MEB’den tarihi başarı
- GİRİŞ10.09.2026 09:02
- GÜNCELLEME10.09.2026 09:02
AK Parti iktidarıyla Türkiye, sadece üstyapı ve makyaj çalışmalarıyla değil aynı zamanda güçlü altyapı yatırımlarıyla da yakinen tanışmış oldu. Bunun neticesinde Türkiye, ulaşımdan enerjiye, eğitimden sağlığa ve teknolojiye kadar birçok alanda köklü değişimler yaşadı ve yaşamaya devam ediyor.
Şimdilerde ise bu altyapı yatırımları hayatın her alanında meyveye durmaya, milletimize gurur verici başarılar sağlamaya başladı.
MEB’in tarihi bir başarıya imza atması bunun en güzel örneklerinden biri.
PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye, okuma becerilerinde 16, fen bilimlerinde 18, matematikte 9 puanlık artışla OECD ülkeleri arasında üç alanda da puanını en fazla artıran ülke oldu. Bu sonuç yeni bir eğitim- öğretim yılının hemen başında eğitim camiası için adeta bir doping etkisi meydana getirirkerken milletimiz için ise büyük bir gurur kaynağı oldu.
Hiçbir başarı tesadüf eseri değildir ve şans denilen şey yalnızca hazır olan zihinlere gülümser.
Kuşkusuz bu başarıda en büyük pay, Türkiye’nin yönetimine talip olduğu andan itibaren genel bütçeden en yüksek payı eğitime ayırarak bu alandaki kangren olmuş altyapı eksikliklerini tamamlayan, derslik sayısını artıran ve eğitim ortamlarını çağın gerekleri doğrultusunda donatmayı başaran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a aittir. Bazı Avrupa ülkelerinin nüfusundan daha fazla öğrenci sayısına sahip Türkiye’nin böyle bir eğitim altyapısını hazırlaması, öğretmen eksikliklerini gidermenin yanında derslik başına düşen öğrenci sayısını azaltılması ve eğitim ortamlarını çağın gerektirdiği donanımlara kavuşturması elbette çok güçlü bir iradenin neticesi.
MEB’in başarısı öylesine kesin ve net oldu ki bütün boyutlarıyla kendisini görünür kılmayı başardı.
Örneğin Türkiye fen bilimleri alanında PISA 2022'de 81 ülke arasında 34. sırada yer almıştı. PISA 2025'te ülke sayısı 91’e yükselmesine rağmen Türkiye 19. sıraya yükselmeyi başardı. Bu durum fen bilimleri alanında 15 puanlık net bir yükselişe işaret ediyor.
Okuma becerileri ve matematik alanında da benzer başarı var.
Şöyle ki okuma becerileri alanında Türkiye, PISA 2022'de 81 ülke arasında 36. sırada yer almıştı. PISA 2025'te ülke sayısı 91’e çıkmasına rağmen Türkiye 18. sıraya yükselerek büyük bir performans sergiledi. Bu da okuma becerileri alanında yüzde yüzlük net bir başarı demek. Matematik alanında ise PISA 2022'de Türkiye 81 ülke arasında 39. sırada bulunuyordu. PISA 2025'te 91 ülke arasında 28. sıraya yükselmeyi başardı. Bu da matematik alanında 11 puanlık net bir artış anlamına geliyor.
Bu durum bütün yönleriyle tarihi bir başarıya işaret ediyor.
PISA sonuçlarına ilişkin açıklanan raporda dört husus özellikle dikkat çekiyor. Bunlardan ilki asgari performans düzeyine ulaşan öğrencilerin oranındaki artış. Bu durum eğitim sisteminin bütün öğrencilere temel becerileri kazandırdığının önemli bir kanıtı aslında. İkincisi üst düzey performans gösteren öğrenci oranındaki artış. Bu da öğrencilerin hızla değişen, gittikçe daha da karmaşıklaşan ve belirsiz bir hal alan geleceğe hazırlanma düzeyini göstermesi açısından çok olumlu bir gösterge.
Raporda fiziksel ve sosyal öğrenme ortamlarıyla ilgili de çarpıcı veriler var.
Bu raporun işaret ettiği üçüncü husus, Türkiye'deki fiziki ve sosyal öğrenme ortamlarının OECD'den daha iyi olduğunu göstermesi. Bu da en başından itibaren Ak Parti iktidarının eğitime dair yaptığı altyapı yatırımlarının meyveye durduğuna işaret ediyor. Dördüncü olarak da bu raporda Türkiye'de eğitim personeli eksikliği ve niteliğindeki iyileşme oranlarının OECD ortalamasından daha yüksek olduğuna vurgu yapılması.
Bütün bunlar her Türk evladının geleceğe daha umutlu bakmasını sağlayan hususlardan sadece birkaçı.
PISA 2025'te yakalanan başarı bu kadar net ve berrak olmasaydı eğitime yapılan bunca yatırım görmezden gelinecek, harcanan onca çaba yok sayılacak ve özellikle Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ekseninde Bakan Yusuf Tekin hedef tahtasına konacaktı. Oysa başarı o kadar açık oldu ki eskiden bir bardak suda fırtına koparan çevreler birdenbire suspus kesilmek zorunda kaldı. İşin ortaya çıkardığı en berrak sonuçlardan biri de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adımıyla Türkiye’nin eğitimde bir devrim yaptığının tescil edilmesi oldu. Bu konuda yapılan bilimsel temelden yoksun ideolojik eleştirilerin ne kadar sığ ve zorlama olduğunun anlaşılması ise işin cabası…
Yusuf Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın inşa etmekte olduğu Türkiye Yüzyılı idealini en üst düzeyde sahiplenen bakanlardan birisi.
Bu hafta önce spor alanında ardından eğitimdeki bu küresel başarı göğsümüzü kabarttı. Gün geçmiyor ki savunma sanayi alanında bir yenilik ve ilerleme olmasın. Hemen her günümüz enerjide, sağlıkta, ulaşım ve dış siyasette yeni adım ve başarılarla taçlanıyor. Ekonomi başta olmak üzere bazı alanlarda kronikleşen sıkıntılarımız devam etse de pek çok alanda yakalanan bu ivme, geleceğe dair umutların diri kalmasını sağlıyor.
Eğitime gelince Yusuf Tekin önderliğinde MEB, başarının cesaret ve azmin bir ödülü olduğunu herkese ispatlayan tarihi başarılar yakalayarak emin adımlarla yoluna devam ediyor.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında ifade edecek olursak Bakan Tekin, başarı denen şeyin sadece hedefe ulaşmak değil aynı zamanda yol boyunca gösterilen sabır, irada, azim ve inancın bir hasılası olduğunu kanıtlayan tarihi başarılara imza atarak hem öğretmenlere hem de geleceğimiz olan öğrencilere ilham olmaya ve yol göstermeye devam ediyor.
Nice güzel başarılara Türkiye’m…
Mürsel Gündoğdu/Haber7
Yorumlar4