Özgür Özel, CHP’nin kapatılmasını sağlama peşinde!..
- GİRİŞ19.05.2026 09:11
- GÜNCELLEME19.05.2026 09:12
CHP’de ilginç şeyler oluyor.
Hayır, yolsuzluklardan ve artık ayyuka çıkmış ahlaksızlıklardan söz etmiyorum.
Onlar CHP için vakayı adiyeden...
Nitekim CHP’yi ve seçmenini yakından tanıyan bir araştırma şirketinin sahibi, “CHP’nin oy oranında düşüş var yalnız bu sanıldığı gibi ‘yolsuzluk’ sebebiyle değil, otellerdeki rezalet yüzünden. Sanırım bunun nedeni de CHP’li kadın seçmenlerin gösterdiği tepki olsa gerek…” diyerek meselenin gerçek mahiyetini gözler önüne seren bir tespitte bulunuyor.
Evet, açık söylemek gerekirse bendeniz de bu kanaati paylaşıyorum.
Yolsuzluk, hırsızlık ve arsızlık, başından beri CHP’li seçmen için herhangi bir sorun teşkil etmedi, etmiyor…
Tayyip Erdoğan’ı devirmek için şeytanla bile işbirliği yapacak kıvama geldiklerinden zerre kadar kuşkulanmıyorum doğrusu.
Aksi olsaydı eğer İstanbul’daki yağma ve talana dair belge ve bilgilerin kamuoyunun önüne düşmesi neredeyse 2 yılı bulacak olmasına rağmen, seçmenin sadra şifa bir tepki göstermediği gerçeği böylesine göze sokulurcasına orta yerde durmazdı.
Bunun yukarıdaki tespit bağlamında ne denli açık ve anlamlı (!) olduğu ortada.
Zaten CHP’nin oy oranındaki gerileme, düşse düşse nihayetinde 25-26 civarına kadar geriler.
Yani CHP’nin kemik seçmenine kadar bir düşüş gözlemlenebilir, sonrası yoktur!
Aslında kadın seçmenler, yöneticilerin birden fazla kadınla ilişki kurmasına ‘duygusal’ tepki vermeseler bugünkü görece düşüş bile gerçekleşmezdi.
CHP’nin son seçimde aldığı oyun 25’lere kadar düşmesinin sebebi de gerçekte CHP’li olmadığı halde sırf AK Partiyi cezalandırmak için bu partiye oy veren ‘yüzer-gezer’ seçmenin bunca pisliği midesinin kaldırmaması nedeniyle CHP’den vazgeçmesi olarak değerlendirilebilir.
Varın gerisini siz düşünün…
Özgür Özel ve İmamoğlu bu gerçeğin dibine kadar farkında.
Onları korkutan yegâne sorun, mahkemeden çıkabilecek bir ‘mutlak butlan’ kararı.
“Böylesi bir neticeden neden bu kadar çok korkuyorlar” sorusun cevabı, yazının başında vurguladığımız ‘CHP’deki ilginç gelişmelerde’ saklı.
Nedir o ilginçlik?
Özgür Özel’in ve İmamoğlu’nun gözlerini karartıp CHP’nin kapanmasını sağlayacak atraksiyonlara teşebbüs etmeleri!..
“Nasıl yani?” dediğinizi duyar gibiyim.
Hemen söyleyeyim.
Aslında ben de Savcı Sayan’ın bir ikazı sayesinde bu durumun farkına vardım.
Savcı Sayan’ı sanırım hepiniz yakından tanırsınız…
Uzun yıllar CHP’de üst düzey yöneticilik yaptıktan sonra Baykal’ın tasfiyesi ile CHP’den ayrılan ve bir süre sonra da AK partiye katılan değerli bir siyasetçi arkadaşımız…
Şöyle diyor Savı Sayan…
“CHP’ye ‘kapatma davası açılabilir’ tartışmalarını bizzat Özgür Özel büyütüyor.
Çünkü 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 66. maddesine göre belediyelerin siyasi partilere yardım ve bağış yapması ciddi bir suçlama konusudur ve kapatma nedenidir.
Buna rağmen Özgür Özel, Uşak Belediyesi’nin CHP’ye yardım yaptığını adeta kendisi ilan ediyor.
Amaç açık; ‘Partimiz hedefte’ algısı oluşturarak CHP tabanını yeniden konsolide etmek, mağduriyet siyaseti üretmek ve mutlak butlan tartışmalarını bastırmak.
Ancak burada büyük bir çelişki var.
Eğer bir savcı bu açıklamalar üzerinden 2820 sayılı siyasi partiler yasası 66. maddesine göre re’sen soruşturma başlatırsa, ortaya atılan iddiaların muhatabı doğrudan Özgür Özel’in kendisi olacaktır.
Yani Özgür Özel, suç olduğunu ve parti kapatmaya kadar gidebilecek sonuçlar doğurabileceğini bildiği bir meseleyi, siyasi hesap uğruna kamuoyu önünde tartışmaya açıyor.
Bu siyaset değil; adeta kontrollü bir siyasi intihar girişimidir.”
Büyük bir dikkat ve kıvrak bir zekâ gerektiren bu tespit Savcı Sayan’ın hadiseyi ne denli yakından izlediğinin kanıtı.
Bendeniz bu hususu şöyle değerlendiriyorum.
Savcı Bey’in, “kontrollü bir siyasi intihar girişimi” olarak nitelediği bu teşebbüs bence de intihar girişimidir lakin ince elenip sık dokunmuş bir ‘intihar’ girişimidir bu.
Yukarıda dedik, CHP seçmeni her türlü olumsuzluğa rağmen partisini terk etmiyor.
Düşünün, milyar dolarla havada cirit atıyor, en tepedekinden en aşağıya kadar CHP’li elitler ‘harem hayatı’ yaşıyor ve fakat bu rezaletler asla dramatik bir oy kaybına neden olmuyor.
İşte bence Özgür Özel ve patronunun ince eleyip sık dokuduğu husus tam da bu noktada anlam kazanıyor.
CHP kongreleriyle alakalı ‘mutlak butlan’ kararının çıkması partinin bir şekilde ayakta kalması anlamına gelecektir.
Her ne kadar yeni bir parti yedekte duruyor olsa bile seçime adı CHP olan bir partinin katılması, çok cüzi de olsa bir oy kaybına neden olacaktır.
CHP’nin kurumsal kimliği her şeye rağmen yüzde 3 ila 5 civarında bir oyu gözü kapalı alacaktır ve bu da Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun tüm hesaplarını alt-üst etmeye yeter de artar bir mahiyet taşıyacaktır!
Yani?
Özgür Özel, CHP’yi kapattırma peşinde.
Bu, “ya benimsin ya kara toprağın” mantığı ile teşebbüs edilmiş bir saçmalık değil, enine boyuna düşünülmüş bir projeksiyonun ta kendisidir!
İşte bütün bu ince hesapların tüm yönleriyle tatbik edilebilmesi için liderin çelik gibi bir iradeye sahip olması gerekir.
Şeytanca bir plan üretip bunu gösterime de sokabilirsiniz lakin kamuoyundan yükselecek tepkileri göğüsleyecek bir iradeniz yoksa ve sinir sisteminiz bunu kaldıramayacak kadar zayıfsa Özgür Özel gibi tamamen dengenizi yitirmeniz işten bile olmayacaktır. Dolayısıyla da gayet kurnazca hazırlanmış bir planın tıpkı Özgür Özel’de olduğu gibi elde patlaması kaçınılmazdır artık.
Bütün handikaplarına rağmen bu planın hâlâ tutma ihtimali var.
Yalnız plan tutarsa eğer, gerçekten herkes ters köşe olacaktır.
Düşünsenize bir yanda kapatılmış bir parti mağduriyetinin getirisi, diğer yanda içinde artık 1 tane bile aykırı sesin çıkmadığı kemiksiz et misali sıfır parti…
Yeme de yanında yat…
Nihat NASIR / Haber7
Yorumlar3