Erdoğan’ın manifestosu

  • GİRİŞ14.08.2026 09:16
  • GÜNCELLEME14.08.2026 09:16

2014…

İmam Hatip Liseleri 100. yıl programında Recep Tayyip Erdoğan kürsüde…

Tarihe geçen bir konuşma gerçekleştiriyor…

Söylediklerini alsanız, bugünkü siyasete “yeni” bir manifesto olarak marş yaparsınız. 

  • Biz beddualarla gelmedik, dualarla geldik. 
  • Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. 
  • Çok zulme uğradık ama sabrettik hiçbir zaman üzüntüye kapılmadık, merhametlilerin en merhametlisinden ümidimizi kesmedik
  • kaderin üstünde mutlaka bir kader vardır dedik. 
  • Direndik, mücadele ettik, hiçbir şey yapamadığımız zamanlarda seccademize sığındık. 
  • Biz sabırsızlardan, tahammülsüzlerden bütün tahriklere rağmen eline silah alanlardan, şiddeti çözüm yolu olarak görenlerden olmadık. 
  • Yerin altını işgal edenlerden sinsi bir virüs gibi bünyeyi saranlardan olmadık. 
  • Milletimizle bağımızı, milletimizle irtibatımızı hiçbir zaman koparmadık. 
  • Kendi vatanında şiddete tevessül edenlerden asla olmadık, asla olamayız. 
  • Biz kendi vatanında siyaset yolları varken, yerin altını, takiyyeyi, kisveleri tercih edenlerden olmadık olmayacağız. 
  • Mücadelemiz; milletin değerlerini yüceltme milleti kutsallaştırma mücadelesidir. 
  • Bizim mücadelemiz yeni Türkiye büyük Türkiye mücadelesidir. 
  • Amaca uluşmak için her yöntemi mübah göremeyiz. 
  • Milletin öz değerlerinden asla uzaklaşmayacağız. 
  • Müslüman müslümana tuzak kuramaz. Bırakın müslümana tuzak kurmasını başka insanlara da tuzak kuramaz. 
  • Cumhurbaşkanı'nın da hatası vardır, Tayyip Erdoğan'ın da hatası vardır. Meclis Başkanı'nın da hatası vardır. Hiçkimse hatasız değildir. 
  • O yüzden kendimizi hesaba çekmeye mecburuz. 
  • Unutmayın ki bir hesap günü var o gün hesaba çekileceğiz. 
     

Aslında üstüne başkaca bir yorum yazmaya gerek yok. 

Siyasete “Erdemliler hareketi” olarak başlayan bir hareket o erdemi kaybetmemeli.

Tayyip Erdoğan’ın yıllar önce sıraladığı ve güncelliğini yıllarca kaybetmeyecek bu yol haritası unutulmamalı.

Kişisel hesaplarla koca bir hareket geri çekilmemeli. 

25 yılın muhasebesini kendi vicdan muhasebesiyle birlikte yaparak herkes “Erdoğan’a nasıl omuz verebiliriz?” sorusunun yanıtını aramalı.

Nitekim bu hareket sadece bir siyasi oluşumdan öte bu ülkenin sessiz yığınlarının sesi, vicdanların nefesi olmak durumundadır.

Bir adım geri gidildiğinde telafisi zor yollara girilir. 

Nitekim pusuda bekleyenlerin gerçek amaçlarının ne olduğu da ortada. 

İşte bu yüzden sadece siyaset değil bu ülkede yaşayan herkesin tek vücut halinde hareket etmesi hayati önem taşıyor. 

Mehmet Mustafa Yıldız / Haber7

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat