Dijital gürültüde kaybolan gerçek
- GİRİŞ24.01.2026 09:12
- GÜNCELLEME24.01.2026 09:12
Teknolojinin yoğun kullanımı dijital çağda haber üretimini hızlandırdı. Ancak aynı hız, sorumluluğu beraberinde getiremedi. İnternet siteleri, haber portalları ve bazı yayın organları, etkileşim ve tıklama uğruna manşeti gerçeğin önüne koyar hâle geldi.
Artık mesele doğru haberden çok, daha çok tıklanmak.
Bu tercih sadece haberciliği değil, toplumsal dengeyi de bozmuyor mu?. Bugün “çarpık haber” dediğimiz şey çoğu zaman yalan değildir. Ancak günümüz daha sofistike bir yöntemle üretiliyor.
Gerçek bir olay bağlamından koparılır, en uç ihtimal başlığa taşınıyor. İhtiyat payı ise metnin en altına yer alır. Başlık kesin konuşur, içerik ise muğlâktır.
Okuyucu başlığı okur, endişeyle tıklar. Metni okuyan azdır. Düşünen ise daha da az.
Duygu Mühendisliği
“Uzmanlar uyardı!” denir; ama uzman yoktur. Büyük tehlike kapıda!” yazılır; ama zaman, mekân, veri belirsizdir. Tekil bir olay, ülke geneline yayılır.
Teknik bir arıza “sistem çöküyor ”a, Münferit bir vaka “toplum kontrolden çıktı”ya,
bir ihmal ise “Kaçınılmaz felakete” dönüşür. Bu artık habercilik değil, duygu mühendisliği halini almıştır.
“Felaket”, “şok”, “dehşet”, “kâbus”, “alarm’’.
Bu kelimeler haberin kendisi değil, motoru hâline gelmiştir. Oysa bir haber ne kadar bağırıyorsa, insan o kadar az düşünür.
Haberciliğin pusulası ve amacı ise, Click Rate (CTR – Click Through Rate) ve bu dil, “click bait” ticari değer oranının yükselmesine hizmet ediyor.
Başlıklar tanıdık mi?
• “Şimdi oluyor…”
• “Az sonra açıklanacak…”
• “Son dakika!”
• “Uzmanlar diyor ki…”
• “Yetkililere göre…”
• “Kulislere yansıyan bilgilere göre.
Haber Ne İçin Üretiliyor?
Haber, toplumu bilgilendirmek için mi üretiliyor;
yoksa korkutmak, öfkelendirmek ve yönlendirmek için mi?
Eğer ikinci yol tercih ediliyorsa, bunun adı özgür yayıncılık değildir.
Bu durum , “Ben etkileşimi aldım, gerisi beni ilgilendirmez” diyen bir zihniyetin ürünü haline gelecektir.
Ve bu zihniyet; farkında olmadan ama sürekli biçimde, değerleri aşındırır, ahlaki zemini zayıflatabilir.
İyi Örnekler Neden Önemli?
Hakkı teslim etmek gerekir, Türkiye’de tüm medya bu çizgide yürümüyor.
Haber 7 ve benzeri sorumlu yayıncılar, manşeti kışkırtmak yerine içeriği güçlendirmeyi, korku üretmek yerine bilgi vermeyi tercih ediyor.
Bu yaklaşım, bize haberciliğin kamu sorumluluğu bilinciyle yapıldığını hatırlatıyor.
Olayları bağlamından koparmadan, ihtimali kesinlik gibi sunmadan, okuru paniğe sürüklemeden aktaran bu anlayış şunu gösteriyor,
Medyada güven sorumlu yayıncılarla yeniden inşa edilebilir.
Ancak bunun tek yolu denetim midir?
Okuyucu Masum mu?
Özellikle de her gün en çok bağıranı ödüllendirdiğimiz hâlde kendimizi hâlâ “sadece okur” zannediyoruz.
Biz neyi seviyoruz? Gerçeği mi? Yoksa gerçeğe benzeyen ama duygularımıza daha iyi davrananı mı ? Bir haberin doğruluğu değil de başlığının damarımıza ne kadar bastığı tercihimizi, belirliyorsa burada artık masum ilgiden söz edemeyiz,
Elbette kimse çarpıtılmış haberi sevdiğini söylemez. Kimse manipülasyon isterim demez
ama nedense en çok manipülasyon tıklanıyor?
Sorun sadece üretenlerde değil. Demek ki biz, zarif bir el hareketiyle,
“Beni biraz kandır ama iyi anlat” diyoruz.
“Ben sadece baktım” diyenler için bu çağda bakmak, tarafsızlık olmuyor.
Bakmak, oy vermektir. Biz, kendimizi haklı hissettiren başlıkları seviyoruz.
Sonra da aynı zarafetle şikâyet ediyoruz: “Medya çok kirlendi.”
Belki de sorun, kirlenmiş medyadan çok, kirlenmeye gönüllü okur zarafeti olabilir mi? Okuyucular olarak neyi ödüllendiriyoruz, duygu mühendisliği yapanları mı, yoksa gerçek haber üretenleri mi?
Okuyucunun gerçek haberi talep etmesi, manipülasyonu dışlaması, tıklamayla değil, bilinçle tercih yapması ile sorun en aza inebilir.
Devletin ve Toplumun Ortak Sınavı
Haberlerle sürekli korkutulan, değersizleştirilen ve manipüle edilen bir toplum sağlıklı karar verebilir mi? Güven duygusu azalan ve abartılan haberler nedeniyle okuyucu bir süre sonra içerikleri ciddiye almayabilir.
Bu mesele yalnızca medya kuruluşlarının değil, devletin, düzenleyici kurumların ve toplumun ortak sınavı.
Çünkü haber, sadece bir içerik değil. Ya toplumu ayakta tutar ya da yavaş yavaş çözer. Bugün belki çok tıklanan haberler kazanıyor gibi görünüyor. Ama uzun vadede kaybeden;
hakikat, güven ve toplumsal vicdan haline dönebilir.
Sosyal medyada üretilen gürültü, gerçeği yok edemeyecektir, ama onu duyulamaz hâle gelmesine neden olabilir.
Adalet gibi, hakikat de gürültüden değil,
vicdandan beslenir.
Muzaffer Şafak / Haber7
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol