suç işleniyor” diyecek kadar yüzsüzleştiler.
CHP yönetimi üstünü örtmek istese de, millet yutmadı ucuz numarayı. Kemikleşmiş CHP kitlesi dahi tepki gösterdi.
Bir de üzerine makam gemisi skandalı patlayınca..
“Bir şey yapmalıyız, unutturmalıyız, yerle bir olan algıyı yeniden toparlamalıyız” dediler.
Karanlık Odacıların saksısı çalışmaya başladı yine..
Firari Zekeriya Öz’ün “Osman’ım” dediği Danıştay cinayetinin faillerinden Osman Yıldırım girdi devreye. Patlattılar yine bir suikast mektubunu..
Karanlık Oda’nın Cumhuriyet’e yerleştirdiği nokta ile virgül “İmamoğlu’na suikast” başlığıyla yaktı işaret fişeğini..
Yine aynı koro başladı yaygaraya, “suikast iddiası çok ciddi”, “önlem alınmayacak mı” falan filan..
İmamoğlu’nun avukatı da Osman Yıldırım’ın mektubuyla koştu savcılığa..
Ki hakkıdır bir şey demiyorum, varsa bir iddia elbette araştırılmalı. Gereken neyse yapılmalı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da tam olarak bunu yaptı. Soruşturdu ve bir şey çıkmayınca takipsizlik verdi.
“Suikast planının üstü örtülüyor”, “vahim iddiaların üzerine gidilmiyor” demeye başladılar.
Geldikleri noktaya bakar mısınız?
Bir başarı hikayesi yazacaklardı.. “Osman’ım”ın senaryosuna takıldı.
Daha düne kadar “pez..” diyerek hakaret ettikleri Osman Yıldırım’ın ağzına bakar oldular.
Şaka falan değil Ergenekon davasında yargılanırken “Osman Yıldırım denen şahıs kendi öz yeğenini pazarlamaktan sabıkalı” diyorlardı.
Şimdi o “pez...” dedikleri adamın sözüne itibar edip, bu ülkenin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’yı hedef alıyorlar.
Başarı hikâyelerine ilişkin okuyacak tek satır bulamayınca, “Osman’ım”ın mektubunu okuyorlar.
Ne diyelim.. Allah sizi birlikte haşretsin.
Selametle..
Yeni Akit
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol