Irak'la 'en üst düzey ilişki' dönemi

  • GİRİŞ11.07.2008 06:35
  • GÜNCELLEME11.07.2008 06:35

Başbakan Erdoğan, iç gündemin muazzam temposuna rağmen dört önemli bakanıyla birlikte Bağdat’a gelerek tarihi bir adıma öncülük ediyor. 1990’dan sonra, 18 yılın ardından Başbakan düzeyinde gerçekleştirilen ziyaret ilişkiler açısından dönüm noktası olacaktır.

Sadece sembolik bir ziyaret değil... Dört ay içinde yaşananlar; yani önce Talabani’nin gelişi ardından Ankara’dan bir heyetin Irak’a gidişi ve nihayet Başbakan’ın ziyareti Türkiye’nin hem askeri hem de diplomatik becerisini gösteriyor. Hepsinden önemlisi de Türkiye içinde PKK terörünün de bulunduğu sorunlar yumağını bir an önce çözmek istiyor.

İçeride yoğun siyasi gündemle uğraşırken Türkiye ile Irak arasında yaşanan çok önemli gelişmeleri gözden kaçırdığımızı Bağdat’a gelince anladık. Normal zamanlarda ülkeyi haftalarca meşgul edecek önemli gelişmeler yaşandı. Ve iki ülke arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kuruldu. Bunun ne anlama geldiğini anlamak için şu kadarını söylemek yeterli. Bölgede bir başka iki ülke arasında böyle bir anlaşma bulunmuyor. Yani, Türkiye’nin çok iyi ilişkiler içinde bulunduğu Suriye veya İsrail ile bu kapsamda anlaşma yapılmadı. Irak’ın da İran veya başka bir ülkeyle benzeri bir anlaşması yok... Irak’ın ABD’yle bile böyle bir anlaşması bulunmuyor.

Benzeri bir anlaşma sadece Almanya ile Fransa arasında kuruldu ve Avrupa Birliği zemininde uygulanıyor. İşte, Türkiye-Irak ilişkilerine son derece yüksek bir düzey kazandıran anlaşma bu kadar önemli ve derinlikli bir işbirliği getiriyor.

Anlaşmanın temelleri önce Irak Cumhurbaşkanı Talabani’nin Ankara ziyaretinde atıldı. Fikir o ziyarette ortaya çıktı. Ardından hızlı gelişmeler yaşandı ve Mayıs ayında Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu başkanlığında Bağdat’a giden heyet işbirliği anlaşmasını tamamladı. Kuzey Irak yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani de o görüşmelerde yer aldı ve Irak’ın tamamı merkezi hükümet otoritesiyle anlaşmaya dahil oldu. Türkiye de geleneksel Irak’ın siyasi ve toprak bütünlüğü politikasını böylelikle bir kez daha taahhüt etti. Özetleyecek olursak, neredeyse tarihi özellik kazanan bir sorun birkaç ay içinde üstelik askeri harekatın hemen ardından sessiz sedasız çözüldü. Düşmanlık üreten bir durumdan en üst düzey ilişki dönemine birkaç ay içinde ulaşıldı. Bu, aynı zamanda ustalıkla tamamlanmış bir diplomatik başarıdır.

Irak Başbakanı Maliki de ‘Sorunların gerilimle değil işbirliğiyle çözüleceği görüldü’ diyerek memnuniyetini ifade ediyor.

Dün, bütün dünyaya ilan edilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile iki ülke başbakanlarının eş başkanlığında Ekonomi, Dışişleri, Enerji ve İçişleri bakanlarından oluşan bir tür ortak Bakanlar Kurulu oluşturuluyor. Başbakanlar yılda en az bir kez, ilgili bakanlar da yılda en az üç kez toplantı yapacaklar ve ortak perspektifleri ve stratejileri belirleyecekler. Konseyde alınan kararlar ortak bir talimat gibi ilişkilere yön verecek. Gerektiğinde yeni konular ve yeni bakanlar da konseye katılacak. Mesela, ilk elde Tarım Bakanlarının da sürece girmesi planlanıyor. Daha da açık tanımlayalım, Türkiye ile Irak arasında ortak vizyon belirleyecekler.

Bu yeni düzey işbirliğinden öte ekonomik entegrasyonu sağlayacak. Başbakan Erdoğan, En üst düzeyde işbirliği irademizi ilan ediyoruz. Hedeflerimizi çok yüksek düzeyde tutmakta kararlıyız’ diyerek bir anlamda iki ülke arasında yıllar süren belirsizliğe de son verdi. Bundan sonra sadece sıradan bir ilişki değil, benzeri başka ülkelerle olmayan kapsamlı komşuluk dönemi başlıyor.

Bununla birlikte Irak Başbakanı Maliki’nin de hem anlaşmaya yüklediği önem hem de terörü ‘iki ülkeye meydan okuyan ortak bir tehdit’ olarak tanımlaması da kayda geçmelidir. Böylesine yüksek düzeyde bir hukuk oluştuktan sonra K. Irak’tan Türkiye’ye terör akışının da artık bahanesiz durması gerekecektir.

Türkiye en başından beri sorunun Irak veya Kuzey Irak değil, sadece PKK teröründen ibaret olduğunu söylüyordu. Sınır ötesi harekatı yaparken bile bunu vurguluyordu. Ankara sözünü tuttuğunu gösterdi. Askeri harekatı vaat ettiği hassasiyetle tamamladı ve Bağdat’la komşuluğun ötesinde bir ilişki kapısını açtı.

Şimdi, PKK’nın terör üretemez duruma gelmesi gerekiyor ki bu da Irak hükümeti kadar iki ülke arasında ilişkiyi teşvik eden ABD’nin de sorumluluğudur.

Gerisi kolay... Zaten Erdoğan ilk toplantıda 5 milyar dolarlık ticaret hedefini açıkladı bile.

Yorumlar2

  • modern müslüman 17 yıl önce Şikayet Et
    BUNLAR İSLAM BİRLİĞİ ADIMLARIDIR İNŞALLAH. düşünsenize müslümanların güzel ahlakı ve adaletiyle huzur ve mutluluk dolu bir dünya. AB hristiyan birliği ise neden bir İslam Birliği olmasın? Neden ülkemiz bu süper gücün ağabeyi olmasın?
    Cevapla
  • Bozoklu 17 yıl önce Şikayet Et
    Sınırlar. Bazılarının düşünce sınırı Ankaranın Çankayası İzmirin Karşıyakası İstanbulun Kadıköyü kadar.Bazılarının sınırıda Edirneden başlayıp Karsta bitiyor.Ama Ahmet Davutoğlunun gayretleri ve hükümetin çabalarıyla bir şeyi yeniden gördük. Bizim sınırlarımız Adriyatikten Çin seddine kadardı. Bu hedefi gerçekleştirmek için mücadele veren herkesten Allah razı olsun.
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat