General Allen’e Ankara’da neler söylendi

  • GİRİŞ17.10.2014 09:52
  • GÜNCELLEME17.10.2014 14:41

Özetle; “Ortak hedefimiz Esad’sız siyasi çözüm. Türkiye, ‘Suriye politikanız ve IŞİD programınız nedir’ diye soruyor. Bu haklı sorulara cevap vermek borcumuz” dedi.

Çünkü Ankara’da kendisine hem sorular soruldu, hem çözüm önerileri anlatıldı:

-IŞİD’le mücadele programınız nedir? Afganistan ve Irak’taki gibiyse işe yaramaz. IŞİD’in insan kaynağını daha da arttırır. Bu tip örgütlerin ana kaynağının Afganistan’daki politikalar olduğunu unutmayın.

-Suriye politikanız var mı? “Esad’ın kimyasal silah kullanması kırmızı çizgimiz” dediniz, kullandı. Harekete geçilmedi. Rejimin demokratikleşmesi, IŞİD ve benzeri örgütlerin kaynağını kurutacak tek yöntemdir.

-Suriye ve Irak’taki etnik ve mezhebi dışlayıcı politikalara ilişkin kapsamlı bir proje, bunlardan kaynaklanan diğer bölgelerdeki çatışmalara da çözüm zemini oluşturabilir.

Allen, soruları ve somut önerileri alarak ABD’ye döndü.

Bu önerilerin neler olduğunu Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun konuşmalarından çıkarmak mümkün. Davutoğlu, en son Malatya seyahati dönüşü yaptığımız sohbette ipuçlarını vermişti.

Özetle aktarıyorum:

-Suriye krizi başladığında, 2012 sonuna kadar neredeyse yabancı savaşçı yoktu. Tamamen Suriyelilerden oluşan muhalifler birleşti, aralarında yabancı unsur bulunmadığı için de kendilerine Özgür Suriye Ordusu dediler. Çünkü komutanları da asker üyeleri de Suriye ordusundan ayrılanlardı.

-Ancak uluslararası toplum bu Suriye muhalefetine destek vermekte isteksiz davrandı. Esad da, ‘ben bu muhalefeti ezerim’ deme cesareti buldu ve saldırdı. Muhalefetin zayıflamasından doğan boşluğu yabancı savaşçılar  ve Irak’taki Ebu Gureyb cezaevinden kaçanlar doldurdu.

-Türkiye’nin öncelikli tespiti şu; IŞİD’i rejimler değil, halklar durdurur. Yani IŞİD’le Suriye halkı mücadele etmeli. Çünkü yabancı müdahalesi hem yetersiz kalıyor, hem de bölgedeki ABD karşıtlığı, Batı karşıtlığı IŞİD’e yarıyor. Suriye halkı desteklenmeli.

-Bu desteğin açılımı şu; Koalisyon, terör gruplarına ve rejime karşı ortak tutum sergilemeli; aynı anda muhalefet eğitilmelidir. Sonuçta Halepliler Halep’ kurtarır, İdlibliler İdlib’i... Sonra bunlar hep beraber yeni Suriye’yi kurarlar.

-Bir proje yürütülecekse; hem bir araya gelmiş ve eğitilmiş/donatılmış muhaliflere alan açmak, hem de sivilleri yeni bir göç dalgası yaratmadan Suriye içinde güvende tutmak  amacıyla uçuşa yasak bölge ve güvenli bölge oluşturulmalı.

Yazının tamamı için tıklayın...

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat