Kılıçdaroğlu’nun nedameti aslında tarihi bir itiraf…
- GİRİŞ04.06.2026 08:58
- GÜNCELLEME04.06.2026 08:58
Kılıçdaroğlu ile ilgili yazdığım yazıların sayısını inanın hatırlamıyorum.
Ben diyeyim onlarca, siz deyin yüzlerce…
Bunların neredeyse tamamında tabir caiz ise Kılıçdaroğlu’nu adeta yerden yere vurdum.
Yazıların sertlik dozu en üst düzeydeydi ve hepsi de ya yaptıkları ya da söyledikleri ile ilgiliydi.
Bay Kemal’i, Erdoğan’a değil alenen ve resmen ‘Türkiye’ye muhalefet ettiği’ için böylesine sert bir biçimde eleştirdim hep.
Evet, Türkiye’yi tekrar eski ‘uşak devlet’ konumuna taşımak isteyen dahili ve harici ‘düşmanlarla’ bir olup bu menfur maksada hizmet ettiği için kalemim döndüğünce bu amacı kamuoyunun nazarlarına sunmaya gayret ettim…
Gelişmelere paralel olarak aynı minvalde yazmamız da muhtemeldir elbette…
Kılıçdaroğlu, bahsini ettiğim zaman diliminde mütemadiyen Erdoğan’ı alaşağı etmek isteyen şer odaklarıyla iş tuttu ne yazık ki…
Gezi’cilerle, FETÖ’cülerle, bölücülerle ve elbette ki, ABD eski başkanı Joe Biden’ın Erdoğan’ı devirmekle alakalı söyleminde ve yaklaşımında anlamını bulan Türkiye düşmanı ABD ve AB muktedirleriyle…
En son, CIA kontrolündeki FETÖ’nün aşağılık darbe girişimi akabinde başlangıçta karşı gibi görünürken sonrasında “Kontrollü Darbe” diyerek bu menfur amaca hizmet etmişti…
Bu uzun girizgâhtan sonra gelelim son gelişmeler ardından Kılıçdaroğlu’nun başlıkta da dikkat çektiğimiz itiraf mahiyetindeki pişmanlığına…
Bu hususla ilgili değerlendirmeye geçmeden önce şu gerçeği altını çizerek belirtmek isterim.
Kılıçdaroğlu’nun yapacağı açıklamada ‘hırsızlıklara’ ve ‘yolsuzluklara’ dair belgeler eşliğinde birçok itiraf bekliyordum ama FETÖ ile ilgili bir açıklama aklımdan bile geçmiyordu doğrusu.
Zira yapılan mezkûr açıklama, benim açımdan ‘yeri yerinden oynatacak’ bir itiraftı ve yıkıcı bir deprem etkisine sahipti.
Doğrusunu isterseniz medya ve kamuoyu benim beklediğim ölçüde bir tepki göstermedi bu fevkalade mühim beyanata.
Herkes anılan açıklamayı ‘çok önemli ve değerli’ diye niteledi, bu doğru lakin benim beklediğim bambaşka bir şeydi…
Hayati derecede önemli bulduğum bu açıklamada aynen şöyle diyordu Kılıçdaroğlu…
“Biz vatan dedikçe, kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum.
FETÖ ajanlarını fark edemedim, affedin.
Rüşvete, talana bulaşan belediye başkanlarını partiden söküp atamadığım için sizlerden özür diliyorum.
Tarih önünde hak deryasından özür diliyorum.”
Bendenizin, ‘hayati derecede önemli’ bulduğum bu açıklamanın, yeri yerinden oynatacak 2 temel iddiası var.
Birincisi, Kılıçdaroğlu, FETÖ ajanlarına yenik düştüğünü ve onların manipülasyonlarına çanak tuttuğunu açıkça ifade ediyor.
Bizim yıllarca dikkat çektiğimiz husus esasen buydu.
FETÖ’cülerin hazırladığı metni anayasayı çiğneyerek meclis kürsüsünden pervasızca okuması ve üretilmiş sahte belgeleri nereden bulduğu sorulduğunda, “yüzleri maskeli kişilerin verdiğini” söylemesi bu cümlenden eylemlerdi hatırlarsanız…
İkincisi, FETÖ’nün talimatlarıyla partide konuşlandırdığı kişilere yönelik yaptığı ifşaattı.
Başta Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel olmak üzere partide operasyonel görevlere getirilmiş birçok şahsiyet için “o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum” diyerek bu hususu da açık bir şekilde itiraf etmiştir.
Kılıçdaroğlu’nun bu ifşaat ve itiraflarda neden bulunduğu sorgulanabilir elbet.
Buna ister ‘görevi tamamlandığı için kendisinin de üzerinin çizildiğini görmesi’ olarak tespit edin, ister ‘CHP’nin yarım kalan darbeyi tamamlamak için başka bir seviyeye çekilmesi maksadına ayıktı’ şeklinde değerlendirin ya da ‘gerçeğe muttali oldu ve vatan savunması için elini taşın altına koydu’ deyin fark etmez.
Kılıçdaroğlu, fevkalade tehlikeli bir proje için kendisinin ve partisinin kullanıldığını hiçbir şüpheye mahal kalmaksızın müşahede etti ve sabırla, bu vahim durumu kamuoyu ile paylaşacağı günü bekledi…
Gelelim bu ifşaatın ve itirafların ‘yeri yerinden oynatacak’ tarafına…
Kılıçdaroğlu bu açıklama ile 15 Temmuz’da yarım kalan darbe girişiminin aslında mahiyet değiştirerek devam ettiğine işaret ediyor.
Evet, yanlış duymadınız, 15 Temmuz darbe girişimi CHP’de yönetimi devralan ‘İmamoğlu-Özgür Özel AŞ’ ile kaldığı yerden ve fakat mahiyet değiştirerek devam ediyor!
Erdoğan’ı devirmek için her türlü yola başvuran şer güçler, denedikleri tüm bu aşağılık yöntemlerin sonuçsuz kalması üzerine son bir gayretle ve sözde ‘demokratik bir yolla’ amaçlarına ulaşmaya çalıştılar.
Her şey tam da istedikleri gibi giderken hiç hesaba katmadıkları insani bir zaaf yani güce malik olan insanların asıl amacı unutup bunu menfaate dönüştürme arzusunun kaçınılmaz neticesi ayaklarına dolaştı ve bugüne gelindi.
Evet, aslında yaşadığımız bir darbe süreciydi lâkin Allah bu memleketi korudu…
Peki, bu tehlike tamamen geçti denebilir mi?
Tabii ki hayır!..
Bu operasyonda kullanılan aparatlar, kendilerine verilen görevi başka bir mecrada tamamlamak için tüm güçleriyle savaşmaya devam edeceklerdir kuşkusuz.
İşte bu yüzden bağımsız yargının CHP’de cereyan eden delege iradesinin satın alınması ve menfaat temini yoluyla partinin yönetiminin değiştirilmesi olgusuna kayıtsız kalmayarak tarihi bir kırılmada yine tarihi bir vazife deruhte etmiştir.
Bu tarihi kırılmada Kılıçdaroğlu ve ekibinin tavizsiz yaklaşımının rolü küçümsenmeyecek derecede önemlidir.
Bunun ne denli kıymetli olduğunu kıyamet kopmuşçasına gösterilen direnişten ve olağanüstü panikten anlayabiliriz rahatlıkla…
Geldiğimiz bu noktada, Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamasını, Türkiye’nin geleceği açısından çok mühim bulduğumu ifade etmeliyim.
Eğer mesele kişisel bir ihtiras konumundan çıkıp memleket meselesine dönüşürse ne âlâ…
Yok eğer gelişmeler başka tarafa evrilip Kılıçdaroğlu bilindik tavrına avdet ederse biz de kaldığımız yerden ülkemizi müdafaadan kaçınmayız asla!
Zira biz, Erdoğan’ın şahsında tam bağımsız Türkiye’yi hatta ümmeti hatta ve hatta mazlum halkları savunuyor, bununla da iftihar ediyoruz!
Yorumlar8
-
Misafir
28 dakika önce
Şikayet Et
Bunun lakabı Çarkçı başı nabze göre şerbet yapıyor,her an done bilir,hiç biri güvenilir tip değil bunların yüzde 25 oyları olması ülkemiz için bir handikap
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
Yusuf Köse/Samsun
38 dakika önce
Şikayet Et
Çok güzel yaşanmışlık gerçekler .Allah razı olsun Nihat ağabeyim.
Beğen
Cevapla
Toplam 2 beğeni
-
Vatanperver
40 dakika önce
Şikayet Et
Ağzınıza sağlık
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
-
H. Bozkurt
57 dakika önce
Şikayet Et
Tamamıyla katılıyorum, çok doğru bir tespit olmuş.
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
SÜLEYMAN YILDIRIM
1 saat önce
Şikayet Et
"FETÖ ajanlarını fark edemedim, affedin." Kadir İNANIR :)))
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle