MEB, yaz tatilinde de çocuklarımızın yanında

  • GİRİŞ02.07.2026 08:40
  • GÜNCELLEME02.07.2026 08:40

Yoğun ve oldukça yorucu bir dönemin ardından okullar eğitim öğretime kapılarını kapadılar. Yıl boyu okul yollarını sabır ve özveriyle aşındıran çocuklarımız ise yaz tatiline girerek gönüllerince eğlenmeyi ve doyasıya dinlenmeyi hak ettiler.

Gelin görün ki çocuk ve gençlerimiz kadar bu tatil dönemini iple çeken başka mecralar da var.

Her geçen gün kendisini daha da yenileyip geliştiren dijital ekranlar, sosyal medya ortamları ve sanal oyunlar bunların başında geliyor. Dijital ortamlarda daha eğlenceli vakit geçirmek üzere tasarlanmış bu mecralar göz bebeklerimiz olan çocukları sadece gerçek dünyadan koparmakla kalmıyor aynı zamanda sınırları belli olmayan devasa alanlarla dipsiz kuyularda her türlü tehdit ve tehlikeye açık hale getiriyorlar.

Dijital mecraların özensiz ve kontrolsüz kullanımı gençlerimiz açısından günümüz dünyasında en büyük handikapların başında geliyor.

Geçen gün Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 17 yaşındaki bir çocuğumuzun, 16 yaşındaki bir başka çocuk tarafından bıçaklanıp ağır yaralanmasının altında yatan gerçek nedenin 17 yaşındaki gencin 16 yaşındaki diğer gencin kız arkadaşının sosyal medya paylaşımına yaptığı beğeni olduğunu düşündüğümüzde bu sanal ortamların ne tür tehdit ve tehlikelere kapı araladığı hemen anlaşılır.

Tatil dönemiyle birlikte kesintisiz hizmet kapılarını ardına kadar açan dijital mecralar, gençlerimizin sadece gerçeklik algısını zayıflatmakla kalmıyor aynı zamanda onların fizik ve ruh sağlıklarını da tehdit ediyor.

Okul dönemlerinde derslere akıllı cihazlarla girmenin kısıtlanması sebebiyle hafta içlerinde bir nebze olsun nefes alma imkanına kavuşan gençlerimiz, yaz tatilinin gelmesiyle bu cihazlara kesintisiz ve süresiz ulaşım sağlayabiliyor. Artık bu noktada görev ailelere düşüyor. Zira saatler süren amaçsız ekran kullanımının çocuklar üzerinde bıraktığı olumsuz etki yalnızca zaman kaybıyla sınırlı kalmıyor. Bu durum çocuklarımızda kalıcı fiziksel ve psikolojik sorunlara da neden oluyor.

Sağlıklı, dengeli ve mutlu çocuklarımızın sayısı hızla azalıyor.

Kontrolsüz ekran kullanımı gençlerimizde, uyku düzeninin bozulmasından tutun da hareketsizliğe bağlı kilo artışları, kas-iskelet sistemi bozukluklarından göz yorgunlukları ve baş ağrılarına kadar pek çok fiziksel rahatsızlığa sebebiyet veriyor. Bunlara ilave olarak çocuklarımızda dikkat dağınıklığı başta olmak üzere kolay sıkılmadan kaynaklanan sabırsızlık nöbetlerine kadar aşırı tepkisellikten başlayıp gittikçe yok olan hoşgörüye kadar pek çok olumsuz durum ortaya çıkabiliyor. Bütün bunların faili kontrolsüz ve özensiz kullanılan dijital mecralar maalesef. İşte yaz tatillerinde bu noktada devreye ailelerin girmesi ve bu mecralarla ilgili bir dizi kalıcı tedbir alması gerekiyor. Yoksa başı sonu görünmeyen mecralarda çocuklarımızı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmamız an meselesi.

Prof. Dr. Yusuf TEKİN liderliğinde Millî Eğitim Bakanlığı, çocuklarımızı dijital çağın girdaplarına terk etmeme konusunda hem duyarlı hem de kararlı.

MEB, attığı iki önemli adımla bu konuya ne kadar önem verdiğini teyit etti.

Bunlardan ilki Millî Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlere yönelik 2026 Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Seminerini "Bağımsızlık (Bağımlılık) ve Aile" ile "Dijital Çağ ve Aile" konularında hazırlanan eğitim içeriklerine tahsis etmesidir. Bu hayati adımla MEB, her türlü bağımlılığın birey, aile ve toplum üzerindeki olumsuz etkileri konusunda farkındalık oluşturmanın yanında, ailelerin bağımlılığı önleme, bunu erken fark etme, doğru müdahale etme ve ilgili kurumlarla iş birliği kurma becerilerini de geliştirmeyi amaçladı. Dijital bağımlılık çağının tehlikelerine karşı oluşturduğu bu bilinçlendirme kalkanı MEB’in zamanın ruhunu ne kadar hassasiyetle takip ettiğini ve çağın kırılmalarına karşı ne kadar hassas davrandığının önemli kanıtlarından birisi.

MEB’in bu konuda attığı ikinci dev adım ise öğrencilere yönelik hazırladığı "Yaz Tatili Rehberi" hamlesidir.

Millî Eğitim Bakanlığı, lise öğrencilerinin yaz tatilini dijital köleliğe teslim olmadan dinlenme, öğrenme ve kişisel gelişim açısından daha verimli değerlendirmelerine destek olmak amacıyla "Yaz Tatili Rehberi" yayınladı. Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan bu rehber, öğrencilerin yaz tatilini kendilerini tanıdıkları, yeni deneyimler kazandıkları, ilgi alanlarını keşfettikleri ve yeni eğitim öğretim yılına hazırlandıkları bütüncül bir gelişim dönemi olarak değerlendirmelerini amaçlıyor.

Yaz Tatili Rehberi "Keşfet, öğren ve eğlen" anlayışıyla hazırlanmış.

Öğrencilerin yaz tatilini her türlü bağımlılığın, zaman kaybının ve dijital tuzağın uzağında daha verimli ve üretken geçirmeleri hedefiyle hazırlanan bu rehber, öğrencilerin fiziksel, zihinsel, sosyal, duygusal ve akademik gelişimlerini destekleyecek içeriklerle zenginleştirilmiş. Öğrenci ihtiyaçları ile öğrenme süreçlerinin farklılıkları dikkate alınarak kaleme alınan bu rehber sayesinde yaz tatili boyunca çocuklarımızın bireysel gelişimlerine katkı sunulacak.

Yaz Tatili Rehberi "Tatile Başlarken", "Kendine İyi Bak", "Sürdürülebilirlik ve Dijital Okuryazarlık", "Gelecek Eğitim Öğretim Yılına Hazırlık" gibi bölümlerin yanında 12. sınıfa geçen öğrenciler için "YKS'ye Hazırlıkta Yaz Tatili" bölümü de yer alıyor.

Bütün bunlara ilave olarak bu rehberde, öğrencilerin yaz tatili boyunca günlük hayatta kolaylıkla uygulayabilecekleri 23 farklı etkinlik de var.

Doğayla bağ kurma, aile büyüklerinden hikâye dinleme, meslek araştırması yapma, dijital alışkanlıkları gözden geçirme, tamir becerileri geliştirme ve birlikte üretme gibi etkinliklerle MEB, öğrencilerin yaz tatilini her türlü zararlı bağımlılıkların uzağında daha verimli ve üretken geçirmelerini hedefliyor.

Ebeveynlerimizin, fizik ve ruh sağlığı açısından çocukların yaz tatillerini iyi planlamaları hayati önem arz ediyor.

Yaz tatilinin henüz başladığı bu günlerde ebeveynler aile içi toplantılar vasıtasıyla çocuklarının yaz tatillerini çağın gereklerine göre planlamalı ve bunu mutlaka kontrol etmelidir. MEB Ortaöğretim Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı “Yaz Tatili Rehberi” bunun için en önemli kaynakların başında geliyor. Umulur ki bu sayede çocuklarımız tehlikelerle dolu dijital bağımlılıkların farkına vararak dijital mecralar ile günlük hayat arasında denge kuracak adımlar atar, bu sayede sağlık ve mutlulukla yarınlarına yürürler.

Sağlıklı ve mutlu çocuklarımız yoksa güçlü yarınlarımız da olmayacak zira.

Mürsel Gündoğdu / Haber7

murselgundogdu@gmail.com

Yorumlar5

  • AĞACAN 35 dakika önce Şikayet Et
    ''Sağlıklı ve mutlu çocuklarımız yoksa güçlü yarınlarımız da olmayacak zira.'' Hayati önem arz etmekte Sayın Hocam. Emeğinize sağılık , özellikle de anne-babaların belki de günümüzde en çok dikkat etmesi , her şeyi bi yana deyip çocuklarına olan ilgi-alaka-sevgi ve saygıyı öğretecek, uygulayacak durumda olmaları şarttır.
    Cevapla
  • F.D 1 saat önce Şikayet Et
    sorunun doğru yerini söyle de öğrenelim kaan bey
    Cevapla
  • Halid 1 saat önce Şikayet Et
    Sorun ana babalar bence.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Zafer 57 dakika önce Şikayet Et
    Kesinlikle katılıyorum.
  • kaan 1 saat önce Şikayet Et
    sanki eskiden kız için kavga eden lise öğrencileri yokmuydu eskiden sosyal medyamı vardı. sorunu farklı yerde arıyorsunuz
    Cevapla Toplam 4 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat