Basit bir Çankaya senaryosu
- GİRİŞ02.08.2012 12:04
- GÜNCELLEME02.08.2012 12:04
Benim için birbirinin benzeri tartışma zinciri içinde en dikkat çekici olan şudur: Aklı başında olanlar ve AK Parti içinde bir çatışmayı arzulamayan ve bunu zaten tahmin de etmeyenlerin sabit bir tavrı var. Diyorlar ki, "Erdoğan ve Gül kavga yapmaz, sorunu arkadaşça çözerler..."
Bu cümle nedense Cumhurbaşkanlığı makamından dolayı çatışma umut edenler için pek sinir bozucu olmaya başladı. "Tamam ama başka şeyler var..." kabilinden itirazlarla Erdoğan'la Gül arasında pekala kavga çıkabileceğinde ısrar ediyorlar. Bir parça da haklılar çünkü siyasi geleneğimizde kavga ve ayak oyunları neredeyse sabit bir veridir. Bu nedenle öylesine gülünç gerekçeler anlatılıyor ki, AK Parti'nin ne kadar talihli bir parti olduğu daha iyi anlaşılıyor.
Elbette bu ve benzeri cümleler bir analiz değil, sadece temenniyi ifade ediyor.
Ama analizlerin ve temennilerin üzerinde de gerçekler var.
İki liderin ilişkisi; sonuncusu Erdoğan'ın kendisi de pekala oturabileceği koltuğa kolaylıkla Abdullah Gül'ü önermesi olmak üzere birkaç kez test edilmiştir. Ortada bir koltuk meselesi olsaydı herhalde fırsat ayağa gelmişken Erdoğan için daha kolay çözülürdü...
Başbakan bunu yapmadı. Gül'ün de 2003'te Başbakanlığı kolaylıkla devretmesi gibi düşünmeden en yakın arkadaşını Köşk'e gönderdi. Ve bundan mutluluk ve gurur da duydu.
Aralarındaki ilişki karşılıklı iyilik ilişkisi de değildir. Biri bir iyilik yapınca sıra diğerine gelmiyor. Yani bir alacak verecek hukuku değil gerçek bir kardeşlik ve siyasi değer ilişkisi var. Doğru ve faydalı olanı yapmayı biliyorlar. Bırakın birbirleri lehine feragati, adı ne olursa olsun herhangi bir makamdan gerektiğinde bir başkası lehine de kolaylıkla vazgeçebilirler.
Gül ve Erdoğan, aralarındaki uyumun siyasi değerini çok iyi biliyor.
Hal böyle olunca davalarına siyasi zarar verebilecek hiçbir şeyi, kendi çıkarları ne olursa olsun yapmazlar.
Yorumlar1