Bu bir Petrol Savaşı
- GİRİŞ12.03.2026 09:33
- GÜNCELLEME12.03.2026 09:33
ABD, İsrail ve İran arasında devam eden savaşta çatışmalar artık neredeyse 2 haftayı bulacak.
İran İsrail’e ve bölgedeki ABD hedeflerine yönelik ağır başlıklı süper füzeler ile misilleme yapacağını duyurdu.
ABD ve İsrail tarafı ise İran’daki bazı askeri tesisleri ve füze bataryalarını hedef alan hava operasyonları düzenledi.
Yani ortalık yangın yeri…
Şimdi kitabın ortasından konuşalım.
En önemli soru şu.
Savaş ne zaman bitecek?
Beyaz Saray sözcüsü “4 ile 6 hafta içerisinde savaşın bitmesini bekliyoruz” dedi.
Olay döndü geldi Hürmüz Boğazı tartışmasında kilitlendi.
Hürmüz Boğazı demek dünyanın petrol arzının tartışıldığı nokta demek.
Hürmüz Boğazı demek Batı dünyasının pompa fiyatlarının ne olacağını tartışması demek.
İran Hürmüz hamlesini savaş başladıktan bir hafta sonra devreye soktu.
Bu, şunun için önemli.
Trump’ın göreve gelişinin nedenlerinden biri ABD’deki petrol fiyatlarının yüksek oluşu idi.
Trump seçim kampanyasında “petrol fiyatlarını düşüreceğim” demişti.
ABD’de Biden döneminde petrol fiyatları iki katına kadar çıktı.
Dolayısıyla Trump şu anda en önemli vaadinden uzaklaşmış durumda.
Geçtiğimiz hafta ABD’de pompa fiyatlarına %15’e varan zam yapıldı.
Bu durum ABD yönetimini ciddi şekilde rahatsız ediyor.
Dolayısıyla mesele döndü dolaştı bir petrol meselesine dönüştü.
Ne kadar eleştiride bulunsak da Tahran yönetiminin kendi güç kapasitesi doğrultusunda stratejik adımlar attığını söyleyebiliriz.
Mesaj net:
“Eğer ben bitersem bütün dünya biter!”
Petrol fiyatları arttıkça gıda fiyatları artıyor.
Bu da önümüzdeki süreçte dünyanın konuşacağı yeni bir kriz demek.
Hürmüz Boğazı savaşın İran meselesinden çıkıp dünyanın sorunu haline geldiği yerdir.
Bu kriz petrol istasyonuna gittiğimizde cebimizden çıkan para olarak bize yansıyor.
Elektrik santrallerinden fabrikalara kadar birçok sektör bundan etkileniyor.
Ve, meselenin bam teli…
Dünyada ciddi bir liderlik sorunu var.
Türkiye’de biz bu konuda şanslıyız.
Recep Tayyip Erdoğan kurt bir politikacı.
Dış politikada
saygı duyulan bir lider.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan gücü ve etkisi ile dünya siyasetini etkiliyor.
Peki dünyanın geri kalanı nerede?
Batılı liderler nerede?
Aşık Paşazade’nin o meşhur sözü akla geliyor.
“İdraki meali bu küçük akla gerekmez zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez.”
Hürmüz Boğazı’nda yaşananları bugün konuşuyoruz.
Ama 7 Ekim sürecinden bir hafta sonra Mısır’da yapılan dışişleri bakanları toplantısında Hakan Fidan önemli bir uyarı yapmıştı.
“Bu saldırılar devam ederse savaş tüm bölgeye yayılır.” demişti.
Geldiğimiz noktada bölgesel savaşa dönüştü mü?
Evet.
Lübnan, İran, Suriye, Irak ve Körfez ülkelerinde bir ateş sarmalı oluştu.
Bölge cayır cayır yanıyor.
Bugün dünyada yaşananları en iyi okuyan ülkelerin başında Türkiye geliyor.
Peki Türkiye bugün Erdoğan tarafından yönetilmiyor olsaydı ne olurdu?
7 Ekim’in hemen başında ülkemizde bazıları Hamas’ı terörist ilan etmişti.
Eğer onları dinleseydik bugün İsrail’in yanında yer almış olacaktık.
Azerbaycan’a Türkiye yardım ettiğinde “Türkiye cihatçıları sahaya sürdü” diyenler vardı.
Suriye’de de aynı şey söylendi.
Şimdi geldiğimiz noktada Ahmet Şara ile Trump dahil birçok lider görüşmüyor mu.
Demek ki Türkiye en başından olanları gördü.
Taliban’a ülkemizde terörist diyenler vardı.
Ama Taliban’ı ilk tanıyanlardan biri ABD olunca sesler kesildi.
Rusya–Ukrayna savaşı başladığında “Ukrayna’nın yanında olalım” diyen siyasetçiler yok muydu?
Vardı.
Eğer onları dinleseydik bugün savaşın tarafıydık.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üzerinden de birçok tartışma yaşandı.
Fitne çıkarılmaya çalışıldı.
Daha sayayım mı?
O zaman gelelim meselenin bam teline.
Birileri çıkıp “İran’ın yanında yer alalım Kürecik’i kapatalım” diyor.
Peki hiç düşündünüz mü.
Kürecik’i kapatırsan.
İncirlik’i kapatırsan.
Ateş sana sıçramaz mı?
Rusya–Ukrayna savaşında taraf olsaydık ateş bize sıçramaz mıydı?
Ahmet Şara’yı terörist ilan etseydik bugün Suriye’de ateş bize sıçramaz mıydı?
Türkiye’nin devlet aklı gerekeni yapıyor.
Buradan herkesin gerekli dersleri çıkarması gerekiyor.
En çok da sokaktaki vatandaşın.
M. Mustafa Yıldız / Haber7
Yorumlar1