Hafızaları tazeleyelim
- GİRİŞ20.12.2010 08:59
- GÜNCELLEME20.12.2010 08:59
CHP Kurultayı'ndan sonra derin düşüncelere daldım. Her ülkede "sol", daha ziyade özgürlükçüdür; değişimden yanadır. Bizde ise tam tersi.
Mesela Kemal Kılıçdaroğlu, "Kürt" kelimesini bile ağzına alamayacak kadar "utangaç" demokrat. Neden, değişim, dönüşüm, sağ/muhafazakâr partilerden gelirken, "sol" statükoya yapışıyor? Bunun en önemli sebeplerinden biri, "tepeden inmecilik" mirası, diğeri "darbe" virüsü.
Buradan yola çıkarak, son öğrenci hareketlerini darbeyle ilişkilendirmek istediğim ya da, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki bir CHP'nin, hâlâ, "tepeden inmeci" özelliğini koruduğunu iddia ettiğim sanılmasın. Zaten, Ergenekon operasyonları sayesinde, şimdilik bu potansiyel ortadan kayboldu.
Ama öğrenci kolektiflerinin özgürlükten yana olmadığını göstermek için, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde astıkları başörtüsü karşıtı afişi hatırlatırım. Kolektifler, başörtülü kızların üniversiteye girmesini protesto etmişlerdi ve hatta bu yüzden farklı görüşteki gençlerle kavgaya tutuşmuşlardı.
Bir süredir solcu gençlik konusunu yazmayı düşünüyordum. Geçtiğimiz hafta sonu, iki değerli aydının, soldaki bu hastalığa parmak bastığını gördüm.
Onlardan da yararlanarak konuyu gündemime alıyorum.
Yazının devamını okumak için tıklayın
Yorumlar2