Tövbe günahlardan temizler
- GİRİŞ01.10.2026 09:13
- GÜNCELLEME01.10.2026 09:13
İnsanoğlu hata yapmaya ve günaha düşmeye elverişli bir fıtratta yaratılmıştır.
Ömür sermayemiz hızla tükenirken, geçici dünya heveslerine aldanıp ahiretimizi unutabiliyoruz. Dolayısıyla sağ olduğumuz sürece nefislerimizi hesaba çekmeli, hatalarımızı itiraf edip içtenlikle tövbe etmeliyiz.
Allah Teala şöyle buyuruyor: “Allah’ı unutan, bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar gerçekten yoldan çıkmışlardır. Cehennemliklerle cennetlikler bir değildir. Muratlarına erecek olanlar ancak cennetliklerdir.” (Haşr Suresi – 18-20) Allahu Teala bu ayetinde bizleri ahiret için uyararak, ne yaptığımızı kontrol etmemizi istiyor.
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) bir hadisi şerifte şöyle güzel dua ediyor: "Allah'ım! Nefsime takvasını (günahlardan sakınma şuurunu) ver ve onu arındır. Onu en iyi arındıracak olan sensin. Onun koruyucusu da efendisi de sensin..." (Müslim, Zikir, 73)
Allahu Teala, kullarının işlerini yapmadan önce planlamalarını; yaptıktan sonra da yapılan işin nasıl bir şekil aldığını gözden geçirmelerini istemektedir.
Mümini günah batağında kalmaktan kurtaracak yegane çare, samimi bir nedametle Allah'a yönelmek, yani tövbe etmektir.
Bu yüzden insanın kendini kontrol etmesi, sık sık hesaba çekmesi ve hatalarına da tevbe etmesi gerekmektedir.
Allahu Teala “Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu denemek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O, güçlüdür, çok bağışlayıcıdır.” (Mülk Suresi – 1) buyurarak dünya hayatının imtihan olduğunu açıklamıştır.
İnsanın kendi kendisiyle yüzleşmesine, yaratılış amacı doğrultusunda imanını ve amellerini kontrol etmesine nefis muhasebesi ve murakabe denir. Murakabe; Yüce Rabbimizin "er-Rakîb" sıfatıyla bizleri her an gördüğü, işittiği ve her davranışımızdan haberdar olduğu bilinciyle yaşamaktır.
Bu yüzden insan, sınav yerinde olduğu bilinciyle hareket etmeli, ahiret için de hazırlık yapmalıdır.
İnsan dünya meşgalesine dalarak ahireti ve yaratılış amacını unutabilmektedir.
Dünya hayatı nefis için bir mücadele alanıdır. Kur'an-ı Kerim'de Hz. Yusuf'un diliyle ifade edildiği üzere; "Çünkü nefis, Rabbimin acıyıp koruması dışında, daima kötülüğü emreder." (Yusuf Suresi, 53).
Arapça’da tevbe (tevb, metâb) “geri dönmek, rücû etmek, dönüş yapmak” anlamındadır ve “dinde yerilmiş şeyleri terkedip övgüye lâyık olanlara yönelme” biçiminde tanımlanır.
Tövbe, günahtan vazgeçip yüzünü ve kalbini yeniden Allah’ın rızasına çevirmektir. Peygamber Efendimiz (s.a.v), "Günahtan tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir" buyurarak bizlere umut kapısını sonuna kadar açmıştır.
Hz. Ömer (r.a) bu konuda bizlere şu altın uyarıyı yapmaktadır: "Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz, amelleriniz tartılmadan önce onları tartınız!"
Resulullah Efendimiz (sav) bir hadisi şeriflerinde buyurdular ki: “Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teala hazretleri sizi helak eder ve yerinize, günah işleyecek (fakat tövbeleri sebebiyle) mağfiret edeceği kimseler yaratırdı.” (Müslim, Tevbe, 9, (2748)
Cenabı hak Kuranı kerimde ”Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır.” (Necm 32) Peygamber efendimiz (s.a.s) şöyle buyurmuştur; “Günahtan tevbe eden kimse, hiç günahı olmayan kimse gibidir.” (İbn Mâce, Züht 30)
Müslümanlar olarak bizler de geçmişimizin muhasebesini yaparak, hata ve günahlarımıza içtenlikle tevbe edelim. Günahlarından arınarak yeni bir güne başlayanlara ne mutlu.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol