MAGA ve MASA denkleminde yeni dünya düzeni

  • GİRİŞ19.03.2026 08:49
  • GÜNCELLEME19.03.2026 08:49

Üçüncü Dünya Savaşı, görünenin dışında iki büyük cephede bütün hızıyla devam ediyor.

Cephenin bir yakasında MAGA’cılar var.

Hani “ABD’yi yeniden büyük yapalım” parolasıyla yola çıkan, “Barış” sloganlarıyla ülkelerinde seçim kazanan ve en kısa sürede coğrafyalardan ellerini çekerek “Büyük Amerika”ya odaklanacaklarını söyleyen MAGA’cılar…

Başını Donald Trump’ın çektiği bu pervasız güruh, çok geçmeden çark etti.

MAGA’cılar ya yolunu kaybettiler ya da seçimlerden önce takiyye yaparak gizledikleri gerçek yüzlerini sonradan göstermeye başladılar.

Sürekli fikir değiştirme ve kendisini yalanlama huyuyla şöhret bulan Trump, başta imanı olmak üzere olanca imkanlarıyla İsrail’in din adına öne sürdüğü hurafe ve hezeyanların safında yer tutmaktan bir an olsun geri durmadı. Bu sayede Trump hem Beyaz Saray’ı kutsal bir ayin merkezi haline getirdi hem de İsrail’e sağladığı sınırsız teknolojik destekle on binlerce çocuk ve masumun hunharca katledilme günahına bilfiil ortak oldu.

MAGA’cılar, iddialarının aksine ABD dışında her yere konuşlandıkları gibi ABD çıkarına olacak her şeyle çok yakından ilgilenme yolunu seçtiler.

Üçkağıtçı bir tüccar kurnazlığıyla ABD’yi yönetip dünyaya tahakküm kurmaya çalışan Trump, şimdilerde, İsrail’in sapkın ideallerine göbekten biat etmiş bir korsan edasıyla hareket ediyor. Yer kürenin hangi köşesinde olursa olsun kısa ve uzun vadede ABD’ye gelir getirecek her mekâna sorgusuz sualsiz konuyor, her stratejik noktaya çöküyor. Üstelik şimdiye kadar görülmemiş bir küstahlık ve kabadayılıkla yapıyor bunu. Bu hususta ne kural dinliyor ne de kanun…

Latin Amerika’dan başlayıp Grönland’a uzanan ve Ortadoğu’ya sıçrayarak alev sarmalına dönen bu sancılı süreç bize gösteriyor ki Derin ABD, yüz yıllık planlarını gerçekleştirmeye çok yakın.

Vakt-i zamanında Yunanistan, Güney Kıbrıs, Suriye, Irak, Direniş Ekseni ve içerdeki FETÖ’cükleri marifetiyle Türkiye’yi ablukaya alıp boğmaya yeltenen Derin ABD, bunda başarılı olamayınca rotayı Suriye ve Lübnan’da kolları kırılan, uzun yıllardır ambargo altındaki İran’a çevirdi. Önce İran’ın üzerindeki Azerbaycan ve Ermenistan’ı Trump koridoruyla birbirine bağladı. Ardından ne olur ne olmaz diye Kazakistan’ı İbrahim anlaşmasıyla sinsice düğümledi. İran’a müdahaleden bir gün önce Afganistan-Pakistan’ı mahirce dövüştürdü. Artık İran’a destek olabilecek bütün kapılar birbiri ardına kapanmışken bu ülkeye yapılacak operasyonun bütün yolları da açılmıştı.

Biz zannediyorduk ki Trump, derin ABD’ye rağmen başkan seçildi.

İlk izlenimler de bunu doğruluyordu aslında. Gelin görün ki şimdilerde Derin ABD, Trump ile kol kola bütün projelerini hayata geçirme yolunda emin adımlarla ilerliyor. İktidara geldiğinde bırakın İran’la savaşmayı söz sahibi olmadığı barış sayılarıyla övünmeyi marifet sayan Trump’ın kapitalize olmuş zihnini bir yandan Latin Amerika ülkeleriyle İran’ın doğal kaynaklarına öte taraftan Grönland ve Hürmüz gibi stratejik noktalara hız kesmeden yöneltmeyi başaran Derin ABD, uzun yıllardan beri yolunu gözlediği şahin bir başkana nihayet kavuştu diyebiliriz rahatlıkla.

MAGA’cıların iki kırmızı çizgiye sahip oldukları görünüyor. Bunlardan ilki her koşulda Soykırımcı İsrail’in güvenliği ile yayılmacılığını garanti altına almak, diğeri ise dünyanın doğal kaynaklarına kapaklanmak.

Bunlar için masum insanlar ölmüş, çocuklar vurulmuş, gazeteci-doktor-öğretmen şehit olmuş, çevre zarar görmüş, sular kirlenmiş, kutsallar incinmiş ya da kanunlar delinmiş… Hiçbirinin hiçbir önemi yok. Âli çıkarları için kendilerinden uzaktaki herhangi bir yere gerekirse gözünü kırpmadan nükleer bomba bile atabilecek zihniyette bunlar. Bunu yapmışlıkları da var zaten. Menfaatleri için dünyayı yakarlar ya da kendi yumurtalarını pişirebilmek için komşu evini ateşe vermekten geri durmazlar.

İran, MAGA’cıları şaşkına çeviren bir direniş sergiliyor.

Evvelemirde şartlar biraz daha dengeli seyretmiş olsaydı İran, olanca tarihi ve kültürel birikiminin zekatıyla iki buçuk asırlık ABD ile yarım asırlık korsan İsrail’i Hürmüz Boğazı’nın petrol kokan sularının dibine uhulet ve suhuletle postalardı. Yine de yaşamış olduğu bütün talihsiz gelişmelere rağmen İran, petrol kokusuyla kafayı bulan Trump’ı petrol kuyularına hapsetmeye çok yakın görünüyor. Bu durum cephenin diğer yakasına bağlı biraz da.      

Cephenin öte yakasında ise MASA’cılar var.

MASA’cılar, dünyanın neresinde ve kimler arasında olursa olsun bir karışıklık çıktığı anda hemen devreye girerler. Sorunları diplomasi yoluyla masada çözmeye koyulurlar. Bunlar tavırlarını savaştan değil her daim barıştan yana koyarlar. Dini, dili, ırkı, rengi ne olursa olsun insana değer verir, kimseyi kimseden üstün görmezler.

Bunların öncülüğünü Türkiye Cumhuriyeti yapıyor.

NATO’ya üye olmasına rağmen Ukrayna meselesinde ABD ve NATO ülkeleri Rusya’ya topyekûn savaş açtığında tarafları bir araya getiren ve barışa ramak kala çabaları çalınsa da hala masadan ve diplomasiden yana net tavrını koruyan tek ülke, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tam bir güven ve istikrar adası haline gelmiş Türkiye’dir.

Türkiye’nin bu tavrı bütün dünya ülkelerini az ya da çok etkiliyor.

İran meselesinde İspanya’nın takındığı onurlu duruştan tutun da bugün NATO ülkelerinin çoğunun ABD’nin ortak saldırı çağrılarına olumsuz karşılık vermelerine kadar hemen hepsinde Türkiye’nin tavizsiz masa, diplomasi ve barış taraftarı tutumunun etkileri var kuşkusuz. Aynı zamanda Türkiye’nin güçlü devlet geleneği sayesinde, İsrail-ABD A.Ş’tinin olası bir Sünni-Şii çatışması, İran’da iç savaş ya da Türkiye’yi savaşa çekme tahrikleri gibi ayak oyunlarını boşa çıkaran girişimleri de MASA’cıları oldukça cesaretlendiriyor.

Yüzyılın yeniden teşekkül ettiği bu günlerde dünyanın doğal kaynaklarına hiçbir kural tanımadan kabadayılıkla çökerek gücünü korumaya çalışan MAGA’cıların uykuları, başını Türkiye’nin çektiği MASA’cılar çoğaldıkça iyice kaçmaya başladı.

Buna İran’ın olağanüstü direnci ile ABD’nin çatlamaya başlayan iç cephesinin dramatik görüntüleri de eklenince MAGA’cıları önümüzdeki günlerde kâbus dolu geceler bekliyor olacak. Öyle görünüyor ki MAGA’cıları uykusundan uyandırmak ve bu kâbusu sonlandırmak çarkçı Trump’a düşecek;

“Biz kazandık, İran’ı mahvettik, bütün liderlerini öldürdük ve eve döndük…”

Bu cümleler kulaklara hiç yabancı değil zira.

Mürsel Gündoğdu/ Haber7

murselgundogdu@gmail.com

Yorumlar1

  • Ersever 33 dakika önce Şikayet Et
    Bu siyonist ler dünyayı zehirliyor ve kan gölüne dönderiyor. Her kılığa giriyorlar. İnsanlık bunlardan kurtulmalı.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat