Başbuğ'un öfkesi
- GİRİŞ17.10.2008 05:58
- GÜNCELLEME17.10.2008 05:58
Henüz Aktütün baskınının yarası sarılmadan terör yine vurdu. Çukurca'da çıkan çatışmada 4 asker şehit oldu. Olay yerine hareket eden bir helikopter arıza sonucu düştü, bir şehit de bu kazadan, tugay komutanı yaralandı. Dünkü bilanço rakam olarak da ağır; toplam 5 şehit. Ateş İzmir'e de düştü, Muş ve Bitlis'e de... Şehit batıdan da var, doğudan da.
Toplumda teröre karşı duyarlılık olağanüstü düzeyde. Bu acı haber sadece şehit ailelerini değil bütün Türkiye'yi etkiledi. Artık herkesin alıştığı, kanıksanmış bir acı değil bu. Durmadan kanayan ve kabuk bağlamayan bir yara. Acı büyük, yara derin ve sıcak; ancak Türkiye bunun üstesinden gelmek zorunda. Hiç şüphem yok terör sorunu geride kalacak. Bölücü örgütün son çırpınışları bu eylemler. Yarını yok. Olup olacağı hepsi bu. Son saldırılarla aklı sıra tabanına 'ölmedim, yaşıyorum' mesajı veriyor.
Başbuğ'un 'intihar saldırısı' diye nitelediği eylemlerin anlamı bu. Örgüt ölümüne saldırıyor, varlık mücadelesi veriyor çünkü. Halk desteğini kaybeden, uluslararası bağlantıları kesilen bir örgütün uzun süre ayakta kalma şansı yok. Başkentte çerçevesi şekillenmekte olan çok boyutlu yeni terörle mücadele konsepti bölücü örgütün yaşam alanını bütünüyle ortadan kaldıracak. Çok yönlü stratejik hamlelerle terörü besleyen içerideki ve sınırın öte yakasındaki bataklıklar kurutulacak. Türkiye bu kez çok kararlı. Kuzey Irak'a yapılacak olası geniş kapsamlı kara harekâtı sadece bir boyutu.
Kararlı, kendinden emin ve serinkanlı hareket tarzı terörle mücadelede başarının ilk şartı. Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un Balıkesir'de hem üslup hem içerik hem de sesini yükselterek yaptığı çıkış hiç doğru olmadı. Aklıyla değil duygularıyla konuştu. Özellikle işin başındaki isimlerin duygularını kontrol etmesi şart, sıradan insanlar gibi öfkelerine yenilme lüksleri yok. Başbuğ'un medyayı hedef alan sert ve ağır çıkışı hiçbir demokratik ülkede şık karşılanmaz.
Bazı yayınlara dönük rahatsızlığını ifade ederken medya ve kamuoyu desteğini yumuşak ve zarif üslupla kazanabilir. Esip gürleme, karşısındakini sindirmek için sesini yükseltme devri çoktan geçti. Eski bir alışkanlık o. Son davranışı medya ile ilişkilerde yeni arayış içine giren ve epey de mesafe alan Başbuğ'a hiç yakışmadı. Böyle bir iletişim dili olamaz. Genelkurmay Başkanı'nı çileden çıkaran, bir gazetenin yayınları... Aktütün baskınına ilişkin iddia ve belgeler.
Belgelerin doğru olup olmadığını veya ne anlama geldiğini en iyi bilecek olan Genelkurmay. Başbuğ bu yayınlara ilişkin, konunun hassasiyeti gereği ayrıntılı bilgi vermese bile genel hatlarıyla kamuoyunu aydınlatıcı değerlendirme yapabilirdi. Peki 'doğru yerde bulunma çağrısı' ne anlama geliyor? Türk toplumunun terörle mücadelede durduğu yer belli. Askeriyle polisiyle güvenlik kuvvetlerinin hemen yanı başı. Aksi düşünülebilir mi? Terör örgütüne sempati ile bakanlar yok denecek kadar sınırlı.
Güvenlik kuvvetlerine kayıtsız şartsız destek hiç eleştirilmeyeceği anlamına gelmiyor. Her kişi ve kurum eleştirilebilir. Terörle mücadelede zaman zaman zafiyet gösterildiğine ilişkin sesler dışarıdan değil bizzat içeriden geliyor. Aktütün baskınına dönük toplumun zihnine kuşku dolu soru işaretlerini düşürenlerin, ilk emekli askerler olduğunu unutmamak lazım. Eleştiri, zaaf noktalarının ortadan kalkması ve bir daha tekrarlanmaması için. Altında başka bir niyet ve amaç aramak akla ziyan geliyor bana.
Sadece asker değil istisnasız Türk toplumunun her ferdi güvenlik kuvvetlerinin terörle mücadelede başarılı olmasını istiyor; çünkü şehit olan uzakta değil hemen yanı başında oğlu, yeğeni, komşusu veya hemşehrisi. Başbuğ'un duyarlılığı toplumun da duyarlılığı... Sokağın, şehit yakınlarının öfkesi anlaşılabilir, tolere edilebilir; ama devlet adamlarının asla...
MUSTAFA ÜNAL - ZAMAN
Yorumlar14
-
tanju korkmaz
17 yıl önce
Şikayet Et
ağzıyla kuş tutsa. kardeşim tayyib neyapsa kimseye yaranamıyor başbuğa tepki gösterse orduyla kavgalı derdiniz hay tayyib kadar başınıza taş düşsün
Beğen
Cevapla
-
keko keko
17 yıl önce
Şikayet Et
herkes anladığına. genel kurmay başkanının açıklamalarına kimse destek vermedi.o metni iyi okuyun.ne başbakan ve reisi cumhur.hiçbiri o iyi yaptı onun arkasındayız demedi. bilakis açıklamalarda herkesin hassas davranması gerektiği,bu gibi zamanlarda herşeyi tartışmamamız gerektiği,herkesin bu konuda atıp tutmaması gerektiği,ordumuzu morallendirmek yerine demoralize etmenin doğru olmadığı söylendi.taraf gazetesi 1 iyi 1de kötü iş yaptı.kötülüğü çok gizli belgelerin kaynağınıda yazmalıydı. iyiliği ise tsknın hatalarının görülmesi
Beğen
Cevapla
-
akın çelik
17 yıl önce
Şikayet Et
rezil muhafazakar!. tipik bir dinci tırsıklığı daha..onlara hiç bir zaman güwenmeyin.çünkü onlar yerine göre demokrat gözükürler ama feci korkaktırlar.başbakana baksanıza 180 derece döndü.hani demokrattı?hani halkçıydı?akp ye 2 dönem oy verdim.düne kadar da destekliyordum.dün bir dönüm noktası oldu bu korkakları tanımamda.ampul gerçekten patlakmış.çok yazık...
Beğen
Cevapla
-
ömer dinçel
17 yıl önce
Şikayet Et
suçluluk piskolejisi. bu yazınızdan ötürü teşekkür ederim.başbuğun konuşmasını ve bu uslubu kınıyorum gönül isterdiki intihar saldırısı yapanların tepelerine bomba yağması ve geldikleri son yerin aktülün yakını olmasıydı ama ne tepelerine bomba yağdı nede karakola destek verilde nede teroristlerin arkaları çevrildi elleri kollarını sallaya sallaya geldiler. karakol personelinin kahramanca direnmesiyle içeri girememiş yaptığı saldırı amacına ulaşamamıştır.aktülün ü ve diğer basılan karakolları yanlız bırakanlar hesap vermeliler.
Beğen
Cevapla
-
Yavuz Selim
17 yıl önce
Şikayet Et
Öfke Çözüm Değil !. Koçum istifanı ver, git golf tarlana, istediğin gibi çelik-çomak oyna! Nedir bu sonu gelmeyen işler! Satmışım anasını, bitmeyen işin anasını yatmak halledermiş derdi rahmetli dedem!
Git yat golf sahasında mı olur, Hawai'de ayarladığın yazlıkta mı... Ne önemi var bu fani işlerin...
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle