Teknoloji ve siyasi egemenlik... “Asıl mesele kimin ölçtüğü ve kimin kodladığı”

  • GİRİŞ31.01.2026 09:20
  • GÜNCELLEME31.01.2026 09:20

Görünürde tarafsız olan teknoloji, aslında neyi konuşacağımızı, neyi görmeyeceğimizi ve hangi kararların “makul” sayılacağını sessizce belirliyor.

Bu yazı, siyasetin teknoloji karşısında güç kaybı mı yaşadığını, yoksa doğru okunduğunda bu gücü yeniden inşa edip edemeyeceğini sorguluyor.

Günümüzde ve gelişen teknolojilerle birlikte yönetmek, her zamankinden daha fazla emek, zekâ ve duyarlılık gerektiriyor.

Bu fark artık çoğu zaman kürsülerde, meydanlarda ya da sandıklarda değil, ölçüm tablolarında, algoritmalarda ve veri merkezlerinde ortaya çıkıyor.

Bugün siyaset, karar verici olduğunu düşünüyor. Oysa giderek artan biçimde, önüne konulan veriler üzerinden karar onaylayan bir pozisyona sıkışıyor.

Bu nedenle artık şu soruyu sormalıyız.  Kararı kim veriyor, kararı verdiren bu veriyi kim üretiyor?

Siyasi İktidar ,Ölçüm ve Veri Yönetimi :

Bu konuda doğru okumalar yapan mevcut siyasi iktidar, ölçüm ve veri yönetimini erken kavrayarak bugüne kadar önemli sonuçlar elde etmiş, hatta bu yönüyle başkalarına da yol gösterici olmuştur. Bunu erken fark eden zeki ve vizyoner siyasetçiler, bu alanı çok önceden test etmiş ve doğru okumuştur.

Kamuoyu yoklamaları, saha verileri ve dijital analizlerin siyasal karar süreçlerine dâhil edilmesi, yalnızca teknik bir tercih değil, modern siyaset okumasının bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.

Siyasi iktidar, Modern ve küresel siyasetin bu gereğini yıllar öncesinden fark etmiş olması, elde edilen başarının temel nedenlerinden biri haline gelmiştir. Özellikle sosyolojik kırılım analizleri, seçmen davranışlarını izleyen sürekli ölçüm mekanizmaları ve dijital geri bildirimlerin etkin kullanımı, siyasi reflekslerin zamanında ve isabetli alınmasını da mümkün kılmıştır. 

Bu yönüyle, veriyi yalnızca ölçen değil, okuyan ve anlamlandıran bir siyaset pratiği oluşturulmuş, bu da elde edilen sonuçların temel unsurlarından biri hâline gelmiştir.

Ancak burada asıl belirleyici olan, ölçümün varlığı değil, nasıl okunduğu, kodlandığı  ve nasıl raporlandığıdır.

Objektif,

Tarafsız,

Hissi ve siyasi reflekslerle yönlendirilmeden,

Olumlu olduğu kadar olumsuz sonuçları da gizlemeden raporlanması ve doğru yorumlanması. Aksi hâlde veri, gerçeği göstermek yerine gerçeğin üzerini örten bir araca dönüşebilir.

Ölçemeyen yönetemez

Modern yönetim literatüründe Peter Drucker ile “Ölçemediğin şeyi yönetemezsin” ilkesi, sistematik hâle gelmiştir. Ölçümü başkasına bırakan yönettiğini sanır

Siyasi veriler, Reyting ölçümleri, kamuoyu araştırmaları, dijital etkileşim raporları, algoritmik analizler…

Hepsi “nesnel veri” olarak sunuluyor.

Ama asıl mesele bu veriler hangi yöntemle, hangi varsayımlarla ve kimin çıkarına üretiliyor?

Dijital görünürlüğü küresel platformlara 

Reyting ölçümünü özel şirketlere,

Toplumsal algıyı algoritmalara,

Tarım, gıda ve tüketim verisini eksik ya da sorunlu istatistiklere
emanet ederse; orada siyaset azalır ve egemenlik zayıflamaya başlar.

ölçümü başkasına bırakan sadece yönetiyor zanneder.

Algoritma tarafsız değildir

Algoritmaların tarafsız olmadığı ve veri üzerinden iktidar ürettiği gerçeği,               Shoshana Zuboff tarafından “gözetim kapitalizmi” kavramıyla tanımlanıyor

Teknoloji hiçbir zaman tam anlamıyla Nötr olmamıştır. Gelecekte de olması beklenemez. Aynı şekilde algoritmalar da, onları yazanın ya da yazdıranın bakış açısını taşır ve onlarda tarafsız değildir. 

Önemli olan bilgiye adaletli yaklaşılmasıdır.

Çünkü algoritmalar çoğu zaman “olanı” değil, izin verileni gösterir.

Bu gün seçilmişler den çok , kodlar karar veriyor. Siyaset bu kodları çoğu zaman yazmıyor, denetlemiyor

ve nasıl çalıştıklarını tam olarak bilmiyor.

Bu durumda, İktidar sandıkta mı başlar, yoksa algoritmada mı?

Eskiden bu sorunun cevabı sandıktı. Bugün ise algoritmalar, çoğu zaman belirleyici hâle gelmiş durumda.

Regülasyon var, irade ve derinlik eksik

Türkiye’de sorun çoğu zaman yasa eksikliğine bağlanır.

Oysa RTÜK vardır, BTK vardır, Rekabet Kurumu vardır. Yetki vardır, mevzuat vardır.

Ama asıl ilave edilmesi gereken, Teknolojiyi anlayacak teknik derinlik ve onu gerektiğinde sınırlandıracak kurumsal öngörü 

Ölçüm sistemleri yeterince sorgulanmıyor,

Veri üretim süreçleri şeffaf değilse,

“Bu veri güvenilir mi?” sorusu gerektiği kadar sorulmuyorsa

Orada siyaset, teknolojiyi eksik yönetiyor demektir.

Hatta daha da kötüsü; teknoloji, siyaseti yavaş yavaş çevreliyor denebilir.

Görünmeden kurulan iktidar

Tarihte en kalıcı iktidarlar; gürültüyle gelenler değil, fark edilmeden kurulan ve aklı kullananlar olmuştur. Teknoloji bağırmaz, oy kullanmaz, açıklama yapmaz.

Ama:

Neyi konuşacağımıza,

Neyi görmezden geleceğimize,

Neyi “önemsiz” sayacağımıza sessizce karar verir.

Bu yüzden modern ve küresel siyasetin en kritik sorusu Kim konuşuyor değil, kimin sesi ölçülüyor?

Son söz

Siyaset, teknolojiyi sadece bir “araç” olarak görmeye devam ederse,

bir gün uyanıp araç tarafından yönlendirildiğini fark edebilir.

O gün geldiğinde değişim yerine, egemenlik kaybı yaşanabilir.

Ve bu kayıp sandıkta değil, veri tablolarında, algoritmalarda ve ölçüm raporlarında yaşanır.

En kötüsü ise, bu durum geleceğimizi fark etmeden kaybetme riski taşıyacaktır.

Bu yazı, akademik literatür, uluslararası regülasyonlar ve sektörel gözlemler ışığında hazırlanmıştır.

Kaynakça / Okuma Notları

Peter Drucker

Management: Tasks, Responsibilities, Practices “Ölçemediğin şeyi yönetemezsin” ilkesinin modern yönetim literatüründeki temel kaynağı.

Shoshana Zuboff

The Age of Surveillance Capitalism (2019)

Dijital platformların veri üzerinden siyaset, toplum ve algı yönetimini nasıl şekillendirdiğini anlatan temel eser.

Yuval Noah Harari

21 Lessons for the 21st Century

Algoritmaların karar alma süreçlerinde insan iradesinin yerini nasıl almaya başladığına dair çarpıcı analizler.

Manuel Castells

Communication Power Medya, teknoloji ve siyasal iktidar arasındaki ilişkinin teorik çerçevesi.

OECD – Data Governance & Public Policy Raporları Devletlerin veri egemenliği, ölçüm sistemleri ve kamu politikalarında veri kullanımı üzerine resmi analizler.

European Union – Digital Services Act (DSA) & Digital Markets Act (DMA)

Algoritmik şeffaflık ve platform regülasyonu konusunda güncel regülasyon örnekleri.

RTÜK, BTK ve Rekabet Kurumu Mevzuatları (Türkiye)Türkiye’de ölçüm, yayıncılık, dijital platformlar ve rekabet alanındaki yasal çerçeve.

TİAK & Reyting Ölçüm Sistemleri Üzerine Sektörel Raporlar Ölçüm metodolojilerinin sınırlılıklarını ve piyasa etkilerini anlamak için başvuru kaynakları.

Muzaffer Şafak / Haber7

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat