40 Karede Erdoğan: Türk Konseyi fotoğrafı

.

  • GİRİŞ13.11.2021 10:26
  • GÜNCELLEME14.11.2021 10:15

Türk Konseyi, diğer adıyla Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi 8. Zirvesi 12 Kasım 2021’de İstanbul’da toplandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenecek zirvesi kapsamında İstanbul'da bulunan üye ülkelerin devlet başkanları ile açılış töreni için Sultanahmet'teki Türk Konseyi Genel Sekreterliği binasında bir araya geldi. Bir süre binada sohbet eden Erdoğan ve konuk devlet başkanları, açılış töreni için dışarıya çıktılar. Törende, konseye üye ülkelerin bayrakları göndere çekildikten sonra açılış kurdelesi kesildi. Zirveye ev sahipliği yapan ülkenin lideri olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve konsey üyesi ülkelerin liderleri, Türk Konseyi 8. Zirvesi'nin düzenleneceği Demokrasi ve Özgürlükler Adası'na bir tekneyle geçtiler.

            Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, gözlemci ülke Macaristan'ın Başbakanı Viktor Orban, gözlemci üye statüsüyle konseye ilk defa katılan Türkmenistan'ın Devlet Başkanı Gurbangulu Berdimuhamedov ve Türk Konseyi Genel Sekreteri Baghdad Amreyev​​​​​​​ teknede sohbet etti. Demokrasi ve Özgürlükler Adası'ndaki Fatin Rüştü Zorlu Camisi'nde cuma namazı kılan liderler namazın ardından zirvenin yapılacağı binaya geçti. ‘40 Karede Erdoğan’ başlık yazı dizisi kapsamında kaleme alınan bu metinde, Türk Konseyi Devlet Başkanları 8. Zirvesi fotoğrafını yorumlayacağım. 

            TÜRK KONSEYİ

            Türk Konseyi, Türk Keneşi adıyla 1992-2010 yılları arasında yapılan Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi sonrasında, Türk dilleri konuşan ülkeler arasındaki bağın güçlendirilmesi amacıyla 3 Ekim 2009 tarihinde Nahçıvan Anlaşması’nın imzalanmasıyla kuruldu. Kısaca 2009’da Nahçıvan’da imzalanan ve 2010’da kurularak ilk buluşmasına gerçekleştiren Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi Türk Dünyası’nın siyasi çatı kuruluşu konumundaydı.  Bir anlamda Avrupa Birliği gibi bir Türk Birliği projesinin en etkili ve yetkili zeminiydi..

            Türk Keneşi'nin resmî bayrağı, 22 Ağustos 2012 tarihinde Bişkek'te toplanan 2. Türk Keneşi Dışişleri Bakanları toplantısında karara bağlanmıştı. Bu bayrak üye ülkelere (Özbekistan dışında) ait semboller içermektedir. Rengini Kazakistan bayrağından, ortasındaki güneşi Kırgızistan bayrağından, hilali Türk bayrağından, 8 köşeli yıldızı ise Azerbaycan bayrağından almaktadır.

            İlk etapta Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan tarafından kurulsa da 14 Eylül 2019'da Özbekistan’ın da Türk Keneşi'ne katılmı ile ikinci genişleme dönemini yaşadı.  Aynı yıl Macaristan ise gözlemci üye oldu, ancak gelecekte tam üyelik başvurusu yapabileceklerini belirtti. 2020 yılında Ukrayna Dışişleri bakan yardımcısı Emine Ceppar, Ukrayna'nın gözlemci olmak istediğini söyledi. 3 Mayıs 2021'de Afganistan, Türk Keneşi'ne resmi olarak gözlemci statüsü başvurusunda bulundu. Son olarak Türkmenistan Konsey’e gözlemci üye olarak katıldı. Burada özellikle Türkmenistan’ın dahil oluşu Türk Dünyası açısından ciddi bir adımdır. Zira Türkmenistan 1995 yılında imzaladığı “Tarafsızlık anlaşması” gereği hiçbir kuruluşa üye olmuyordu. Bu karar Türkmenistan’ın dışa açılma politikasının en sembolik başlangıcı olabilir. Böylelikle 5 daimi ve 2 gözlemci üyesiyle KKTC dışında bağımsız Türk devletlerini tek bir siyasi kuruluş içerisinde bir araya gelmiş olmaktadır. Türkiye dışında diğer ülkeler tanımadığı için KKTC için henüz üyelik mümkün gözükmüyor. Ancak açıklanacak deklarasyon metninde KKTC vurgusu yolculuğun başladığının bir göstergesi.. 

            24 Mayıs 2019 tarihinde Türkiye Cumhurbaşkanı  Erdoğan'ın önerisi ve konsey üyelerinin oy birliği ile Nursultan Nazarbayev, Türk Keneşi ömür boyu onursal başkanı unvanını aldı.

            Sekizinci zirvede ise 3. genişleme dönemi başladı. 12 Kasım 2021 tarihinde İstanbul'daki Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilen 8. Türk Devletleri Teşkilatı İstanbul Zirvesi'nde örgütün adı Türk Devletleri Teşkilatı olarak değiştirilmiştir.

            Teşkilatın genel sekreterliği İstanbul'da, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı Ankara'da, Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de, Uluslararası Türk Akademisi ise Kazakistan'ın başkenti Nur-Sultan'da bulunmaktadır.

            TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI

            Türk Konseyi Devlet Başkanları 8. Zirvesi, "Dijital Çağda Yeşil Teknolojiler ve Akıllı Şehirler" temasıyla 12 Kasım 2021’de İstanbul’da Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda toplandı. Türkiye’nin 2022 dönem başkanlığını üstlendiği zirvede önemli kararlar alındı. 

            Zirvede bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, önemli tespitlerde bulundu: "Kurumsallaşmasını geliştiren, bölgesinde ve ötesinde itibarını artıran Konseyimizin adını Türk Devletleri Teşkilatı olarak değiştiriyoruz. Tabii bu tarihi değişikliğin sadece sözde kalmaması, fiiliyata da dönüşmesi gerekiyor. Gerek sekretaryanın yapısı ve çalışma usulleri gerek siyasi, iktisadi ve toplumsal dayanışmamız aile meclisimizin örgüt niteliğini yansıtmalıdır. Ülkelerimizi ve bölgemizi ilgilendiren meseleleri ve fırsatları istişare etmek için teşkilatımızdan daha fazla faydalanmalıyız. Bu manada, Dışişleri Bakanlarımızın 27 Eylül'de Afganistan konusunda yaptıkları olağanüstü toplantı bir ilki teşkil etmiştir. Türk Devletleri Teşkilatı olarak Gözlemci Üyemiz Macaristan'la birlikte salgın karşısında verdiğimiz ortak mücadele de bir diğer başarı örneğidir. Bugün ayrıca değerli katkılarınızla hazırlanan Türk Dünyası 2040 Vizyon Belgesi'ni uygulamaya alacağız. Bu belge, ufkumuzun sadece üye ülkelerle sınırlı kalmadığını gösterecek, barış, huzur ve refahı tüm bölgemize yayma irademizin tezahürü olacaktır." dedi. 

            Gün boyu süren yoğun toplantılarda yapılan çalışmaların ardından, içinde konseyin adının ‘Türk Devletleri Teşkilatı’ olarak değiştirme kararının da bulunduğu Sekizinci Zirve Bildirisi yayınlandı. Konseyin isminin değişmesi, önemli bir karar oldu. Aslında bu öneri geçtiğimiz yıl, 2020’de salgın sebebiyle çevrimiçi gerçekleşen Türkistan zirvesinde Nursultan Nazarbayev tarafından gündeme getirilmişti. “Artık Türk dili konuşan ülkeler değil Türk Devletler Birliği diyelim.” demişti, Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı.. İşte sekizinci zirvede organizasyonun adı "Türk Devletleri Teşkilatı" olarak ilan edildi. Bu çok stratejik bir aşamadır; çünkü her üye ülke birer Türk Devleti olduğunu uluslararası sistemde tescillemektedir.

            Kazakistan Cumhuriyeti Birinci Cumhurbaşkanı, Elbaşı ve Türk Devletleri Teşkilatı Onursal Başkanı Nursultan Nazarbayev tarafından başlatılan "Türk Dünyası 2040 Vizyonu"nu, Türk Devletlerinin ortak çıkarlarının bulunduğu muhtelif alanlarda geleceğe dönük işbirliğine rehberlik edecek stratejik bir belge olarak kabul edildi. Uygulanması için "2022-2026 Türk Devletleri Teşkilatı Stratejik Yol Haritası" hazırlanmasının talimatı verildi. Üye devletler bu strateji ile önümüzdeki yaklaşık 20 yıllık dönemdeki bütünleşme hedeflerini deklare etmiş oldular.

            Nursultan Nazarbayev, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen Türk Konseyi Devlet Başkanları 8. Zirvesi’ne video mesaj gönderdi. Türk Konseyi Onursal Başkanı olarak söz konusu zirveye davet ettiği için Erdoğan’a teşekkür eden Nazarbayev, "Bu zirvede sizlerin kararıyla Türkistan’a Türk dünyasının manevi başkenti statüsü verildi. Hepinizi Türkistan’a davet ediyorum" dedi. Konuşmasında bu yıl bağımsızlıklarının 30. yılını kutladıklarına dikkati çeken Nursultan Nazarbayev, Türk devletlerini birbirleriyle yakınlaştırmaya yönelik misyonunu bundan sonra da devam ettireceğini açıklarken "Ülkelerimizin bağımsızlıklarını kardeş ülke olarak ilk Türkiye tanımıştı. Bizim halklarımız bunu daima hatırlayacak" dedi. Türk Devletleri Teşkilatının yeni bir blok değil aksine dünyanın her ülkesi ve uluslararası kuruluşuyla iş birliğine hazır bir teşkilat olduğunu belirten Nazarbayev, "Bugüne kadar 17 kez Türk Konseyi Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldım. Konseyin kuruluşu ve gelişimine katkıda bulundum. Kardeş Türk devletlerini birbiriyle yakınlaştırmaya yönelik misyonumu devam ettirmeye niyetliyim" ifadelerini kullandı.

            Dış politikada ortaklaşa duruş sergilemenin yöntemi de vizyon belgesinde yer aldı. Bu çerçevede teşkilatın genişleme strateji ve yöntemi de gündeme geldi. Konseyin Türk Dili temelinde üyelik mekanizmasını sınırlaması da zirveden çıkacak sonuçlardan biri oldu. Daimi, gözlemci ve proje ortaklığı tesis edildi. Ukrayna, ABD ve Rusya gibi ülkelerle de faydalı projeler temelinde proje ortaklığı kurulabilecek. Ama tekrarlamak gerekirse üye olmak için mutlaka Türk Dil ailesinden (Ural-Altay) olmak şartı getirildi. Örneğin Türkiye'nin AB üyeliği ya da diğer ülkelerin Avrasya Ekonomik Birliği üyelikleri buna engel değil.

            Türk dünyasında yatırım ve finans çabalarını uyumlaştırmak üzere ortak bir kalkınma fonu kurulacak. Merkezinin İstanbul olması düşünülse de Özbekistan da bu konuda aday ülkelerden. Henüz merkezi müzakere edilmekte. Ekonomi konusunda belki de en önemlisi yatırım ve hizmetler konusunda serbest ticaret anlaşmaları yapıldı.

            Siyasi ve sosyal dayanışmada olduğu gibi iktisadi ve ticari iş birliğini de müşterek adımlarla çeşitlendirmek ve güçlendirmek durumunda olduklarını belirten Erdoğan, toplam ticaret hacminin yaklaşık 21 milyar dolar düzeyinde seyrettiğini, bu rakamın, dünyanın geri kalanıyla olan toplam ticaret hacminin sadece yine yaklaşık yüzde 3'üne tekabül ettiğini anlattı. "Dilde, fikirde, amelde birlik" anlayışıyla bu rakamın yüzde 10'lara taşınması gerektiğini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Hem ticaretimizi hem karşılıklı yatırımlarımızı süratle artırmalıyız. Ülkelerimiz arasındaki ticaretin önündeki tarife dışı tüm engelleri kaldırmalıyız. Bu maksatla Ticareti Kolaylaştırma Strateji Belgesi'nin imzalanmasına özellikle önem veriyorum. Ancak, kara, hava ve deniz yollarıyla birbirimize sımsıkı bir şekilde bağlanamazsak, istediğimiz sonuçları elde edemeyiz. Transit geçiş belgelerini artık gündemimizden çıkarmalı, gümrük mevzuat ve uygulamalarımızı uyumlaştırmalı, geçiş ücretlerini rekabetçi bir düzeye çekmeliyiz. Bu doğrultuda, Uluslararası Kombine Yük Taşımacılığı Anlaşması'nı bir an önce imzalamalıyız. Böylelikle, Hazar Geçişli Uluslararası Doğu-Batı Orta Koridor başta olmak üzere, aramızdaki tüm yolları bu coğrafyanın ana arterleri haline getirebiliriz. Azerbaycan-Nahçıvan bağlantısı da bu anlamda hayati nitelik arz ediyor. Bölgenin transit ve lojistik merkez olma konumundan şüphesiz hepimiz istifade edeceğiz. Malum, Sayın Binali Yıldırım'ı Aksakallar Konseyi'ne Türkiye'nin Aksakalı olarak atadık. Binali Bey'in, tecrübesi ve birikimiyle ulaştırma başta olmak üzere Konsey'in çalışmalarına her alanda değerli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Üstlendiği bu önemli görevde kendisine başarılar diliyorum." dedi.

            Görev süresi geçtiğimiz aylarda dolan Genel Sekreter Baghdad Amreyev’in başarılı çalışmalarından dolayı bir yıl daha süresinin uzatıldı. Bu arada zirve vesilesiyle Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev'e "Ali Nişan" verildi; bu  Karabağ Zaferi'nin teşkilat için öneminin de bir göstergesi olarak kabul ediliyor. "Ali Nişan" daha önce Nazarbayev'e verilmişti.

            Bu önemli ve güzel gelişmelerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliği ve katkısı var.. ‘Türk Devletleri Teşkilatı’, İslam Birliği hedefi doğrultusunda atılmış önemli bir adım. Türk Birliği sağlamlaşır, güçlenirse, Arap Birliği de kendini toparlayacaktır..

Yorumlar1

  • bülent duman 2 ay önce Şikayet Et
    allah razı olsun hepsinden.bir olmak önemli.birlikten dirlik düzenlik olur.
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat