Erbil toplantısından ne bekleniyor?
- GİRİŞ19.03.2009 06:38
- GÜNCELLEME19.03.2009 06:38
Nisan ayında Kürt grupların, partilerin Erbil’de biraraya gelmesi, kuşkusuz son derece önemli bir gelişme. Ancak bu toplantıya gereğinden fazla anlam yüklemek, hele toplantıdan çıkacak bir sonuç metni ya da çağrının, PKK konusunda çözüm üreteceğini düşünmek son derece hatalı görünüyor.
Bir kere tabloyu doğru görmeye çalışalım.
Türkiye ile Irak arasında, daha doğrusu Kuzey Irak arasında en ciddi sorunların başında terörün geldiği doğru. Türkiye’nin son birkaç yıldır yürürlüğe giren, hükümetin öncülügünde ve devletin diğer kurumlarıyla uyumlu olarak şekillenen politikaları, sorunun çözümüne önemli katkılar sağlıyor. Bu da doğru.
* * *
Ancak dikkatten kaçırılmaması gereken nokta, meselenin sadece Türkiye ya da Irak sınırları dahilinde şekillenmediği. Sözgelimi Erbil’deki toplantıya Irak, Suriye, İran ve Türkiye’den, ayrıca dünyanın çeşitli bölgerinden Kürtleri temsil iddiasında olan grup, örgüt ya da isimler katılacak.
Bunlar arasındaki çatışmaları, siyasi rekabeti, bulundukları ülkelerde yeraldıkları pozisyonları bir kenara bırakıp, bir ‘ortak irade’ gibi davranmalarını beklemek hayalin çok ötesinde bir yaklaşım.
* * *
Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin Türkiye ziyareti vesilesiyle söylediklerini biraz da bu gözle değerlendirmekte yarar var.
‘PKK, af çıkarsa silahları ABD’ye teslim edecek’ sözü, ilk bakışta sorunun çözümünde önemli bir aşama gibi görünüyor. Irak Kürtlerinin gerek Talabani, gerekse Mesut Barzani üzerinden kendi ülkelerinde elde ettiği kazanımlar ve sağladıkları uluslararası destek, onlara bu konuda ‘bağlayıcı’ söz söyleme gücü veriyor mu?
Doğrusu bu toplantı, tam da bu sorunun cevabı için önemli görünüyor. Diğer yandan ABD’nin çekilme takvimiyle birlikte Irak’ta yaşanması muhtemel sıkıntılar, Kürtlerin sahip olduğu gücü nasıl etkileyecek?
Talabani’nin partisi KYB, bu denklemde sanıldığından çok daha güçsüz. Hasta olan Talabani’nin ardından partisinde yaşanacak muhtemel bölünme ya da ayrışmalarla ilgili sinyaller giderek güçleniyor. Partiden önemli kopmalar yaşanıyor.
* * *
Öte yandan Mesut Barzani’nin liderliğindeki KDP, bir yandan Talabani’nin KYB’sinin boşaltacağı ‘seküler’ alana göz dikerken, diğer yandan kendi içinde sancılı bir süreç yaşıyor. Daha önce de dikkat çekmiştim. Tüm bu gelişmelerin ortasında üçüncü bir grup, İslamcı Kürtler hızla siyasi hayatın içinde güç kazanıyor. Muhtemelen Talabani sonrasında dengenin diğer ayağını onlar oluşturabilir.
Erbil’deki muhtemel toplantıya Irak cephesinden baktığımızda durum böyle. Muhtemel diyorum, çünkü henüz toplantıyla ilgili davet süreci başlamadı. Ancak kısa bir süre ertelenme ihtimali olsa da bu toplantının en geç Mayıs başına kadar yapılacağını söyleyebiliriz.
* * *
Gerçekten bu toplantıda yapılacak bir çağrıya PKK cevap verir ve silahlarını bırakır mı? Böyle bir çağrıya topyekün karşılık verecek homojen bir PKK var mı sorusu bir yana; bu tür süreçlerin öyle birdenbire ortaya çıkmayacağını da unutmamak gerekiyor.
30 yıla yakın bir zamandır varlığını sürdüren bir büyük terör organizasyonundan bahsediyoruz. Gelinen aşama elbette çok önemli. Burada Türkiye’nin dikkatle izlediği politikaların katkısı da çok büyük. Tezlerinizi uluslararası alanda güçlü bir şekilde kabul ettirmeniz anlamlı.
Ancak kamuoyunda ‘hemen, yarın’ gibi bir izlenim yaratmanın anlamı yok.
Peki bu toplantı süreci, Türkiye Kürtlerini nasıl etkileyecek. Onu da yarın tartışalım.
Nasuhi Güngör - Star
ngungor@stargazete.com
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol