Netanyahu’nun Son Hamlesi
- GİRİŞ12.02.2026 09:09
- GÜNCELLEME12.02.2026 09:09
Yeni bir dünya düzeni kuruluyor.
+I. Dünya Savaşı ile birlikte imparatorluklar yıkıldı.
+II. Dünya Savaşı’ndan sonra da yine bir dünya düzeni kuruldu.
+Şimdi ise yeni postmodern bir dünya düzeninin doğum sancılarını görüyoruz.
Yeni dünya düzeni savaşla kanla mı kurulacak, yoksa anlaşma ve ticaretle mi kurulacak?
Onu zaman gösterecek.
İngiltere merkezli dünya düzeninin sarsıldığını izliyoruz.
ABD, Trump’ın ağzından İngiltere merkezli dünya düzenini yıkmaya çalışıyor.
Şimdi güncelle dönelim. ABD İran arasındaki gerginliğe…
Şu sorunun bir cevabı var mı?
İran, ABD’nin tüm şartlarını kabul etse, “rejimi de değiştiriyorum” dese, ertesi sabah barış içinde bir dünyaya mı uyanacağız?
O zaman ABD, İran’dan gerçekte ne istiyor?
Bir süredir bu soruyu soruyoruz.
Ama ortada ne yazık ki net bir cevap yok.
Şunun altını çizmemiz lazım: dünya medyası ABD–İsrail odaklı bir algı üzerinden yürüyor.
Haber akışına baktığımız zaman “İran anlaşmayı kabul etmezse ABD mi vuracak, İsrail mi vuracak?” gibi sorular tartışılıyor.
Bu tamamen İsrail’in bizim önümüze koyduğu ve “tartışın” dediği bir konu.
Bu oyuna gelmemek lazım.
En son Trump’ın “ikinci filo İran’a doğru yola çıkabilir” açıklaması, İsrail kaynaklı kanal 12’de yer aldı ve “Amerika vurmazsa gerekirse İsrail de vurur” biçiminde aktarıldı.
Peki şu soruyu da sormanın yeri değil mi?
Şu anda İran’ın ABD tarafından vurulmasını gerektirecek hangi gelişme var?
Elinde füze var deniyor.
O zaman elinde füze olan bütün ülkeler vurulma tehdidiyle karşı karşıya demek gerekir.
Rejim sorunundan bahsediliyor.
Bu rejim, ABD eliyle kurulmadı mı zaten?
Bir şeyin adını koyalım: bunlar İran’ı beşe bölmek istiyorlar.
Aslında binlerce yıllık Pers İmparatorluğu’nun devamı olan bir devleti beşe bölerek daha güçsüz hale getirmek…
Ve menüde hızlıca tüketilecek bir yemek olarak sunmak...
Eski ABD Dışişleri Bakanı Condaliza Rice, konuyla ilgili “Ortadoğu’da 42 ülke oluşturmayı planlıyoruz” dememiş miydi?
Hatta sonradan bu sayı önce 152’ye sonra 242’ye çıkarıldı.
Yani bunlar mahalle ülkeleri, kabile ülkeleri planlıyor.
Ne kadar küçük ve güçsüz olursa o kadar kolay yönetilebilir ülkeler.
Asıl sormamız gereken soru şu:
Ulusalcı kimliği ile bilinen Trump, paranın sahibi olan küreselcilere ne kadar direnebilecek ya da bu savaşı kazanabilecek mi?
Yeni kurmayı planladığı dünya düzenini kurabilecek mi?
Bunların hepsi çok büyük sorular ve cevaplarını vermek de çok zor.
Epstein dosyalarındaki pislikler ortalara saçılmışken ABD’de halk sokaklara dökülmüşken…
Tabii ki gizli çantadaki kırmızı düğmeye basacak olan ABD Başkanı Trump olsa da, o düğmeye basmak için raporu verenler acaba kimler?
İsrail “ABD’ye vururuz” diyor; çünkü Washington İran’ı tartışırken, Netanyahu Washington’da Trump’a baskı yapıyor.
Bundan birkaç ay önce Zalim Netanyahu, “ elinde telefon olan herkes İsrail’dedir” demişti.
Neden o gün çeri domates örneği vermişti?
Çeri domatesi yemesiyle ünlü İngiltere Kralı Üçüncü Charles’a bir göndermeydi bu belki de.
Geçenlerde de Netanyahu, telefonunun kamerasını kapattığı bir fotoğrafı medyaya servis etti.
İşte bu da bir mesajdı.
Aslında herkes Netanyahu’nun korktuğu için telefonu bantladığını sanarken, O ise birilerine “biz senin telefonunu dinliyoruz” mesajı veriyordu belkide.
İsrail sıkışmış durumda.
Bunun farkında, adımlarını buna göre atıyor.
7 Ekim sürecinden sonra elimizde bir çıktı daha oldu:
Müslüman ülkeler, İsrail’in her an kendilerini de vurabileceğini artık biliyorlar.
Ve artık yapılan anlaşmalar buna karşı bir reaksiyon oluşabileceğini gösteriyor.
Bu saatten sonra bölgede oyun kurmak isteyenler Türkiye ve Erdoğan gerçekliğini bilip ona göre hareket edecek.
Geçenlerde İsrail medyasına konuşan üst düzey bir yetkili “yüzüncü yılımızı göremeyebiliriz” açıklaması yaptı.
Gazeteci İsmet Özçelik, ABD’nin dünyada birçok farklı noktada kendine gereksiz cepheler açtığını söyledi.
Bir dünya gücü de olsa bu kendi açısından yanlış bir stratejidir dedi. Doğru bir tespit.
Yüzyılın uyanığı olan Trump, boşa füze atmak istemez; asker kaybetmek istemez; gemi kaybetmek istemez.
Haziran ayına kadar çok şeyler göreceğiz:
Küreselciler mi kazanacak, ulusalcılar mı kazanacak? İran’da yeni bir cephe açmak ABD’nin işine yarar mı?
Buna da önümüzdeki günlerde bakacağız.
Ve şu anda tüm bu kaos ve diplomasi hengâmesinde tek bir şey net: dünya artık eskisi gibi değil, yeni dünya düzeni çoktan kapıyı araladı.
M. Mustafa Yıldız / Haber7
Yorumlar7
-
ahmet kopter.
38 dakika önce
Şikayet Et
hiçbişiy olmaz, sıra bizde, daha doğrusu aklarda olur
Beğen
Cevapla
-
Osimhen
52 dakika önce
Şikayet Et
katil abd ve israil. İranın yanındayım
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
misafir
56 dakika önce
Şikayet Et
israil yıkıldığı gün abd de yıkılır zaten dünyada en cok borclu olan ülke.yıldırarak borcunu ödemeye calışıyor.
Beğen
Cevapla
-
ramazan
1 saat önce
Şikayet Et
Abdullah ÇİFTCİ nin bir tespiti var ben de katılıyorum. İNGİLTERE ve israil amerikayı ortadoğuda oyalarken arkadan çini büyütüyorlar.ABD uyandığında iş işten geçmiş olacak.. trump tam çine yoğunlaştı israil savaşı çıktı tam yine yoğunlaşıyor iranı çıkartıyorlar..
Beğen
Cevapla
Toplam 2 beğeni
-
Gerçek bu
1 saat önce
Şikayet Et
Dünyaya Hiç bir şey olmaz hiç bir yere savrulmaz saten İran izole olmuş bir devlet ne olacak işte petrol 3-5 dolar çıkar iner o kadar
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle