Sapkın saldırganlık yahut “Gökkuşağı Faşizmi…”

  • GİRİŞ29.01.2026 08:49
  • GÜNCELLEME29.01.2026 10:53

Türkiye büyük bir tehdit altında…

Sadece Türkiye değil esasen tüm dünya halkları bu büyük tehdide muhatap.

Zira bahse konu olan tehdit herhangi bir ırkı, dini yahut sosyal kesimi değil, doğrudan doğruya insaniyeti hedef alan beynelmilel iğrenç bir canavar…

Evet, ahlaksızlığı bayraklaştıran ve artık rahatlıkla ‘Gökkuşağı Faşizmi’ diyebileceğimiz bir mahiyete büründürülen ‘cinsiyetsizleştirme’ saldırılarından söz ediyorum…

Küresel sistem baronlarının güdümünde olan LGBT lobisinin aileyi ve aslında tüm insanlığı yok etmeye yönelik bu saldırı durdurulamazsa eğer, insanlık için bir gelecek olmayacak artık…

 

İnsanlığı bir oyuncak gibi gören ve artık orta sınıfı bile gereksiz bulan küresel sistem baronlarının son 10 senede vizyona soktukları bir enstrüman LGBT oluşumları…

Özellikle de televizyonda ve sinema filmlerinde bu ahlaksız ve insaniyet düşmanı oluşumları sanki tabii ve normal bir süreçmiş gibi gösteren filmler ve programlar yaptırdılar.

Yaptırmak ne kelime, filmlerde ‘cinsiyetsizlik’ ve normal şartlarda sapkınlık olduğunda hiç şüphe bulunmayan gayritabii yönelimleri gözlere sokarcasına konu edindirdiler ve bu sapkınlığı normalmiş gibi yansıtmayan firmaları da adeta piyasadan sildiler.

 

Bu sapkınlık dayatılan bir projedir artık.

Ticari firmalara, sinema sektörüne, reklam ajanslarına, köklü medya kuruluşlarına ve hatta devletlere dayatılan bir afetten söz ediyoruz.

Direneni, karşı çıkanı ve aleyhte konuşanları yok etmek için de her türlü imkânı seferber etmekten çekinmiyorlar.

Devletlere yönelik darbe girişiminden tutun da toplumları manipüle edebilmek için dudak uçuklatacak denli büyük paraların harcanmasına varıncaya kadar tüm enstrümanları kullanıyorlar bu uğurda…  

 

Siyonizm karşıtlığını ‘antisemitizm’ gibi gösteren ve hatta dayatan güç, aynı yöntemi LGBT ve cinsiyetsizleştirme operasyonunda da kullanıyor.

İtiraz eden her sesi boğmak için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar.

Bunun için birçok STK ihdas ettikleri gibi siyasi partilere ve dünyaca ünlü markaların sahibi olan ticari firmalara da nüfuz ediyorlar.

Amerika ve Avrupa ülkelerine göre bu saldırıdan daha az etkilenen Türkiye’de bile bu böyledir.

İnsaniyet düşmanı bu ahlaksızlığı ve sapkınlığı sadece STK’lar üzerinden meşrulaştırmaya çalışmıyorlar, bu menfur faaliyeti, CHP ve DEM gibi partileri de rahatlıkla kullanabiliyorlar, bundan hiç şüpheniz olmasın.

Bahse konu partilerin etkili isimlerince bu sapkınlığın ve ahlaksızlığın hararetle ve fütursuzca savunulabiliyor olması, iddiamızı kanıtlamaya yeter bir karine…   

 

Türkiye, bu dehşetengiz tehlikenin farkında aslında.

Sayın Cumhurbaşkanının bundan yaklaşık 3 yıl önce BM’de yaptığı fevkalade önemli bir konuşmayı bu iddiamıza şahit gösterebiliriz.

İşte bu çok mühim konuşmada Erdoğan, ‘aileye’ dair şu tespitleri yapıyordu.

“Maalesef son dönemde insanı insan yapan kadim değerler, çok ağır saldırı altındadır.

Doğrudan insanı, insanın fıtratını, geleceğini ve sosyal bünyeyi tehdit eden bu saldırıların hedefinde öncelikle aile vardır.

Bu bakımdan aileye ve aile müessesesine sahip çıkmak, insana ve tüm insanlığın istikbaline sahip çıkmak demektir.

Giderek artan küresel dayatmalar karşısında tüm dostlarımızı aile müessesesinin korunmasında hassasiyet göstermeye çağırıyorum.”

 

Bu metnin her kelimesi, tespiti ve önerisi gerçekten çok değerli doğrusu…

Sözgelimi, ‘aile kavramına yönelik saldırı’ tespiti…

Mesela, ‘aileye sahip çıkmak, insana ve tüm insanlığın istikbaline sahip çıkmaktır’ şeklindeki yaklaşımı ve son dönemlerde adeta ayyuka çıkan küresel dayatmalara dair yaptığı cürm-ü meşhut!..

Her biri birbirinden önemli tespitler ve değerlendirmeler…

 

Özellikle Amerika ve Avrupa’da baş gösteren ve dünyanın her yerine dalga dalga yayılan bu toplumsal afet ve muhatap kaldığımız tehdit, Erdoğan’ın altını çizdiği ve bizim de yazımızın başında dikkat çektiğimiz gibi ‘küresel bir dayatma’ şeklinde tezahür eden ‘cinsiyetsiz toplum’ projesi…

Bu tehdit, LGBT lobisinin ve ‘küresel sermayenin’ sponsorluğunda bir saldırıya dönüşmüştür ve hedefinde doğrudan doğruya aile vardır ve son tahlilde insanın bizzat kendisi vardır!

 

Yukarıda Türkiye’nin yönetim düzeyinde bu tehlikenin farkında olduğunu ifade etmiştik, Sayın Cumhurbaşkanının BM’deki konuşmasına atıfta bulunurken…

Bu tehlikenin farkında olan kurumlardan biri de TRT

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan “Gökkuşağı Faşizmi” isimli belgeselde bu afeti gündeme taşıdı, Türkiye’nin en etkili yayın organı…

Genel müdür Zahid Sobacı; “Aile kurumuna savaş açan, evlatlarımızı ve değerlerimizi hedef tahtasına oturtan bir ideolojik kuşatmayı ifşa ediyoruz” diyerek ilan etti bu çok değerli belgeselin yayınlanacağını…

Sapıklar ve sapkınlar ile bunları savunan parti (CHP+DEM), akademisyen, sözde sanatçı ve sözde STK’lar “nefret suçu” iddiasıyla karşı saldırıya geçmekte gecikmediler elbette.

Aşağılık bir iğrençliği ve sapıklığı böylesine rahatlıkla savunabiliyor olmaları, doğrusunu isterseniz ürküntü verici fakat arkalarındaki küresel gücü hesaba katınca ne mal olduklarını anlamak zor olmuyor tabii ki... 

 

İnsanlığın vesile-i hilkati olan kadın ve erkek olgusunu yok edip yerine tamamen gayr-i tabii ve sapkın bir yaklaşım ikame etmek isteyen şer odaklarının gayretlerine mukabil, bu afetin izalesine yönelik her çaba, çok önemli ve çok kıymetlidir kuşkusuz.

Bizim gibi gelenekleriyle var olan bir toplum açısından bu tehdide karşı savaş vermek ise kelimenin tam manasıyla bir vecibe…

Bağıra bağıra gelen bu toplumsal afetle mücadele her insanın ve hususi cihetiyle de her

Müslümanın, birinci önceliği olmak zorunda...

Bu nedenle fevkalade tesir husule getiren ve büyük bir özgüven ve ciddi bir donanımla hazırlandığı her halinden belli olan mezkûr belgesel için yapımcı firmanın sahibi Eyüp Gökhan Özekin ile TRT’ye mahsus teşekkürlerimi ve tebriklerimi sunuyorum.

Allah emeği geçen herkesten razı olsun…

Bu gibi yayınların artarak çoğalması ise en büyük dileklerimizden birisidir.

 

Yorumlar4

  • ESKİDEN 1 saat önce Şikayet Et
    Eskiden karşı cinse yan gözle bile bakmak cesaret ister ayıplanır dışlanırdı, Tek dal sigara alır öğretmen tanıdık, büyük görmesindiye içmek için köşe bucak arardık, Şimdi evinde lgbt ve bağımlı olmayan adeta kınanıp aşagılanıyor ötekileştiriliyor, Kıyamet alameti olmalı
    Cevapla
  • İbrahim 2 saat önce Şikayet Et
    Bu sapkınlıklar belli yurt dışı şer odakları tarafından finanse ediliyor. Gerekli tedbirleri almamız lazım. Allah evlatlarımızı bu sapkınlıklardan ve sapmış olanlardan korusun.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • İbrahim Yıldırım 2 saat önce Şikayet Et
    Emeğinize ve kaleminize sağlık!!
    Cevapla
  • Abdullah64 3 saat önce Şikayet Et
    Eyüp Gökhan Özekin adamdır. Muhsin Başkanın yetiştirip Erdoğan'a teslim ettiği nurlu bir yiğittir.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat