Kötülüğün iki tonu

  • GİRİŞ23.07.2026 08:39
  • GÜNCELLEME23.07.2026 08:39

Kötülük denen şey her dönemde iyilikten daha cezbedici olmakla kalmayıp aynı zamanda insanlar arasında hızla yayılmayı da başarmıştır.

İlk çağ düşünürlerinden Eflatun bunu şöyle dile getirmiş; “Zor olan ölümden değil kötülükten kaçınmaktır. Çünkü kötülük ölümden daha hızlı koşar.”

Kötülüklerin kanser hızında yayıldığı esrarengiz bir çağda yaşıyoruz.

Masum insanlar, çocuklar, kadınlar ve yaşlılar dünyanın pek çok bölgesinde ya doğrudan ya da dolaylı olarak yıkıp yok edici çatışmaların olumsuz etkileri altında hayatlarını sürdürmeye mahkûm edilmiş vaziyette. Ne hazindir ki bu mazlumlar kendi topraklarında olduğu gibi zorunlu sürgün edildiği yerlerde de hepimizin gözleri önünde bu can yakıcı zulme maruz bırakılıyor.

“Koyun can derdinde kasap et derdinde” atasözümüz hala yürürlükte.

İyi insanlar bunca savaş, soykırım ve envai çeşit kötülük karşısında dişe dokunur hiçbir şey yapamazken kötülük kıtalar dolaşmaya, dünyanın dört bir köşesinde at sürmeye devam ediyor. Nitekim malum coğrafyalarda yaşanan bunca acı ve zulümler, kimi zaman macera peşinde koşanların, bazen zenginlerin ve çoğu zaman da acıdan zevk alan sadist ruhlu insanların eğlence aracı haline gelmeye çoktan başladı bile.

“Karanlık Turizm” denen tuhaf akım, dünya genelinde gittikçe yaygınlaşıyor.

İnsanların hunharca katledildiği, soykırıma uğradığı ve acının bin bir tonunu yaşayarak hayata veda ettiği yerleri ibret almak ve empati yapmak için halisane ziyaret etmek, elbette insani bir yaklaşımdır. Buraları sıradan turistik mekanlar haline getirmek, insanların acıları üzerine zevk sarayları kurmaya çalışmak ve buraların ruhuna yakışmayan ziyaretlerde bulunmak ise en hafif tabiriyle bir vicdan çürümesidir.

Karanlık turizm denen akımın canlı savaşların yaşandığı bölgelere düzenlediği seyahatler bu anlamda tam bir akıl tutulması.

Düşünsenize bir tarafta üzerine tonlarca bomba yağan bir bölge var. Binalar ufalanıyor, insanlar parçalanarak ölüyor, çocukların korkudan ciğerleri parçalanıyor, siviller bağıra çağıra sağa sola kaçışıyor, tabiat boydan boya alev sarmalına gark oluyor. Buraya yakın diğer bölgede pusuya yatmış birkaç maceraperest göz ise bunca acıyı zevk içinde izlemeye ve insanlık dışı duygularını tatmin ederek hayretlerini dindirmeye çalışıyor. Ah ki ne ah.

Sanal mecralar başta olmak üzere bu acıları tasvir eden belgeseller, filmler ve kurgulanan oyunların tamamı karanlık turizm meselesini maceraperestlerin gündemine taşıyarak sadece kötülüğün yaygınlaşmasını sağlamıyor aynı zamanda buradan hatırı sayılır bir rant da elde ediyorlar.

Üstelik acılar üzerine yükselen kötülük mimarisi bununla da sınırlı değil.

Haber7.com haber editörlerini kutlamak lazım. Güzel ülkemizin geleceği başta olmak üzere insan, toplum ve tabiat adına öylesine önemli ve hayati meselelere parmak basan haberlere imza atıyorlar ki “işte haber budur” diye hemen hakkı teslim ediyorsunuz. Bunlardan birisi de Haber7.com Haber Editörü Hakan Erdi Uludağ’ın geçtiğimiz gün yaptığı; “Artık insanlıktan da çıktılar! Can kaybı üzerine bile bahis oynuyorlar” başlıklı haberdi.

Meğer insan ve canlıların acıları sadece izlenmiyor, bunun üzerine bahisler bile düzenleniyormuş.  Ne günlere kaldık Ya Rabbi.

Bahsi geçen haberden öğrendiğimize göre yasa dışı bahis meselesi iyice kontrolden çıkarak spor müsabakalarının çok ötesine geçmiş. Öyle ki artık savaşlar başta olmak üzere orman yangınları ve doğal felaketlere kadar her şey hakkında yasa dışı bahisler düzenleniyormuş.

İnsanın acılarının, çaresizliklerinin, iç çekmelerinin ve hıçkırıklarının pazar tezgahına çıkarılıp fiyatlanmasından daha büyük kötülük ne olabilir?

Hiç kimsenin nerede doğup büyüdüğü kendi takdiri olmadığı halde tuzu kuru bazı sözde talihlilerin hayat memat mücadelesi yapan talihsiz insanları ekran başlarında yasa dışı bahis mevzusu yapıp kazanç fırsatına dönüştürme girişiminden daha bayağı bir kötülük çeşidi var mıdır acaba?

Bahis başlıkları ise akla durgunluk verecek cinsten;

Dünyadaki orman yangınları kaç dönüm alanı kül edecek ve alevler hangi tarihte kontrol altına alınacak?

Gazze'de ateşkes ne zaman ilan edilecek?

Savaşlarda günlük can kaybı hangi seviyeye ulaşacak?

ABD İran'a askeri operasyon düzenleyecek mi?

Rusya hangi şehirleri ele geçirecek?

Savaşlarda nükleer silah kullanılacak mı?

Depremlerde ortalama can kaybı kaç olacak?  

Bir tarafta acı çeken insanlar diğer yanda bu acılar üzerine bahis oynayıp eğlenen ve sevinçle tepinene insancıklar. Bu durum kötülüğün ulaşabileceği en son noktalardan birisi olsa gerek.   

Naat Şiiri’nde Arif Nihat Asya’nın dediği gibi;

Ebu Leheb ölmedi, ya MUHAMMED;

Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!

İyiliklerin el birliğiyle çoğaltılmadığı ve iyilik sahipleri en az kötüler kadar cesur olmadıkları sürece bu böyle devam edeceğe benziyor.

Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler…

Mürsel Gündoğdu/Haber7

murselgundogdu@gmail.com

Yorumlar2

  • AHİR ZAMAN 3 saat önce Şikayet Et
    Ardı olmayanı derdi çok olur, leşini yemeye kurdu çok olur.
    Cevapla
  • AĞACAN 3 saat önce Şikayet Et
    Kaleminize sağılık sayın Hocam, İnşallah Mevlam içinde bulunduğumuz yüzyılda tıpkı geçmişte Atalarımıza nasip ettiği gibi yeniden torunlarına Dünyaya nizam vermeyi nasip eder .
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat